HRW raporu: Suriye’de yaşam hakkı sistematik biçimde ihlal ediliyor

  • 20:37 4 Şubat 2026
  • Güncel
HABER MERKEZİ – Human Rights Watch’un (HRW) yıllık raporunda, Suriye’de HTŞ’nin kurduğu geçiş hükümetinin yaşam hakkını ihlal ettiği vurgulanarak, “Geçiş dönemi kimlik temelli cinayetlerle damgalandı” denildi.
 
Human Rights Watch (HRW) yıllık raporunu yayımladı. Rapora göre, Suriye’de Aralık 2024’te HTŞ’nin iktidarı ele geçirmesinin ardından başlayan geçiş süreci, ağır insan hakları ihlalleri ve yeni şiddet dalgalarıyla şekillendi. Mart 2025’te HTŞ lideri Ahmed Şara başkanlığında kurulan geçiş hükümetinin, yürütmeye geniş yetkiler tanıyan bir anayasal bildiri yayımladığı hatırlatıldı. HRW, söz konusu düzenlemenin yargı ve yasama üzerinde ciddi başkanlık kontrolü yarattığını, demokratik denetim mekanizmalarını zayıflattığını kaydetti.
 
Mezhepsel katliamlar ve savaş suçları 
 
Raporda, “Geçiş dönemi, kimlik temelli cinayetlerle damgalandı. Özellikle Mart ve Temmuz 2025’te hükümet güçleri ve müttefikleri tarafından Aleviler ve Dürziler’e yönelik katliamlar gerçekleştirildi; bu durum yeni şiddet dalgalarına dair endişeleri artırdı” ifadelerine yer verildi.
 
HRW, 2025’in Mart ve Temmuz aylarında Lazkiye, Tartus, Hama ve Siveyda’da Alevi ve Dürzi sivilleri hedef alan saldırılarda en az bin 400 kişinin katledildiğini, çok sayıda köyün yakıldığını ve toplu mezarların ortaya çıkarıldığını bildirdi. Birleşmiş Milletler (BM) Suriye Araştırma Komisyonu’nun, bu saldırıların muhtemel savaş suçu niteliği taşıdığı sonucuna vardığı aktarıldı.
 
Rapora göre söz konusu ihlaller, Savunma Bakanlığı tarafından merkezi biçimde koordine edilen askeri operasyonlar sırasında gerçekleşti. Geçiş hükümeti soruşturma sözü verse de üst düzey askeri ve sivil yetkililerin rolüne ilişkin herhangi bir şeffaflık sağlanmadı.
 
Rojava'da ağır ihlaller 
 
Raporda, Türkiye destekli eski Suriye Milli Ordusu (SMO) unsurlarının kuzey Suriye’de sivillere yönelik keyfi gözaltı, kötü muamele ve yağma uygulamalarını sürdürdüğü, bazı sorumlu komutanların ise yeni Suriye ordusunda görevlendirildiği kaydedildi.
 
16 Mart’ta Kobanê’nin güneyinde bir çiftliğe düzenlenen ve Türkiye ya da desteklediği gruplar tarafından gerçekleştirildiği belirtilen dron saldırısında, 7 Kürt çocuk ile 18 yaşındaki kız kardeşleri ve anne-babalarının yaşamını yitirdiği aktarıldı.
 
‘Türkiye'nin fiili işgali sürüyor’
 
Raporda, “Türk ordusu, Suriye’nin kuzeyindeki geniş bölgeleri fiilen işgal etmeye ve kontrol etmeye devam etti. Türkiye, artık yeni Suriye ordusuna dahil edilen Suriye Milli Ordusu’nun bazı fraksiyonlarına maaş ödemeyi sürdürdü” denildi.
 
İsrail'in varlığı
 
HRW, İsrail’in Aralık 2024’ten sonra Golan çevresindeki BM denetimli bölgeye girerek yeni askeri noktalar kurduğunu, zorla yerinden etmeler, ev yıkımları ve hava saldırılarıyla sivilleri hedef aldığını bildirdi. Bağımsız çatışma izleme kuruluşu ACLED’e göre İsrail, Aralık 2024–Eylül 2025 arasında Suriye’de askeri altyapıyı hedef alan 277 hava saldırısı gerçekleştirdi.
 
İnsani kriz
 
Rapora göre 2025’te Suriyelilerin yüzde 90’ından fazlası yoksulluk sınırının altında yaşadı, 16,5 milyon kişi acil insani yardıma muhtaç hale geldi. On iki yılı aşkın savaşın temel altyapıyı büyük ölçüde tahrip ettiği, yakıt kıtlığı ve gıda fiyatlarındaki artışın krizi derinleştirdiği vurgulandı. ABD ve Avrupa Birliği’nin 2025’te yaptırımları kaldırmasına rağmen insani yardım erişimi ve ekonomik toparlanmanın hâlâ sınırlı kaldığı kaydedildi.
 
Mültecilerin durumu 
 
HRW’ye göre, Esad yönetiminin düşüşünün ardından yaklaşık 581 bin kişi Suriye’ye geri döndü. Buna karşın 4,5 milyondan fazla Suriyeli hâlâ yurt dışında, 7 milyonu aşkın kişi ise ülke içinde yerinden edilmiş durumda. ABD, Türkiye ve Lübnan’ın geri göndermeleri sürdürmesinin mültecilerin geleceğini daha da belirsiz hale getirdiği ifade edildi.
 
Raporda, Suriye’de kalıcı barışın ancak kapsamlı hesap verebilirlik mekanizmaları kurulması, mağdurların sürece katılımının sağlanması ve tüm silahlı aktörlerin işlediği suçların bağımsız biçimde soruşturulmasıyla mümkün olabileceği vurgulandı.