PAJK’tan 15 Şubat açıklaması
- 15:22 13 Şubat 2026
- Güncel
HABER MERKEZİ - Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’a yönelik uluslararası komplonun yıl dönümüne dair açıklama yapan PAJK, Abdullah Öcalan etrafından kenetlenmeye çağrısında bulunarak, “Önder Apo’nun özgür çalışır ve yaşar koşullara ulaşması ve umut hakkının devreye girmesi sürecin yürümesinin temel şartıdır” dedi.
PAJK Koordinasyonu Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’a yönelik 15 Şubat uluslararası komplonun yıl dönümüne ilişkin yazılı açıklama yaptı.
Açıklama şöyle:
“Önderliğimize dönük uluslararası komplonun üzerinden tam 27 yıl geçti. Önderliğimize dönük gerçekleşen komplonun tekil bir durum olmadığı Kürt halkı şahsında Ortadoğu halklarına ve direniş dinamiklerine dönük olduğu gün geçtikçe daha iyi anlaşılmaktadır. 200 yıldır soykırım kıskacında tutulan Kürt halkının muazzam direnişi son yarım asırda Apo’cu gelenekle birlikte yerel ve bölgesel bir gerçeklikten ulusal bir gerçekliğe dönüştü. Önderliğimiz ve mücadelemiz sayesinde Kürtler ilk defa stratejik bir akla kavuşmuş oldu. Edindiği bu stratejik akılla Kürtler, emperyal güçlerin kullanacağı bir güç olmaktan çıkarak kurucu bir kimliğe kavuşmaya başlarken, gerçekleşen uluslararası komployla bu gelişmenin önü alınmaya çalışıldı. Kürt soykırımının planlayıcısı olan kapitalist güçlerin ve bölgesel sömürgeci devletlerin ellerindeki Kürt sopasını alan Önderliğimizin, her komplo girişimine ezberleri bozan bir tutum ve akılla karşılık vermesi, kapitalist güçlerin kirli oyunlarını bozmuş, dezavantajı avantaja dönüştürerek başta kadınlar olmak üzere halklara ve tüm ezilenlere özgürlük imkanlarını yaratmıştır.
Önder Apo İmralı’da ağır tecrit koşullarında 27 yıldır kesintisiz sürdürdüğü mücadelesini 27 Şubat 2025 ‘Barış ve Demokratik Toplum’ çağrısıyla birlikte yeni bir aşamaya taşımıştır. 27 Şubat 2025’te gerçekleştirilen tarihi çağrı birinci yılını tamamlamak üzeredir. Kürdistan ve Ortadoğu halkları adına geliştirilen bu inisiyatifle bölgenin sorunlarının kadın öncülüğünde ve demokratik ulus perspektifiyle barış içinde çözülmesi hedeflenmektedir. Başta Kürt halkı olmak üzere halkların, kadınların özgürce varlığını sağlayıp özgürlüğünü koruyabilmesi için Önder APO bu süreci büyük bir titizlikle geliştirmektedir. Önder Apo’nun bu süreci yürütecek imkanlara, özgür çalışır ve yaşar koşullara ulaşması ve umut hakkının devreye girmesi sürecin yürümesinin temel şartıdır.
Demokratik ulus projesi güncel doğruluğun kanıtı
Önder APO ve Özgürlük Hareketimiz 15 Şubat uluslararası komplosunu demokratik ulus ve kadın özgürlükçü paradigmasıyla boşa çıkarmıştır. Bu paradigmanın Kürdistan ve bölgemizde giderek daha fazla gelişmesi uluslararası komplocu güçlerin planlarını bozmaktadır. Kürdistan sınırlarını aşarak bölgeselleşen, küreselleşen kadın özgürlük çizgisi ve demokratik ulus arayışları komplocu güçlerin planlarını derinden sarsmaktadır. Bu anlamıyla komplo, artık sadece hareketimize ve halkımıza dönük değil, Ortadoğu’da yaşayan etnik, dini, sosyal tüm farklılıklar tarafından kabul gören demokratik ulus paradigmasına yönelmiştir. Rojava’da yaşanan deneyim, tüm farklılıkları Ortadoğu yangınında 14 yıl boyunca barış ve istikrar içinde yaşatmış, demokratik ulus projesinin tarihsel ve güncel doğruluğunun kanıtı ve timsali olmuştur. Uluslararası ve bölgesel komplocu güçlerin çıkarları gereği tahammül edemedikleri, bölgeye ve dünyaya umut olmuş bu alternatif yaşam tarzıdır. Dolayısıyla Rojava’ ya dönük gerçekleşen son saldırıları sadece politik ve güncel çıkarlarla izah edilmeyeceği ortaya çıkmıştır. Komplonun gelinen aşamada Önderliğin Rojava’da somutlaşan paradigmasına dönük olduğu netleşmiştir. Bir kadın devrimi olan Rojava’ya saldırı kadın özgürlük çizgisine, kadın öncülüğünde şekillenen toplumsal sisteme karşıdır. 15 Şubat 1999’da Önderliğimizin fiziki olarak tasfiyesine dönük başlayan komplo, bir halkın kaderine, oradan tüm Ortadoğu’ya ve mücadele eden tüm güçlere dönük bir komploya dönüşmüştür.
Bundan dolayı diyoruz ki, komplo nasıl tekil bir durum değilse, Önderliğimizin fiziki özgürlüğünün sonuçları da tüm ezilenler açısından tekil olmayacak, tüm ezilen halkların özgürlüğünü ve demokratik komünal değerlerin zaferini getirecektir. “Önderliğe özgürlük Rojava’ya statü” sloganı dünyadaki demokratik modernite mücadele güçleri açısından siyasal-güncel bir slogan olmanın ötesinde gerekleri acil yerine getirilmesi gereken tarihsel ve ahlaki bir sorumluluktur. İkinci uluslararası komplonun boşa çıkarılması ve Rojava’nın kazanımlarının savunulması için halkımızın ulusal birlik temelinde Kürdistan’ın her şehrinde gerçekleştirdiği eylemleri selamlıyoruz. Rojava kadın devrimi etrafında büyük bir ulusal ruh ortaya çıkmış ve katliam planlarını boşa çıkarmıştır. Yine özgürce-kardeşçe bir arada yaşamak isteyen tüm demokratik, sosyalist, emekçi, ezilen insanların dünyanın her yerinde geliştirdiği eylemleri de bir kez daha selamlıyoruz. Kürt halkı ulusal birliğini sağlayarak ve dostlarını çoğaltarak geliştireceği kesintisiz mücadelesiyle varlığını ve özgürlüğünü garanti altına alacaktır.
Komplocu güçlerin planlarını boşa çıkarmalıyız
Önderliğimizin karşılıklı inisiyatif olarak tanımladığı yeni mücadele döneminin sağlıklı bir sonuca varması ve halklarımız açısından kalıcı kazanımlara dönüşmesi kuşkusuz biz kadınların, sosyalistlerin ve demokratik mücadele güçlerinin süreklileşen, inisiyatifli mücadelesine bağlıdır. Önderliğimizin özgürce yaşayacağı, çalışacağı ve müzakere sürecini yürüterek demokratik entegrasyon sürecini geliştireceği koşulların yaratılması için hepimize büyük bir sorumluluk düşmektedir.
Kadınlar olarak Önder Apo’nun fiziki özgürlüğü ve bölgenin geleceğinde daha fazla rol alabilmesi için tüm mücadele dinamiklerimizi harekete geçirebilmeli, komplocu güçlerin planlarını boşa çıkarmalıyız. Bu temelde 15 Şubat komplosuna karşı güneşimizi karartamazsınız eylemleriyle bedenlerini ateş topu haline getirerek siper olan ve günümüze kadar da zindanlarda, dağlarda, şehirlerde mücadelesiyle güneşin ateşten parçası olan kahraman şehitlerimizi saygı ve minnetle anıyoruz. Tarihe kara bir sayfa olarak geçen ve halklarımızın unutmadığı ve unutturmayacağı uluslararası komployu bir kez daha nefretle kınıyoruz. Önüne geçilmeyen her komplonun daha büyük komploların önünü açtığının farkında olarak tarihin maskeli kastik katillerinin çağımız versiyonu, uluslararası komplocularının oyunlarını boşa çıkarmak ve insan toplumsallığını yok etmekle sınırlı kalmayan dünyamızı yok olmanın eşiğine getiren kapitalist komploculardan dünyamızı ve insanlığımızı kurtarmak, bu komplo kliğini yok etmekle mümkündür.
Bu temelde başta biz kadınlar olmak üzere tüm halkları ve mücadele güçlerini “Önderliğe özgürlük” talebi ve sloganı etrafında kenetlenmeye ve ortak mücadele hattını güçlendirmeye çağırıyoruz.
Örgütlü kadın gücümüzle uluslararası komplocu güçleri yenilgiye uğratacağız.
21. Yüzyılı kesin kadın özgürlük yüzyılı haline getireceğiz."







