DEM Parti 5’inci Olağan Büyük Kongresi’ni gerçekleştirdi

  • 10:38 6 Eylül 2026
  • Güncel
ANKARA – DEM Parti, 5’inci Olağan Büyük Kongresi’ni gerçekleştiriyor. “Yeniden yapılanma döneminin başlangıcı” olarak nitelendirilen kongresini gerçekleştirdi. 
 
Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti), 5’inci Olağan Büyük Kongresi’ni Ankara’nın Yenimahalle ilçesinde bulunan Nazım Hikmet Kültür Merkezi’nde gerçekleştiriyor. Kongreye delegelerin yanı sıra partinin milletvekilleri, belediye eşbaşkanları katıldı.
 
Kongrenin açılış konuşmalarını DEM Parti Eş Genel Başkanları Tülay Hatimoğulları ve Tuncer Bakırhan yapacak. Ardından ise Kadın ve Gençlik Meclisi’nin faaliyet raporlarının sunumları ile devam etti. 
 
Kongrede parti organlarının seçiminin yapılmasının yanı sıra tüzüğe ilişkin değerlendirmelerin gerçekleştirilmesi ve DEM Parti’nin önümüzdeki siyasi döneme ilişkin yol haritasını ortaya koyacak kongre bildirgesinin kamuoyuna açıklanması bekleniyor. 
 
Kongrede DEM Parti’nin isminde ve programında kapsamlı bir değişikliğe gidilmesi ise beklenmiyor. Eş Genel Başkanlar Tülay Hatimoğulları ve Tuncer Bakırhan’ın yeniden seçilerek görevlerine devam etmesi beklenirken, Parti Meclisi ve yönetim organlarında sınırlı değişiklikler yapılacak. 
 
Parti yönetimi, bugünkü kongreyi daha kapsamlı bir yeniden yapılanmanın gerçekleştirileceği kongreye hazırlık aşaması olarak değerlendirmişti. DEM Parti yönetiminin kongre sonrasında üzerinde yoğunlaşacağı başlıklardan birinin “Demokratik Cumhuriyet” perspektifi olması bekleniyor.
 
Divan seçiminin ardından ilk olarak Tülay Hatimoğulları söz aldı. Tülay Hatimoğulları'nın konuşmasının ardından Tuncer Bakırhan söz aldı. 
 
Eksikliklerimizi görerek hep birlikte gidereceğiz’
 
Ardından DEM Parti Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan söz aldı. Kürsüden öz eleştiri yapmaktan çekinmeyen bir iradenin sesi olarak konuştuğunu belirten Tuncer Bakırhan, bir siyasi hareketin gücünün geçmişiyle yüzleşmesinden geldiğini ifade etti. Kendini yenileyebilmenin de bu cesaretten doğduğunu söyleyen Tuncer Bakırhan, “Bir dönemi değerlendirirken sadece dışarıdan gelen baskıları gerekçe gösteremeyiz. Kendi eksiklerimizi görmekten, bunu söylemekten çekinmeyeceğiz. Zaman zaman toplumla aramızdaki bağı yeterince güçlü tutamadık. Kimi meselelerde sesimizi geç duyurduk. Örgütsel reflekslerimiz her zaman aynı hızla devreye giremedi. Kimi zaman haklı olduğumuz konularda bile toplumun geniş kesimlerini ikna edecek bir dil kuramadık. Kendi doğrularımızı tekrarlamakla yetindiğimiz anlar oldu. Yerel yönetimde Türkiye’de demokratik ve şeffaf belediyeciliğin adresiyiz. Bu gerçek. Ama bu alanda da hedeflediğimiz düzeyde değiliz. Bazı belediyelerimizde istediğimiz karşılığı henüz alamadık. Bunun sorumluluğu yalnızca belediyelerimizde değil, ilgili kurullarımızdadır, bizdedir, bizzat eş genel başkanlardadır. Kendi kadromuzu yetiştirme, yeni kuşakları siyasetin içine çekme konusunda daha yaratıcı adımlar atabilirdik. Bu konudaki noksanlığımızın bilincindeyiz. Barış ve Demokratik Toplum Süreci’ni toplumun tümüne mal etme, onu gerçek anlamda toplumsallaştırma konusunda da eksik kaldığımızı buradan belirtmek istiyorum. Dün olduğu gibi bugün de eksiğini kabul eden ve görenlerde umut vardır. Bu olgunluk ve umut partimizde var. Ve bu eksikliği hep birlikte gidereceğiz. Artık sadece ‘Bu niye böyle oldu?’ demeyeceğiz. Yerine ne koyacağımızı tartışacağız. Eksiklikleri tespit edip önerilerimizi sunacağız. Şimdi direnişimizin yanına inşayı koyma vaktidir. Demokratik Cumhuriyeti inşa etmek için yola koyulma vaktidir” diye konuştu.
 
‘Sykes-Picot parantezini kapatmanın zamanı geldi’
 
Dünyanın değiştiğini ve bu bağlamda tüm halkları kapsayacak yeni yol ve yöntemlerin bulunması gerektiğini söyleyen Tuncer Bakırhan, “50 yıllık çatışmanın ve şiddetin sonuna doğru yürüyoruz. Memlekete barış imkânı sunan, diyalog ve müzakerenin yolunu açan başta Sayın Öcalan olmak üzere bütün siyasi aktörlere binlerce kez teşekkür ediyorum. Bugün barış süreciyle birlikte Türkiye ile Kürtlerin çıkarlarını ortak paydada buluşturuyoruz. Ortadoğu’yu barışın ve yaşamın coğrafyası hâline getirebiliriz. Artık yüz yıllık Sykes-Picot parantezini kapatmanın zamanı geldi. Yeni bir dönemin başladığının bilincindeyiz. Toplum, siyaset ve devlet değişiyor. Dünyada siyaset başka bir kulvara giriyor. Saatin akrebi yerinden oynadı; artık zamanı ve siyaseti eski noktada tutamayız. Biz de değişeceğiz, bu değişime göre konumlanacağız, ayakta kalacağız ve yönetim iddiamızı en güçlü biçimde ortaya koyacağız. Çok açık söylüyoruz: Ne AKP öncesi Türkiye bir cennetti ne de AKP dönemi bir tür modern asr-ı saadettir. Bizim iddiamız ve çözümümüz farklı. Başka bir siyaset anlayışının mümkün olduğuna inanıyoruz” sözlerini kullandı.
 
‘Yapımızı değişen dünyaya göre yeniden şekillendireceğiz’
 
Bu kapsamda kongrenin yeninin inşasına hazırlık olduğunu vurgulayan Tuncer Bakırhan şunları belirtti: “Bu kongre, partimizin yeni bir siyasi limana yelken açtığı kongredir. 7 Eylül sabahı, çok daha kapsamlı bir yenilenme sürecini başlatacağız. Bu yönetim, büyük kongrenin inşa hazırlığını yapacak. Program anlayışımızı, siyaset üslubumuzu, örgütlenme pratiğimizi ve kadro yapımızı değişen Türkiye ve dünya koşullarına göre yeniden şekillendireceğiz. Bu, geçmişi silmek değil; geçmişten aldığımız gücü yeni bir perspektifle buluşturmaktır. Bu kongreyi önemli kılan, önümüzdeki dönemin ihtiyaçlarına cevap verebilecek bir yönetim yapısını ortaya çıkaracak olmasıdır. Bu yeni yapı, ülkenin ve bölgenin içinden geçtiği tarihsel dönüşümü doğru okuyacak, Demokratik Cumhuriyet Hareketi’ni Türkiye’nin dört bir yanına yayacak. Kürt meselesinin demokratik çözümünü Türkiye’nin genel demokratikleşme süreciyle birleştiren siyasi hattı büyüteceğiz. Bu, önümüzdeki dönemin en temel hedefi olacaktır.”