İran’da dijital kuşatma derinleşiyor: Kesintiler dördüncü haftasında

  • 10:49 4 Şubat 2026
  • Güncel
HABER MERKEZİ - İran’da 8 Ocak’tan bu yana süren internet kesintileri, sınırlı ve aralıklı erişimle devam ediyor. Uydu ve Starlink antenlerine el konulması ile sınır bölgelerinde SIM kart ve VPN pazarının büyümesi, halkın iletişimini daha da zorlaştırdı.
 
İran’da ülke genelinde süren grev ve protestoların doruk noktasında, internetin tamamen kapatılmasının ardından ülke sessizliğe büründü. Yirmi günü aşkın süren tam kesinti ve yaygın bağlantı sorunlarının ardından internete sınırlı ve aralıklı erişim yeniden sağlandı. Ancak bu durum, normalleşmeden ziyade belirsiz ve askıda bir süreci işaret ediyor. NetBlocks ve Cloudflare gibi uluslararası kuruluşların verilerine göre, mevcut erişim ağır kısıtlamalar, çok katmanlı filtreleme ve saatlik hatta günlük olarak değişebilen kesintilerle karakterize ediliyor. Rapor, ilk kesinti gününden bugüne ve belirsiz geleceğe uzanan internet ve iletişimle ilgili gelişmeleri ele alıyor.
 
‘Toplu beyaz işkence’
 
Nujinha’nın geçtiği habere göre; 8 Ocak günü saat 12.00’de internetin tamamen kesilmesiyle eş zamanlı olarak, sabit hat ve cep telefonu iletişimi de beş gün boyunca ciddi şekilde aksarken, 17 Ocak’a kadar kısa mesaj göndermek dahi mümkün olmadı. İran içinde ve dışında yaşayanlar, iletişimsizliği “derin ve karanlık bir kuyu” olarak tanımlarken, eleştirmenler bu durumu toplum üzerinde yaygın psikolojik etkiler yaratan bir “toplu beyaz işkence” örneği olarak nitelendiriyor.
 
Mahabad sakini Sanya K., internet kesintisinin ilk günlerindeki durumu, “Sanki karanlık bir kuyuda mahsur kalmıştık, telefonlar akşam 6–7 gibi karanlık çöktüğünde tamamen kesiliyordu ve iki gün boyunca diğer şehirlerdeki akrabalarımızdan bile haber alamadık. Olaylardan yalnızca uydu televizyonu aracılığıyla haberdar oluyorduk, sesimiz hiçbir yere ulaşmıyordu” sözleriyle anlattı.
 
‘Antenler toplatıldı’
 
Yerel medyaya göre, internet 10 Ocak’a kadar tamamen kapalı kaldı, bu tarihten sonra ise Snap gibi yerel uygulamalarda da ciddi aksamalar yaşandı. 10 Ocak itibarıyla Tahran başta olmak üzere birçok kentte, uydu ve Starlink antenlerini toplamak amacıyla evlere izinsiz girişlerin başladığı bildirildi.
 
Saneh sakini Avan H., yaşananlara ilişkin, “Polis memurları komşunun dairesinin zilini çaldı ve evlerinin çatısına çıkarak sahip oldukları tüm uydu antenlerini aldı. Villa tipi evlerde yaşayanlar ise korkudan kapılarını kilitledi, perdeleri çekti ve ışıkları söndürdü. Polis zili çalmasın ya da evde olmadıklarını düşünsünler diye” ifadelerini kullandı.
 
Bazı yurttaşların, özellikle apartman komplekslerinde yaşayanların, tespit edilmemek için uydu antenlerini çatıdan balkonlara taşıdığı belirtilirken, Serdeşt gibi kentlerde polis memurlarının bazı evlerin çatı ve balkonlarına ulaşmak için vinç kullandığı aktarıldı. Mahabad, Bane, Saqqiz ve diğer şehirlerde ise apartmanlara zorla girildiği, çatı ve balkon camlarının kırıldığına dair çok sayıda ihbar yapıldığı bildirildi.
Devrim Muhafızları’na bağlı bir medya kuruluşu, İran’ın Çin’in yardımıyla Starlink uydu bağlantısını devre dışı bırakmayı başardığını belirtti. Güvenilir bir kaynak, ilk günlerde yaşanan kesintiyi doğrularken, “Bazı insanlar uydu kanallarının yönlendirmesiyle cihazlarını yeniden etkinleştirdi, ancak yalnızca zorunlu durumlarda ve tespit edilmemek için büyük bir dikkatle açıyorlar” dedi.
 
‘Dört dakikalık görüşmelere izin verildi’
 
Öte yandan 14 Ocak’ta rejimin yurt dışına tek yönlü aramalara sınırlı izin verdiği, ancak bu görüşmelerin çoğu kişi için iki ila dört dakikayı aşmadığı ve yüksek maliyetler nedeniyle erişimin fiilen kısıtlı kaldığı bildirildi. Kadınlardan Nasrin M. "Tüm süre boyunca gürültü duydum, kardeşime sadece hayatta olduğumuzu söyleyebildim" diye kaydetti.
 
Yaklaşık 20 gün boyunca yurt dışından İran’a yapılan aramaların tamamen engellenmesinin ardından, 26 Şubat itibarıyla yalnızca sabit hatlar üzerinden arama yapılmasına izin verildi. Bu görüşmelerin ise sıkı denetim altında gerçekleştiği bildirildi. Sevdiklerinden haber alamamak ve işlerine ya da planlarına daha fazla zarar gelmesini önlemek isteyen bazı kişiler sınır bölgelerine yöneldi. İlk aşamada, yurt içi dolaşıma açık SIM kartlar sınır hatlarında yoğun kalabalıklar oluştururken, dolaşımın da kesintiye uğramasıyla birlikte yabancı SIM kartlara olan talep arttı ve kısa süreli sınır ötesi geçişlerde gözle görülür bir hareketlilik yaşandı.
 
Merivan kentinden Kzhal K., sınır bölgelerindeki durumu, “Başmak sınırı hem ulaşım hem de yasadışı SIM kart satın almak isteyenler nedeniyle aşırı kalabalıklaştı. İki gigabayt internet içeren bir Irak SIM kartı 20 milyon tomana kadar satılıyordu, SIM’ler de sınırda iyi çalışıyordu. Bir arkadaşım, yurt dışındaki kardeşiyle iletişim kurabilmek için iki günde bir Bane ya da Serdeşt’e gitmek zorunda kalıyordu. Ancak zamanla sınır bölgeleri güvenlik güçleri ve aracılarla dolduruldu, SIM kart ve VPN satıcıları tek tek aranmaya başlandı” sözleriyle anlattı.
 
‘Sınırı geçmek zorunda kaldı’
 
Parisa Sh., yabancı bir üniversiteden beklediği önemli bir e-postaya erişebilmek için sınırı geçmek zorunda kaldığını belirterek, “Şoför Urmiye’den Razi sınırına 4 milyon toman aldı. Türkiye’ye giriş-çıkış ücretlerini de ödedikten sonra Van sınır terminalinde e-postalarımı kontrol edebildim ve yaklaşık bir saat sonra yeniden İran’a döndüm” dedi.
 
İran’da internet erişimi tamamen filtre kırıcı uygulamalara ve özel IP adreslerine bağlı hale geldi. Bazı veri merkezleri ve sağlayıcılardan alınan IP adresleri, yalnızca uluslararası internete erişim sağlamakla kalmıyor, aynı zamanda bu adreslerin yapılandırmaları, filtre kırıcı satıcılarının pazarında 15 milyon toman veya daha fazlasına alınıp satılıyor. Ancak bu bağlantıların hiçbiri kalıcı veya istikrarlı değil. Milyon dolarlık filtre kırıcı pazarı hareketli olsa da satıcılar güvenilir bağlantı garantisi vermiyor, kullanıcılar ayrıca internet ve aramalarının güvenliğinden emin olamıyor ve daha iyi filtre kırıcılar arıyor.
 
‘Rejim kullanıcı etkinliklerine ulaşmaya çalışıyor’
 
Rejim, “Bale”, “IGap” ve “Eta” gibi ücretsiz yapılandırmalar ile güvensiz İran uygulamalarını tanıtarak kullanıcı etkinliklerine erişmeye çalışıyor. İçerideki kullanıcılar, Telegram ve WhatsApp gibi küresel uygulamalara erişim için şifre alamıyor, iki hafta içinde nüfusun yalnızca yaklaşık yüzde ikisi internete erişebildi. Küresel internete bağlanma vaatleri ikinci haftanın ortasından sonuna ertelenirken, üçüncü haftada sahte bir erişim görünümü oluşturuldu. Trafikteki alışılmadık artış, alan adlarının beyaz listesinin genişletildiğini gösteriyor. Yani hükümet daha fazla seçilmiş ve onaylanmış siteye erişim açarken, ücretsiz ve tam internet hala mümkün değil.
 
Kesintilerin dördüncü haftası
 
Kaziveh S., üçüncü haftadaki internete bağlanma zorluklarını şöyle aktardı: “Birkaç dakikalık bağlantı için bir seferde yalnızca tek bir filtre kırıcı ve operatörü denedik, ancak sesli ve görüntülü görüşme yapmak, dosya göndermek veya almak hiç mümkün olmadı.”
 
İnternet kesintisinin dördüncü haftasına girilirken, insanlar hala istikrarlı bir küresel internete erişimden yoksun. Uzmanlar, internetin 9 Ocak öncesi durumuna dönmeyeceğini ve İranlı yetkililerin gerektiğinde trafiği engellemek ve kontrol etmek için yeni bir sistem kurduğunu veya kademeli olarak devreye aldığını söylüyor.