
Cinsel şiddet ve yargı süreci: Suç duyuruları yapılmalı
- 09:02 5 Nisan 2025
- Güncel
Rozerin Gültekin
İSTANBUL - Gözaltında Cinsel Taciz ve Tecavüze Karşı Hukuki Yardım Bürosu avukatı Jiyan Tosun, “Cinsel şiddet genellikle kapalı alanlarda, gerçekleştirilen bir şiddet biçimi onun için kanıt gösterebilmek çoğu zaman imkansız. Kadının beyanındaki tutarlılığın önemli etken olması gerekiyor. Ama ne yazık ki yargı bunu çoğu zaman yetersiz buluyor ve dosyalar cezasızlıkla sonuçlanıyor. Bir sonuç alınamayacak diye düşünülmemeli ve suç duyuruları yapılmalı” diyerek mücadele etmenin önemine işaret etti.
Kadınlar gözaltında, cezaevinde, sokakta, eylemde cinsel şiddet ile karşı karşıya kalıyor. Gözaltında Cinsel Taciz ve Tecavüze Karşı Hukuki Yardım Bürosu açıkladığı 2024 yılı raporuna göre 55 kadın tutsak, 40 kadın, bir çocuk, 14 trans birey başvuru yaptı. Başvurucuların 37’nin Kürt, 15’nin Türk, 3’nün sığınmacı olduğu belirtildi. Başvuru çeşitlerinin de belirtildiği raporda, 20 kişi darp, 22 cinsel taciz, 12 çıplak arama, 9 sinkaflı küfür, bir tecavüz, 9 tıbbi işkence başvurusu olduğu kaydedildi.
Diğer yandan İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) ve bazı ilçe belediyelerine yönelik başlayan gözaltı ve tutuklamalar sürecinde kadınların verdiği ifadelerde cinsel şiddete maruz kaldığı ortaya çıktı. Emniyet Genel Müdürlüğü (EGM), dijital medya hesabından yapılan yazılı açıklamada, işlemlerin yasal çerçevede yürütüldüğü iddia ederek “Gözaltında cinsel saldırıya uğrayan kadınları her gün konuşacağız ve buna direneceğiz” şeklinde dijital medyada paylaşımların gerçekleştirilmesine dair “teşkilatımızı itibarsızlaştırmaya yönelik asılsız, mesnetsiz, alçakça yapılan iftiralardır” ifadelerini kullanarak paylaşım yapanlar hakkında da suç duyurusunda bulunulduğunu paylaştı.
Gözaltında Cinsel Taciz ve Tecavüze Karşı Hukuki Yardım Bürosu avukatı Jiyan Tosun, cinsel şiddete ve sonrasında yaşanan sürece dair değerlendirmelerde bulundu. 
Cinsel şiddet
Cinselliğin bir araç olarak kullanarak uygulanan şiddetin cinsel şiddet türü olduğunu ve kişiyi küçük düşürmeyi hedeflediğini ifade eden Jiyan Tosun, “Bu şiddetin daha çok kadınlara ve çocuklara yöneldiğini görüyoruz. Bu şiddet türü toplum içerisinde çok fazla kullanılıyor. Gözaltı gibi yerlerde ise diğer şiddet biçimlerinden ayrılıyor çünkü bir işkence yöntemi olarak cinsel şiddet kullanılıyor. Son birkaç yıldır cezaevlerine girişlerde çıplak arama konusu gündem oldu. Bununla ilgili kamuoyunda oluşan tepkiler sonucunda 2021 yılında değişiklik yapılıyor diye söylendi. Detaylı arama diye bir arama biçimi getirdiler. Bu uygulamanın ziyaret ettiğimiz cezaevlerinin hepsinde istisna değil kural olarak uygulandığı gördük. 2021 yılındaki yönetmelik değişikliğinde kişinin vücuduna dokunulmadan arama yapılacak, önlük verilecek ve utanma duygularının ihlal edilmemesi için özen gösterilecek dendi ama önlüklü aramanın kendisi de bir çıplak aramadır. Bu arama içinde bazı zorunlu koşulların oluşturulması gerekir ki örtülü çıplak aramayı yapabilesiniz ama cezaevlerinin tüm girişlerinde önlüklü aramanın yapıldığını bize gelen başvurularda görebiliyoruz” dedi.
Cinsel şiddetin delili olan kadının beyanı esas alınmıyor
Cinsel şiddetin geçmişten beri çok yaygın olan bir şiddet türü olduğunu sadece son yıllarda daha görünür olduğunun altını çizen Jiyan Tosun, cinsel şiddetin artmasına neden olan koşullara ve yargılama sürecine dair de değerlendirmelerde bulundu. Jiyan Tosun, şöyle dedi: “Geçmişte buna maruz kalan insanların bunu açıklaması oldukça zordu ama kadın mücadelesi ile birlikte oluşan duyarlılık sonucunda insanlar artık bunu açıklayabiliyorlar. Hükümetin, devletin, bakanların kullandığı eril dil, İstanbul Sözleşmesi’nin kaldırılma sürecinde devletin üst makamlarından kadınları hedef alan söylemler topluma yansıması kadına yönelik her türlü şiddetin daha fazla artmasına sebep oldu. Cinsel şiddet konularında yargının cezasızlık politikası da cinsel şiddetin yaygınlaşmasında bir etken. Cinsel şiddet genellikle kapalı alanlarda, kimsenin görmediği alanlarda gerçekleştirilen bir şiddet biçimi. Tecavüze varacak düzeyde olmadığı zaman beden üzerinde ispatın en zor olduğu suçlardan birisi. Kadının beyanın esas olması bu açıdan önemli. Kapalı alanda gerçekleşen bir suça kanıt gösterebilmek çoğu zaman imkansız. Kadının beyanındaki tutarlılığın önemli etken olması gerekiyor. Ama ne yazık ki yargı bunu çoğu zaman yetersiz buluyor ve dosyalar cezasızlıkla sonuçlanıyor.”
AİHM kararlarına rağmen sadece ATK raporu ile kararlar veriliyor
Adli Tıp Kurumu (ATK) raporları üzerinden cinsel şiddet dosyalarında karar verildiği alternatif kurumlardan alınan raporlarının AİHM verdiği Şükran Aydın kararına rağmen dikkate alınmadığını dile getiren Jiyan Tosun, “ATK raporları çoğunlukla yeterli düzeyde psikolojik rapor hazırlamıyor. Sadece beden muayenesi ile rapor hazırlanıyor ama zaten cinsel şiddette çoğu zaman beden üzerine iz bırakmaksızın gerçekleştiriliyor. Cinsel şiddet sözel, fiziksel, psikolojik şiddeti de kapsıyor. Bunu ATK nasıl tespit edecek? Mağdur hızlı bir şekilde başvurduysa cinsel saldırı vakalarında belki beden üzerinde tespiti olabilir o da ama diğer vakalarda bunun tespiti mümkün değil. Sözel şiddet şeklinde gerçekleşen cinsel şiddetin tespiti mümkün değil. Gözaltına alınırken kadınlara yönelik çok sık sözel taciz gerçekleştiriliyor ama bununla ilgili neredeyse açılan ya da sonuçlanan bir dava yok. Deliller cinsel şiddeti gerçekleştiren faillerin ellerinde onun için delillere ulaşamazsınız yok ediliyor, karartılıyor geriye elimizde tek beyanlar kalıyor. Ne yazık ki yargı makamları tarafından beyanlar dikkate alınmıyor, insan hakları örgütlerinin yaptığı araştırmalar dikkate alınmıyor” ifadelerini kullandı.
Soruşturmalarda çıkan sonuçlar
1995’ten bu yana devlet kaynaklı şiddet alanında çalışma yürüttüklerini belirten Jiyan Tosun, cezaevlerindeki çıplak aramalara ilişkin kendilerine birçok başvuru yapıldığını söyledi. “Toplantı ve gösteri yürüyüşlerinde yapılan sert müdahalelerde kadınların darp edilmesi, fiziksel ve sözel saldırıya maruz kalması sonucunda bize yapılan çok sayıda başvuru oluyor” diyen Jiyan Tosun, şunları dile getirdi: “Mağdurların talepleri üzerine çeşitli suç duyurularını yapıyoruz. Son süreçte şöyle bir durum yaşadık kayyum atamaları sırasında gözaltına alınan kadının maruz kaldığı işkenceye dair biz suç duyurumuzu yaptık ama çok hızlı bir şekilde savcı ben bunu bir ihbar olarak algılıyorum soruşturmaya yapmıyorum diyerek dosyayı kapattı. Dosyadaki beyanlarımızın tamamı soyut ve genel nitelikte olduğunu söyledi. İstanbul Protokolü’ne aykırı şekilde muayenesinin gerçekleştiğini bu nedenle fiziksel şiddetin bulgularının adli muayene raporlarına geçmediğini ama cezaevine girdiğinde oradaki tabip tarafından İstanbul Protokolü’ne uygun muayenesi yapıldı bu nedenle Bakırköy Cezaevi’nden raporları isteyin diye açıkça dilekçemize yazdık ama bunları görmeden ‘ben soruşturma yapmayacağım çünkü bu kişi toplantı ve gösteri yürüyüşü sırasında yakalandı ve örgüt suçlaması ile tutuklu bulunuyor’ denilerek karar verildi. İnanılmaz korkunç bir karar.”
‘Suç duyuları yapılmalı’
Başvuruların nereye yapılacağı konusunda kadın örgütlerinin de çalışma yürüttüklerini söyleyen Jiyan Tosun, “Cezasızlıktan dolayı insanlar zaten başvursak da sonuç alamayacağız diyerek başvuru yapmıyor. Nitelikli cinsel saldırı konularında başvurucuların ne yapacağını bilmesi konusunda ciddi bir bilgisizlik söz konusu. Siz nitelikli cinsel saldırıya maruz kaldığınızda yıkanmamanız gerekir çünkü 7 gün içerisinde vücudunuzdaki örnekler bulunabilir. Ağır bir saldırıdan sonra çoğu zaman mağdurlar başvuracak takati kendilerinde bulmuyor ve bilmediklerinden dolayı o delillere de erişilemiyor. Kadına yönelik cinsel şiddet geçmişten bu yana çok yaygın bir şekilde gerçekleştiriliyor. Bunun devlet eliyle gerçekleştirilme biçimi de gittikçe yaygınlaşıyor buna karşı mücadele etmek gerekiyor. Bir sonuç alınamayacağı düşüncesinde olmamak gerekiyor bunların kayıtlara geçirilmesi önemli. Bir sonuç alınamayacak diye düşünülmemeli ve suç duyuruları yapılmalı. Bize internet sitemizden, ofisimizin telefon numaralarından ya da mektupla başvuru yapılabilir. Cezaevinden genellikler mektup yoluyla başvuru alıyoruz” dedi.