'Demokratik toplumun inşası için yeniden örgütleniyoruz'

  • 09:02 5 Temmuz 2026
  • Güncel
ANKARA - DEM Parti Ankara Kadın Meclisi, Barış ve Demokratik Toplum Süreci’nde kadın örgütlülüğünü güçlendirmek için yeniden yapılanma çalışmalarını sürdürürken, kadınları ortak mücadele ve örgütlenmeye davet etti.
 
Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’ın 27 Şubat’ta yaptığı “Barış ve Demokratik Toplum Çağrısı”nın ardından başlayan sürecin toplumsallaşması amacıyla Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) yeniden örgütlenme süreci başlattı. Barış ve Demokratik Toplum’un inşasını, yerelden örmeyi hedefleyen parti, bu kapsamda halkla birlikte örgütlenme çalışmalarını sürdürüyor. Ankara İl Kongresi’nde yeniden kuruluşunu ilan eden DEM Parti Ankara Kadın Meclisi de yeni dönemde kentte kadın örgütlülüğünü güçlendirmek amacıyla çalışmalarına hız verecek. 
 
DEM Parti Ankara İl Kadın Meclisi Sözcüsü Burcu Yangın ile Kadın Meclisi üyesi Satı Hasdemir, yeniden inşa sürecinde örgütlenme ve kadın mücadelesinin geldiği aşamayı değerlendirdi. 
 
Yeni il yönetimi ile birlikte yeniden güçlendirilme ve kadın çalışmalarını örgütleme temelinde kadın meclisinin yeniden kuruluşunu ilan ettiklerini söyleyen Burcu Yangın, örgütlenmenin önemini şu sözlerle anlattı: "Barış ve demokratik toplum çağrısını yerellerde, temas ettiğimiz herkesi bu sürecin öznesi haline getirmeyi önemli görüyoruz. Kadınlar bu süreçte önemli bir sosyolojik kategori. Kadın ve çocuklar savaştan en çok zarar görenler oluyor. Bu anlamda da kadınların yaşamla kurduğu ilişki açısından barışı inşa etme noktasında önemli öznelerdir. En öncelikli hedefimiz daha fazla örgütlenmek, kadın meclisimizi güçlendirmek, yerellerde ve bulunduğumuz alanlarda kadınları güçlendirerek barış talebinin daha güçlü bir şekilde dile getirilmesini sağlamak.”
 
'Ortak kadın mücadelesini önemsiyoruz'
 
"Kadınların ortak mücadelesini önemsiyoruz" diyen Burcu Yangın, "Bulunduğumuz bütün illerde ortak platformlarda yer alıyoruz. Yan yana geldiğimiz tüm zeminleri değerlendiriyoruz. Ortak mücadelemizi güçlendirmek için yeni dönemde de bu yaklaşımla çalışmalarımızı sürdüreceğiz. Sayın Abdullah Öcalan'ın 27 Şubat çağrısından sonra DEM Parti olarak birçok yerelde süreci anlatmak, birlikte tartışmak ve barışı nasıl inşa edeceğimize dair birçok halk toplantısı gerçekleştirdik. Bu dönemde kadınlarla temas düzeyimizi artırmanın, onların soru ve katkılarına dair zemin oluşturmanın önemli olduğunu düşünüyoruz" şeklinde konuştu.
 
Örgütlenme ve mücadele çağrısı
 
Kadınların ev ve iş yerlerinin yanında mücadele ettikleri alanlarda da var olmaya dair bir mücadele sürdürdüklerini ifade eden Burcu Yangın, Barış ve Demokratik Toplum’un inşasında kadınların daha fazla tartışma yürüttüğü bir dönemi planladıklarını söyledi. Burcu Yangın son olarak Barış ve Demokratik Toplum’un inşası için tüm kadınları DEM Parti Kadın Meclisi çatısı altında örgütlenmeye ve mücadele etmeye çağırdı.
 
'İnşa için yeniden örgütlenme sürecine girdik'
 
Barış ve Demokratik Toplum’un inşası için yeniden bir örgütlenme sürecine girdiklerini aktaran Satı Hasdemir de inşa sürecinde kadınların yer almasının önemine işaret etti. Bütünleşik bir mücadelenin verilmesi gerektiğinin altını çizen Satı Hasdemir, "Doğal yaşam, kadın mücadelesi, hayvan haklarının eşit ve doğayı tüketmeyecek bir şekilde kullanımı gibi başlıklarımızın olması gerekiyor. Bu alanlarda tümüyle birlikte mücadele etmemiz gerekiyor. Yerelden örgütlenme, birey birey insanlara dokunmanın çok önemli olduğunu düşünüyorum. Yaşadığım bölgede eski bir mahalle geleneği hâlâ sürdürülüyor. İnsanlar sokakta yaşayabiliyor, esnafla temasları var, birbirlerinden çok kopuk değiller. Bu tür ilişkilerin yeniden yapılandırılması gerekiyor" dedi.
 
Kadınlara yönelik şiddetin dünyada ve Türkiye'de artış gösterdiğine dikkat çeken Satı Hasdemir, kadınların kazanılmış haklarının yok edilmesine dönük bir politika izlendiğini söyledi. Süresiz nafaka hakkının kaldırılmasına ilişkin düzenlemenin ciddi risk yarattığını söyleyen Satı Hasdemir, şöyle devam etti: "Bizim gibi ülkelerde kadınlar çalışma yaşamına yeterince giremediklerinden kaynaklı ekonomik özgürlükleri olmadıkları için buna dair yasal düzenlemelere ihtiyaç var. Var olan yasalar gayet yeterli fakat bunların kullanımı yeterli değil, uygulanmıyor. İstanbul Sözleşmesi'nden çıkmış olmamız da ciddi bir risk yaratıyor. Bu alanlarda da ciddi bir mücadeleye ihtiyaç var. Bu süreçte kadın bakış açısına sahip olunması için kadınlarla temas edilmesi ve yeniden örgütlenmenin genişletilmesi çok önemli. Kadın mücadelesi, ekolojik mücadele, hayvan haklarına dair mücadelelerin bir arada yürütülmesi gerektiğini düşünüyorum."
 
‘Ortak bir mücadele hattı oluşturulmalı’
 
Şiddet ortamlarında en çok etkilenen kesimlere işaret eden Satı Hasdemir, "Barış herkesin sorunu olmadığı zaman diğer hiçbir mücadele hattı gerçek anlamda oluşmayacak. Mücadele birbirinden kopuk olduğunda herkes başka yere savruluyor. Doğa, kadın, LGBT ve hayvanlar için de bunların artık ayrı ayrı kesimler olarak düşünülmemesi gerekiyor. Hep beraber, birlikte dayanışarak mücadeleyi büyütmemiz gerekiyor" dedi.