‘Plansız yapılaşma güvenliği tehdit ediyor’
- 09:07 15 Mayıs 2026
- Yaşam
Büşra Turan
ÎDIR - Çarpık kentleşmenin kentsel yaşam kalitesini ve deprem güvenliğini tehdit ettiğini vurgulayan Mimar İlknur Şilan Koçbaşı, “Mevzuat teoride yeterli olsa da uygulamada taviz veriliyor. Altyapı önceliği gözetilmeden yapılan inşaatlar tahliyeyi ve hizmete erişimi zorlaştırıyor” dedi.
İl statüsü kazandığı 1992 yılından bu yana Îdir’de (Iğdır) son 34 yılda yaşanan kontrolsüz nüfus artışı ve göç dalgası, kenti yapısal sorunların en yoğun yaşandığı yerlerden biri haline getirdi. Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verilerine göre, kentsel yerleşim alanlarındaki yoğunluk plan kapasitesinin yüzde 40 üzerine çıkarken, imar planı dışı yapılaşma oranı, özellikle tarım arazilerinin kaybıyla beraber kronik bir seviyeye ulaştı. Yapılan saha araştırmaları, kentteki yapı stokunun önemli bir kısmının altyapı entegrasyonu tamamlanmadan inşa edildiğini ve bu durumun su taşkınları ile kanalizasyon yetersizliklerini yüzde 60 oranında artırdığını gösteriyor. Mevzuatın teorik yeterliliğine rağmen uygulama aşamasındaki denetim tavizleri, Îdir’i kentsel yaşam kalitesi ve deprem güvenliği açısından ciddi bir risk sarmalına sürüklüyor.
Mimar İlknur Şilan Koçbaşı, Îdir’de plan dışı büyümenin yarattığı altyapı tıkanıklığına ve denetim mekanizmalarındaki yetersizliklere dair değerlendirmede bulundu.
Hızlı şehirleşmenin beraberinde getirdiği yapısal sorunlara ve denetim mekanizmalarındaki yetersizliklere dikkat çeken İlknur Şilan Koçbaşı, planlı büyümenin önemini vurguladı. İlknur Şilan Koçbaşı, “Çarpık kentleşme, altyapı ve planlama düşünülmeden hızlı bir şekilde o yerin yapılaşmaya, düzensiz bir şekilde açılmasına denir. Çarpık kentleşmenin en temel nedenlerinden biri ise şehrin hızlı büyümesi, planlı büyümenin her zaman aynı hızla ilerlememesi, tarım alanlarının yapılaşmaya açılmasıdır. Uygulamada zaman zaman zorluklar yaşanıyor, denetimde eksiklikler yaşanıyor, kaçak yapılaşma meydana geliyor. Çoğuna taviz veriliyor. Sıkıyönetim uygulanmalı. 1992’de Iğdır’ın il olmasıyla beraber bu şehirde yoğun bir göç meydana geliyor, bununla beraber düzensiz yapılaşma artıyor. Bu eskiden beri var olan bir sorun ama son yıllarda biraz daha görünür hale geldi. Mevzuat teoride yeterli olsa da uygulamaya, sahaya geçince yeterli olmuyor. Yeteri kadar denetim sağlanmıyor. Bunların biraz daha sıkı tutulması, iyi bir denetime tabi tutulması, taviz verilmemesi gerekiyor. Sahada doğru uygulanması gerekiyor. Denetim sürekli gelişmesi gereken bir alan, daha etkin ve düzenli bir hale getirilmeli” diye belirtti.
‘Uygulamada yönetmeliğe uyulursa sağlam binalar inşa edilebilir’
Şehir planlama süreçlerinde meslek grupları arasındaki koordinasyonun ve altyapı önceliğinin önemine değinen İlknur Şilan Koçbaşı, düzensiz yapılaşmanın kentsel yaşam kalitesi üzerindeki olumsuz etkilerini belirterek, “Mimar ve mühendislerin şehir bölge planlayıcılarıyla biraz daha aktif, koordineli bir şekilde ilerlemeleri gerekiyor. Bunları sağlayacak ve denetleyecek olanlar da başımızdakilerdir. Normalde bir şehir konutları inşa edilmeden önce, altyapısı konut tipine uygun olarak yapılacaksa, altyapının buna göre revize edilip düzeltilmesi gerekiyor. Bizde önce yapı inşa ediliyor, sonra bu sorunlar ele alınıyor. Halbuki önce şehir düzenli bir şekilde planlanmalı, sorunlar halledilmeli, sonra konutlar inşa edilmeli. Burada öncelikle bu sorunlar ele alınıp düzeltilmeli. İmar planına uymadan, kaçak yolun ortasına yapı yapılıyor, sonra yol büyümeye gidilmiyor, yollar yetersiz kalıyor. Plan dışı büyüme uygulamayı da tahliyeyi de zorlaştırıyor. Su ve kanalizasyon sistemleri yetersiz kalıyor, artan nüfusa yetişmekte güçlük çekiyor. Yağmur suyu sorunları oluşturabiliyor, düzensiz yapılaşma tahliyeyi de zorlaştırıyor. Şu an mevcut yapılan binalarda deprem yönetmeliğine uyulsa da eski yapılan yapı stoğunun çok da uyulmadığı kanaatindeyim. Öncelikle bunlar tespit edilip kentsel dönüşüme girmeli. Bu yapılırsa daha sağlam binalar inşa edilebilir” ifadelerini kullandı.
‘Yeşil alanlar eksikliği yaşanıyor’
Îdir’in coğrafi yapısına uygun olmayan yapılaşma tercihlerinin çevresel ve sosyal maliyetlerine dikkat çeken İlknur Şilan Koçbaşı, sürdürülebilir bir şehir planlaması için tarım arazilerinin korunması ve alternatif yerleşim alanlarının değerlendirilmesi gerektiğini ifade etti. İlknur Şilan Koçbaşı, “Iğdır’ın ova ve yeraltı seviyesi yüksek. Burada genellikle tarım arazilerine yapı yapılıyor. Halbuki dağın eteklerinde yapılaşmaya açılsa, hem Iğdır’ın hava kirliliği konusunda da bir çözüm sunulmuş olunur, hem de şehir tarım arazilerine daha önem verilir. Şu an yeşil alan konusunda büyük bir eksiklik yaşıyoruz. Uygun olmayan planlar risk oluşturuyor. Bunların tekrar yenilenmesi lazım. Kaçak yapılaşmanın durdurulması lazım. Trafikte yoğunluk yaşanıyor. Yol planlaması yetersiz kalıyor. Yeşil alan ihtiyacı hissediliyor. Bir millet bahçesi var o da ulaşıma çok uzak. İnsanların merkez içinde kullanabileceği yeşil alan çok az. Bunlar tekrar oluşturulup yeniden planlanmalı. Bu binalar sıkışık oluyor, bu da yaşam konforunu düşürüyor. Göç önemli bir faktör, konut ihtiyacı yükseliyor. Bu da hızlı yapılaşmayı tetikliyor. Ekonomik şartlar tercihleri etkiliyor, insanlar daha ucuz yapılara daha meyilli oluyor. Planlar yapılaşmaya yetişmiyor” sözlerine yer verdi.
‘Tarım arazileri korunmalı’
İlknur Şilan Koçbaşı, güvenli ve yaşanabilir kentlerin inşası için veri temelli bir envanter çalışmasının ve bütüncül bir planlama disiplininin şart olduğunu savunarak, altyapı ve kentsel donatıların konut üretiminden önce tamamlanması gerektiğini belirtti. İlknur Şilan Koçbaşı, son olarak şunları söyledi: “İlk önce mevcut yapıların durumları belirlenmeli. Hangisi riskli, hangisi sağlam, bunların bir envanteri çıkarılmalı. Daha sonra kentsel dönüşüme girecek alanlar tekrardan planlanıp düzenlenmeli; yeni yapılaşma planlı bir şekilde ilerlemeli ve hiçbir şekilde bu konuda taviz verilmemeli. Sağlam bir denetim teoride kabul edilse de uygulamada da sağlanmalı ve bire bir uygulanmalı. Yerel yönetime ve devlete düşen görev ise planlama ve uygulamanın birlikte yürütülmesidir. Denetim süreçleri güçlendirilmeli, altyapı yatırımları artırılmalı ve bunlar önceden düşünülmeli. Şehir bölge planlayıcıları daha çok rol üstlenmeli, tarım arazileri korunmalı ve kurumlar arası koordinasyon sağlam bir şekilde ilerletilmeli. Şehirler planlı büyüdüğünde hem daha güvenli hem daha yaşanabilir hale gelir. İlk önce o kente uygun neler eksik; yeşil alan, yol, ticari alan düşünülüp bir plan kurgusu yapılıp daha sonra konutlar inşa edilirse, altyapı revize edilip ondan sonra konutlar inşa edilirse daha sağlıklı mekanlar tasarlanabileceğini düşünüyorum.”







