Manisa’da saldırılara tepki: Rojava vicdandır

  • 18:11 18 Ocak 2026
  • Güncel
 
MANİSA – DEM Parti Yunusemre İlçe Örgütü, HTŞ çetelerinin Kuzey ve Doğu Suriye ve Rojava’ya yönelik saldırılarına karşı yürüyüş ve basın açıklaması gerçekleştirdi.
 
Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Yunusemre İlçe Örgütü, HTŞ çetelerinin Kuzey ve Doğu Suriye ile Rojava’ya yönelik saldırılarına karşı Ahmet Kaya Parkı’nda yürüyüş ve basın açıklaması gerçekleştirdi. Yürüyüş ve açıklamada “Rojava vicdandır, direniştir, özgürlüktür. Teslim edilemez” yazılı pankart taşınırken sık sık “Bijî berxwedana Rojava” ve “Jin jiyan, azadî” sloganları atıldı. Basın metnini kitle adına DEM Parti Manisa İl Eşbaşkanı Evin Günsel okudu.
 
‘Saldırılar imha amacı taşıyor’
 
 HTŞ’nin gerçekleştirdiği saldırıların imha amacı taşıdığını ve doğrudan sivillerin yaşamını hedef aldığını vurgulayan Evin Günsel, “Saldırılar, daha önce Dürzi ve Alevi topluluklara karşı gerçekleştirilen eylemlerin bir devamı niteliğindedir. Halep halkı, bu saldırılar karşısında mahallelerini terk etmemiş; iç güvenlik güçleriyle birlikte haklı bir savunma ve direniş sergilemektedir. Bölgeye ilişkin bazı çevrelerce yayılan bilgiler ise yanlış yönlendirme ve karalama amacı taşıyan propagandadan ibarettir. HTŞ ve SMO başta olmak üzere tüm silahlı grupların sivil halkı hedef alan bu saldırıları kabul edilemez. Suriye’de daha önce yaşanan acılar ve toplumsal kırılmalar ortadayken, yeni bir çatışma sarmalına izin verilmemelidir.  Suriye halkları savaştan ve ölümlerden usanmış durumdadır.  Yeniden savaş çığırtkanlığı yapan çevrelere sesleniyoruz: Suriye halklarının, bir arada, eşit ve demokratik bir gelecek kurma şansını ellerinden almayın” dedi.
 
‘Bu sessizlik anlamlı ve kabul edilmezdir’
 
Dünyanın saldırılara sessiz kalmasına tepki gösteren Evin Günsel, “Bu sessizlik anlamlı ve kabul edilemezdir. Başta bölgedeki garantör güçler olmak üzere tüm uluslararası aktörleri, sivilleri koruma sorumluluğunu yerine getirmeye ve bu saldırıları derhal durdurmaya çağırıyoruz. Kuzey ve Doğu Suriye Özerk Yönetimi ile Şam yönetimi arasında arabuluculuk yapma iddiasındaki tüm güçlere de acil çağrıda bulunuyoruz: Suriye’yi yeni bir kaos ve çatışma alanına dönüştürebilecek bu saldırıları önlemek için somut adımlar atın. Suriye’de kalıcı barışın sağlanmasının tek yolu, tüm Suriye halklarının demokratik ve eşit haklar temelinde, ortak bir siyasi çözümde anlaşması ve ortak yönetim mekanizmaları oluşturmasından geçmektedir. Türkiye’deki tüm demokrasi güçlerini, barış yanlısı kurumları ve bireyleri, ileride hepimizi de içine alabilecek bu bölgesel savaş ortamına karşı çıkmaya ve seslerini yükseltmeye davet ediyoruz. Dışarıdan müdahalelerle desteklenen çıkar gruplarının, Suriye’de halkların demokratik kazanımlarına yönelik saldırıları son bulmalıdır. Türkiye’nin sorumluluğu, demokratik, eşitlikçi ve federal bir Suriye’nin oluşum sürecini desteklemek ve teşvik etmek olmalıdır” şeklinde konuştu.
 
Açıklama sloganlarla sona erdi.