Çiğdem Kılıçgün: Sayın Öcalan çağrıyı yaparken en çok kadınlara güvendi

  • 21:11 20 Şubat 2026
  • Güncel
MÛŞ - Kadın buluşmasında konuşan DBP Eş Genel Başkanı Çiğdem Kılıçgün Uçar, 27 Şubat çağrısına vurgu yaparak, "Sayın Öcalan demokratik çağrıyı yaparken en çok kadınlara güvendi. Çünkü biz yaşadığımız yer neresi olursa olsun kimliğinden değerlerinden vazgeçmeyen kadınlar olarak toplumu demokratikleştirecekleriz" dedi. 
 
Demokratik Bölgeler Partisi (DBP) Kadın Meclisi, 8 Mart Dünya Kadınlar Günü kapsamında DBP Eş Genel Başkanı Çiğdem Kılıçgün Uçar’ın katılımıyla kadın buluşmaları gerçekleştirdi. Mûş’un merkez ilçesinde bulunan Yeşilyurt Mahallesinde 8 Mart için kadınlarla bir atölye çalışması gerçekleştirildi. Atölyede 8 Mart'ın Kürt kadınlarının mücadelesi için önemine vurgu yapıldı. Ardından Mûş’un Kop (Bulanık) ilçesinde kadınlarla buluşma gerçekleştirildi. Şölene dönen buluşmaya kentte bulunan siyasi parti ve demokratik kitle örgütü temsilcisi kadınlar ve çok sayıda kadın katıldı. İlçede bulunan bir hotelde yapılan buluşmaya, “Bi jina azad re ber bi civaka demokratîk” pankartı asıldı.
 
Buluşmada konuşan Kop Belediye Eşbaşkanı Aryan Doğan, “Biz kadınlar burada olduğu gibi alanları ve meydanları doldurarak sesimizi, direncimizi yükseltmeye devam edeceğiz” ifadelerini kullandı. Devamında konuşan DBP Kadın Meclisi Sözcüsü Berivan Bahçeci, Mûş’ta her alanda mücadele veren kadınlarla bir araya gelmek için buluşmayı gerçekleştirdiklerini ifade ederek, "Her kadın kendi bulunduğu alanlarda büyük mücadele veriyor" dedi. 
 
Rojava'daki direnen kadınlar hatırlatıldı
 
Kürt halkının da kadınların da neredeyse her gün "tarihi" eşikler atlattığını ifade eden Berivan Bahçeci, "Erkek devlet, kadının toplumun öncülüğünü yapmasını istemiyor. Bu nedenle kadınlar erkek devletin hedefi oluyor. Kadının öncü olmasını istemiyorlar. Bugün bir sürü kadın öncü arkadaşımız hapiste. Rojava’da da aynısı oldu. Bugün rahat bir nefes alabiliyorsak Rojava’da mücadele eden kadınlar sayesinde, Arin Mirxanlar ve onun arkadaşları sayesindedir” diye belirtti. Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’ın kadınlara dönük mesajlarını hatırlatan Berivan Bahçeci, “Sayın Öcalan, gönderdiği mesajlarda kadınların örgütlenmesi ve mücadelesinin öneminden bahsetti. Yapacağımız şey Sayın Öcalan’ın da elini güçlendirmek için mücadeleyi büyütmektir" ifadelerini kullandı. 
 
'Tüm dünyada çok büyük bir eşitsizlik var ve kadınlar buna en çok maruz kalandır'
 
Giderek derinleştirilen kadın-erkek eşitsizliğinin siyasi bir gelişim olduğunu vurgulayan Çiğdem Kılıçgün Uçar da "Hiçbir sistemde ve inançta 'kadın erkek eşit değildir' diye bir şey yoktur. Çok eskilerde kadın ve erkeklerin eşit olduğu ve bir arada yaşadığı bir yaşam vardı. Biz 8 Mart’ta kadınların emek ve kimlik mücadelesinde kadınlar bilinç sahibi olsun diyoruz. Kimsenin kimseyi ezmediği bir sistem mümkündür. Tüm dünyada çok büyük bir eşitsizlik var ve kadınlar buna en çok maruz kalandır. Oluşturulan iktidar, başka kimlikleri ezen ırkçılık denen bir kavramı önümüze çıkarıyor" diye kaydetti.
 
''Jin, jiyan, azadî' sloganını tüm dünya biliyor'
 
“Jin, jiyan, azadî” sloganının bugün tüm dünyada bilinmesine dikkat çeken Çüğdem Kılıçgün Uçar, konuşmasının devamında şunları söyledi: "Bu slogan neden her yerde biliniyor? Kürdistan’daki kadının da attığı slogan bu, Afrika'da kadınların attığı slogan da. Bakın bir kadının örgüsü kesildi diye tüm dünyada kadınlar saçını ördü. İŞİD barbarlığına karşı Kürt kadınlarının başlattığı mücadele sahiplenildi. Her biriniz buraya gelerek özgürlük mücadelesinin büyümesi mesajını verdiniz. Kadınlar mücadele ederken birbirinin kimliğine bakmaz. Her gün kadın katliamı yaşanıyor. Bizim dilimizde bu bir kadın kırımıdır. Eskiden kadını öldürdüklerinde 'namus cinayeti' diyorlardı. O cinayetin üzerini kapatıp kadını direkt suçlu gösteriyorlar. Kadınlar eşit ve özgür yaşamak istiyor. Bu kadar basit aslında. 27 Şubat’ın birinci yılına yaklaşırken Kürt Halk Önderi Türkiye’de yaşanabilecek bir geleceğin planını sundu. Sayın Öcalan’ın çağrısı sadece partisine değil devleteydi. 1921 Anayasası’nda biz vardık. Ama ondan sonra Kürtleri yok sayarak çıkardılar. Bu mücadele ve Sayın Öcalan’ın paradigması Kürtlerin 4 parçada inkar edilemeyeceğini gösterdi. Kürtler son 27 yılda iki kez uluslararası komploya maruz kaldı. Her ikisinde de Kürtleri başka halklarla karşı karşıya getirmek istediler. Önce Kürtler ve Türkler karşı karşıya gelsin istediler. Bu sefer de Kürtleri Arap halkıyla karşı karşıya getirmek istediler. Ancak bu plan tutmadı. Sayın Öcalan demokratik çağrıyı yaparken en çok kadınlara güvendi. Çünkü biz yaşadığımız yer neresi olursa olsun kimliğinden değerlerinden vazgeçmeyen kadınlar olarak toplumu demokratikleştirecekleriz."