‘Yek e yek e yek e, gelê Kurd yek e’ sloganıyla ulusal birlik projesi başlatıldı
- 11:25 19 Mart 2026
- Güncel
HABER MERKEZİ- “Yek e yek e yek e, gelê Kurd yek e” sloganıyla Kürt halkının birliği için ulusal bir proje başlatıldı. Projeye ilişkin açıklamada birlik, krizlere karşı ortak bir çatı oluşturma çabaları ve Kürt halkının haklarını elde etme üzerinde duruldu.
Güney Kürdistan’da 200’ü aşkın farklı şahsiyetin imzasıyla, Kürt halkının birliği için ulusal bir proje başlatıldı. Bu ulusal çalışma yazılı bir açıklamayla duyuruldu.
Açıklamada şöyle denildi: “Son dönemde Kürtlerin ortaya koyduğu gösteriler ve hareketlilik, özellikle de Doğu Kürdistan’daki yeni umut, tüm siyasi partilere açık bir mesaj veriyor ve diyor ki Kürt toplumu canlıdır ve onun dünya görüşü dar çıkarların ötesindedir. Aynı ‘Yeke yeke yeke, gelê Kurd yeke’ sloganının ışığında biz de aynı sloganı yükseltiyoruz. Bu sloganın yeniden Kürdistan’da ve yurt dışında Kürtlerin ortak sloganı olmasını istiyoruz.”
Açıklama şöyle:
“‘Bir millet, bir kader’ ulusal projesi, dünyadaki karar alma merkezlerini etkileyecek bir ulusal uzlaşma çalışması olarak ilan edilmiştir.
Ortadoğu’nun hızlı değişimlerle karşı karşıya olduğu bir dönemde, Başûrê Kürdistan’da Kürtlerin tüm parçalarındaki dağınık güçlerini bir araya getirmeye dönük öncü bir ulusal proje ilan edilmektedir.
Ulusal proje, bölgede mevcut durum ve Kürdistan’ı işgal eden devletlerin kuşattığı istikrarsızlık nedeniyle Kürtlerin tarihsel bir sorumlulukla karşı karşıya olduğunu ifade etmektedir. Aynı zamanda Rojava’daki savunma deneyiminin, ancak ulusal uzlaşının büyük komploları boşa çıkarabileceğini ve Kürt sorununu iç mesele olmaktan çıkarıp dünya diplomasi merkezlerinin gündemine taşıyabileceğini kanıtladığını vurgulamaktadır.
Kürtlerin son dönemde hem içeride hem dışarıda ortaya koyduğu gösteriler ve hareketlilik, özellikle de Doğu Kürdistan’daki yeni umut, tüm siyasi partilere açık bir mesaj vermektedir ve demektedir ki Kürt toplumu canlıdır ve onun dünya görüşü dar çıkarların çok ötesindedir. Ulusal çalışmanın merkezindeki slogan da ‘Yeke yeke yeke, gelê Kurd yeke’dir.
Bu projenin yol haritası 6 ana maddeden oluşuyor
Birincisi ulusal bir söylemdir; ortak yaşam ve halkların haklarına hizmet edecek ortak bir dilin inşasıdır. İkincisi, rekabete son verilmesi, iç sorunların sessizleştirilmesi ve ulus için ideolojik belirsizliklerin giderilmesidir. Projenin üçüncü maddesi, ulusun siyasi çalışmaların merkezine yerleşmesini ve çok parçalı durumdan uzaklaşılmasını esas alıyor.
Projenin dördüncü maddesi araştırma merkezine değiniyor ve bölgede yaşanan değişimleri incelemek için ortak bir düşünce merkezinin kurulmasını öngörüyor. Beşinci maddede ise birleşik diplomasi temel ve gerekli bir başlık olarak ele alınıyor. Dünya karar merkezleriyle diyalog kurmak için ortak bir heyetin oluşturulması isteniyor. Altıncı ve son madde ise savunma çatısıdır; burada güvenlik ve ekonomik krizler Kürtlerin başına gelmeden önce ortak plan ve programların hazırlanması gerektiği ifade ediliyor.
Başûrê Kürdistan’da başlatılan bu proje, zaman kaybedilmeden Kürdistan’daki tüm siyasi güçlere ve kültürel çevrelere, beklenmedik değişimler karşısında ortak bir strateji geliştirme çağrısıdır.
Bu Başûr çıkışlı ulusal proje yalnızca siyasi bir çağrı değildir; aynı zamanda artık tarihin parçalanmışlıkla tekrar etmesini istemeyen canlı bir ulusal vicdanın haykırışıdır. Şimdi bölge yeni bir haritanın eşiğindeyken Kürtlerin önünde yalnızca iki seçenek vardır: Ya kurtuluş için birlik olup haklarını elde edecekler ya da tarihsel fırsatları kaçıracaklar.
Bu ulusal projenin açık mesajı şudur: Artık tüm yüksek çıkarların, bütün ideolojilerin önüne geçirilmesinin zamanı gelmiştir. Çünkü sokakların da dediği gibi ‘Yeke yeke yeke, gelê Kurd yeke’ ve yalnızca bu birlik hızlı değişimlerle yüzleşebilir.
Tüm değerli Kürtlere açık mesaj
Bilindiği gibi Ortadoğu büyük değişimlerle karşı karşıyadır; bölgedeki tüm devletler, Kürdistan’ın kendi içlerinde parçalandığı devletler de dahil olmak üzere, karmaşık bir siyasi, ekonomik ve toplumsal süreçten geçmektedir.
Yılın başında Batı Kürdistan’da yaşanan değişimler ve tehditler hepimizi tarihsel, ahlaki ve ulusal bir sorumlulukla karşı karşıya bıraktı. Bu sorumluluk ve tehlikelerin kavranması, Kürdistan içinde ve dışında benzeri görülmemiş bir ulusal birlik yarattı. Bu, tarihimizde az rastlanan bir uzlaşıydı.
Kürtlerin bu birliği, tehditlerin azaltılması ve özellikle Batı Kürdistan başta olmak üzere tüm Kürtlere karşı geliştirilen komplonun boşa çıkarılmasında büyük bir etki yarattı. Bunun yanı sıra bu birlik mesajı, Kürt meselesinin dünya siyasi ve diplomatik merkezleri açısından temel bir mesele olarak hızla taşınması bakımından önemli bir fırsat oldu.
Kürdistan’ın ve yurtdışının sokaklarında, Batı Kürdistan’a yönelik saldırılar sırasında yükselen aynı Kürt sloganının ışığında, biz de aynı sloganı yükseltiyoruz: ‘Yeke yeke yeke, gelê Kurd yeke.’ Bu sloganın yeniden Kürdistan’da ve yurtdışında Kürtlerin ortak sloganı olmasını istiyoruz. Hepimiz birlikte küçük parti ve ideolojik meseleleri aşmalı, ortak bir ulusal masa etrafında toplanmalıyız. Dar çıkarları aşan ve Kürtlerin ortak ulusal stratejisini belirleyen bir masa kurulmalıdır.
Halkımızın bu aşamada ihtiyaç duyduğu birlik, özellikle Doğu Kürdistan’daki değişimlerden doğan yeni umudu gördüğümüz şu dönemde, sadece dağınık enerjiyi ve gücü toplamakla kalmaz; aynı zamanda Kürt halkının sesinin dünya çapında daha güçlü duyulmasını sağlar. Böylesi bir çalışma büyük, ulusal ve ahlaki bir mesele olarak görülmelidir.
Değerli Kürdistanlılar
Bugün Kürtler bir ulus, Kürdistan da bir ülke olarak farklı olaylar ve olasılıklarla karşı karşıyadır. Tehlikeler olduğu kadar umut ve aydınlık ihtimalleri de vardır. Ancak stratejik ve ahlaki bir yol, tehlikelerin gücünü azaltabilir ve halkımızın meşru haklarını elde etme umudunu büyütebilir. Güçlerin birleştirilmesine dönük çaba, siyasi güçler ve toplum içindeki birlik mücadelesi, Kürtler için siyasi, toplumsal ve psikolojik açıdan büyük bir umut haline gelebilir.
Son aylarda Kürtlerin hem yurtdışında hem de Kürdistan içinde gerçekleştirdiği gösteriler, tüm Kürt toplumu ve siyasi partiler için yeni bir deneyim olarak görülmelidir. Başka bir ifadeyle bu deneyim, sokakların ve toplumun her zaman siyasi partilerin dar dünya görüşlerini ve küçük çıkarlarını aşarak ulusal meseleyi çalışmalarının merkezine koyma potansiyeline sahip olduğunu göstermiştir. Son aylarda toplumumuz hem tüm siyasi güçlere hem de dünya karar merkezlerine açık bir mesaj verdi. Bu mesaj da şuydu: Kürtler canlı bir toplumdur; hem dar söylemlerin üstesinden birlikte gelebilir hem de tehditler karşısında birlikte durabilir.
Önermek istediğimiz hususlar şunlardır:
“*Ulusal ve ortak bir söylem için çaba; ulusal meseleye hizmet eden, halkların hak ve özgürlüklerini ve ortak yaşamı esas alan bir söylem.
*Siyasi anlaşmazlıklardan, iç sorunların derinleştirilmesinden ve parti, siyasi ve dar ideolojik çıkarlardan uzak durmak.
*Ulusal çıkarın siyasi ve ortak çalışmanın merkezine yerleştirilmesi. Kürt meselesine hizmet etmeyen bütün ideolojik söylemlerden uzaklaşılması.
*Ortadoğu’nun durumunu, Kürdistan’ın parçalandığı devletleri, savaşın hangi yöne gittiğini ve Kürtlerin ne yapması gerektiğini değerlendirecek ortak bir ulusal merkezin kurulması.
*Diplomatik çalışmalar, siyasi faaliyetler, ilişkiler, dünya karar merkezleriyle diyalog, Kürtlerin ortak vizyonunun, bölgenin durumunun ve Kürtlerin haklarının anlatılması için ortak bir ulusal komitenin kurulması.
*Ortak çalışma, diyalog, krizlerle yüzleşme, siyasi, ekonomik, güvenlik ve toplumsal tehditlere karşı ulusal bir çatı kurulması. Ayrıca tehlikeler evlerimize ulaşmadan önce çözüm için plan ve programların hazırlanması.”








