Fransa Rojava için alanlarda

  • 21:03 7 Şubat 2026
  • Güncel
HABER MERKEZİ - Fransa’da düzenlenen miting ve yürüyüşlerde Rojava’ya yönelik saldırılar protesto edildi. Eylemlerde, “Önder Apo fiziki özgürlüğüne kavuşana ve Rojava statü sahibi olana kadar mücadelemiz sürecek” denildi.
 
Fransa’nın farklı kentlerinde bir araya gelen Kürt halkı ve demokratik kurum temsilcileri, Rojava’ya dönük saldırılara karşı miting ve yürüyüşler düzenledi.
 
Nantes
 
Nantes’te “Önder Apo’ya özgürlük, Rojava’ya statü” şiarıyla Place du Commerce Meydanı’nda toplanan kitle, pankart ve flamalar eşliğinde Préfecture önüne yürüdü. Yürüyüş boyunca “Bijî Serok Apo”, “Liberté pour Öcalan”, “Solution politique pour le Rojava” ve “Vive le Rojava” sloganları atıldı.
 
Préfecture önünde gerçekleştirilen miting, özgürlük mücadelesinde yaşamını yitirenler anısına yapıla saygı duruşuyla başladı. Ardından Atis Muş tarafından Fransızca bildiri okundu.
 
yapılan konuşmalarda Kobanê üzerindeki kuşatmaların sürdüğüne dikkat çekilerek, “Kâğıt üzerinde bazı anlaşmalar olabilir ancak sahadaki sorunlar devam ediyor. Bu sorunların çözümü Önder Apo’nun fiziki özgürlüğünden geçiyor. Önder Apo özgürleşene ve Rojava statü sahibi olana kadar eylemlerimizi sürdüreceğiz” denildi.
 
Miting, 14 Şubat’ta Nantes’te Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan'a yönelik uluslararası komploya karşı düzenlenecek merkezi eyleme katılım çağrısıyla sona erdi.
 
Mulhouse
 
Mulhouse kentinde Kürt halkı ve Fransız demokratik kurum temsilcileri, Place de la Bourse Meydanı’nda “Li Rojava xwedî derkeve” sloganıyla bir araya geldi. Miting, Rojava direnişinde yaşamını yitirenler şahsında Kürdistan özgürlük mücadelesinde hayatını kaybedenler için yapılan saygı duruşuyla başladı.
 
Eylemde “Defend Rojava” ve “Li Rojava xwedî derkeve” pankartları taşınırken, “Rojava ne bi tenê ye” ve “Bijî berxwedana Rojava” sloganları atıldı.
 
Mulhouse Kürt Halk Meclisi adına yapılan konuşmada, Rojava’ya yönelik saldırıların arkasındaki güçlere işaret edilerek, HTŞ ve DAİŞ gibi çete yapılanmalarının bu saldırılarda kullanıldığı vurgulandı. Kürt halkının bu yapıların arkasındaki güçleri iyi bildiği belirtilerek, katliam ve soykırım planlarına karşı Rojava’nın yanında durulacağı ifade edildi.
 
Konuşmada ayrıca, dijital medya üzerinden Abdullah Öcalan'a yönelik yürütülen saldırı kampanyalarına dikkat çekilerek, bu saldırıların Abdullah Öcalan'ın paradigması temelinde gelişen Rojava Devrimi’ni hedef aldığı kaydedildi.
 
Miting, 14 Şubat’ta Strasbourg’da komploya karşı gerçekleştirilecek yürüyüşe katılım çağrısıyla sona erdi. 
 
Marsilya
 
Marsilya’da Kürdistanlılar ve dostları, Canebière Meydanı’nda “Li Rojava xwedî derkeve” sloganıyla miting düzenledi. 
 
Saygı duruşuyla başlayan mitingde “Defend Rojava” ve “Li Rojava xwedî derkeve” pankartlarının açılarak, “Rojava ne bi tenê ye” ve “Bijî berxwedana Rojava” sloganları atıldı.
 
Marsilya Kürt Halk Meclisi adına yapılan konuşmada, Kürt halkının soykırım ve katliam planlarına karşı tüm imkânlarıyla Rojava’nın yanında durmaya devam edeceğini vurguladı.
 
Miting, 8 Şubat Pazar günü Marsilya’da Halep şehitleri için düzenlenecek anmaya katılım çağrısıyla sona erdi.
 
Paris
 
Fransa’nın başkenti Paris’te Kürdistanlılar ve dostları, République Meydanı’nda toplandı. “Rojava’ya statü, kadınlara özgürlük!”, “Defend Rojava” ve “Öz savunmadayız” sloganlarıyla Rojava halklarının özgürlük, barış ve demokratik yaşam mücadelesinin yalnız olmadığı vurgulandı. Eylem sırasında Rojava’da yaşayan halkların ortak yaşam iradesini ve demokratik sistemini savunan pankart ve dövizler taşındı.
 
Kısa konuşmaların ardından kitle, Bastille Meydanı’na doğru yürüyüşe geçti. Yürüyüş boyunca sivilleri hedef alan saldırılar protesto edildi, Kobanê’ye yönelik ablukanın derhal sonlandırılması çağrısı yapıldı. Yürüyüş boyunca “Bijî berxwedana Rojava” ve “Jin, jiyan, azadî” sloganları atıldı.
 
Bastille Meydanı’nda düzenlenen mitingde yapılan konuşmalarda, Rojava’nın Ortadoğu halkları için eşitlikçi, özgürlükçü ve demokratik bir yaşam modeli olduğu vurgulandı. Konuşmacılar, Rojava Özerk Yönetimi’nin uluslararası düzeyde tanınması gerektiğini belirterek, uluslararası kamuoyunun sessiz kalmaması çağrısında bulundu.