‘Rojava'da savaş suçu işleniyor, sorumlular yargılanmalı’

  • 20:17 28 Ocak 2026
  • Güncel
 
İSTANBUL- İstanbul Emek, Barış ve Demokrasi Güçleri, Rojava'ya açık bir şekilde savaş suçu işlendiğini belirterek, sorumların uluslararası sözleşmelere göre bu suçtan yargılanmalarını istedi.
 
İstanbul Emek Barış ve Demokrasi Güçleri, Kadıköy İskele Meydanı'nda Rojava'ya yönelik saldırılar "Ortadoğu'da emperyalizme, Suriye'de HTŞ karanlığına dur de" şiarıyla düzenlediği açıklama ile protesto etti. Açıklamaya, sivil toplum kuruluşlarının yanı sıra çok sayıda yurttaş katıldı.  Açıklamada sık sık "Bijî Berxwedana Rojava" ,"Rojava'da düşene dövüşene bin selam" sloganları atıldı.
 
Açıklamayı yapan Kamu Emekçileri Sendikaları Konfederasyonu (KESK) İstanbul Şubeler Platformu Dönem Sözcüsü, Hüseyin Özer, Rojava'da yüz binlerce sivilin, HTŞ kuşatması altında yaşam mücadelesi verdiğini ve ateşkes ilanlarına rağmen HTŞ'nin saldırılarının sürdüğünü ifade etti. Hüseyin Özer, "Saldırılarda ciddi savaş suçları işlenmektedir. Şehirlerin kuşatma altına alınması nedeniyle halk; suya, elektriğe, gıdaya ve sağlık hizmetlerine erişimden sistematik biçimde yoksun bırakılmaktadır. Bölge halklarının toplu biçimde soykırıma uğratılma tehdidi, yalnızca bir çatışma hali değil, uluslararası insancıl hukukun ve temel insan haklarının ağır ve süreklilik arz eden ihlalidir. IŞİD türevi örgütlerin bileşiminden oluşan HTŞ güçlerinin kuşatması altında şimdiye kadar en az altı çocuk donarak yaşamını yitirdi. Halen yüz binlerce çocuk ve sivil açlık ve donma tehlikesiyle karşı karşıya. Sağlık hizmetlerine erişimde yaşanan ciddi sorunlar nedeniyle, tedavi edilebilir durumda olan binlerce insanın dahi yaşamını yitirme riski bulunmaktadır" diye konuştu.
 
Açık savaş suçu
 
Çocukların yaşam hakkı ile eğitim hakkının birbirinden ayrı olmadığını söyleyen Hüseyin Özer, "Rojava'da eğitim fiilen durdurulmuş; okullar işlevsiz hale getirilmiş, eğitim emekçileri ve öğrenciler kuşatma ve şiddet ortamında, can güvenliği olmayan koşullara terk edilmiştir. 1949 tarihli Cenevre Sözleşmeleri'nin 'Sivillerin Korunması' başlıklı IV. Sözleşmesi'nin 27. maddesi, 'Siviller her koşulda insanca muamele görme hakkına sahiptir' hükmünü içermektedir. Aynı sözleşmenin 55. maddesi, 'Sivillerin gıda ve tıbbi ihtiyaçlarının karşılanmasının, fiili denetimi elinde bulunduran güçlerin yükümlülüğü' olduğunu açıkça belirtmektedir. Bu açık ve bağlayıcı hükümler göstermektedir ki, başta Kobanê olmak üzere Rojava'da suyun ve elektriğin kesilmesi, açık bir savaş suçudur" ifadelerini kullandı.
 
Sorumluluk çağrısı
 
Rojava'ya yönelik kuşatmanın derhal sonlandırılmasını vurgulayan Hüseyin Özer, "Su, elektrik, gıda ve sağlık altyapısına yönelik saldırıların durdurulması, kuşatma altındaki şehirler için acil ve kesintisiz insani yardım koridorlarının açılması ve sivillere yönelik saldırılarda sorumluluğu bulunan tüm güçler hakkında bağımsız ve uluslararası soruşturma mekanizmalarının işletilmesi için başta Birleşmiş Milletler ve Uluslararası Çalışma Örgütü olmak üzere tüm uluslararası emek ve demokrasi güçlerini göreve ve sorumluluk almaya çağırıyoruz" şeklinde konuştu.