Kentleşmeye karşı toprağa tutunan yaşam

  • 09:02 21 Ağustos 2026
  • Yaşam
Neslihan Kardaş
 
ŞIRNEX - Qileban’da evinin arkasındaki bahçede üretim yapan Fehime Altürk, 20 yılı aşkın süredir toprağa emek veriyor. Fehime Altürk, betonlaşmaya karşı doğayla iç içe yaşamın önemine dikkat çekiyor.
 
Kentlerin her geçen gün biraz daha betonla kaplandığı, toprağın hafızasının duvarlar ve asfalt altında bırakıldığı bir zamanda, Şirnex’in Qileban (Uludere) ilçesinde yaşayan 50 yaşındaki Fehime Altürk, ektiği her fideyle toprağa dokunuyor, her hasatta emeğini çoğaltıyor. Fehime Altürk, bahçesinde yalnızca sebze yetiştirmiyor; kadınların yüzyıllardır toprakla kurduğu üretim, bakım ve yaşam bağını da sürdürüyor. Betonlaşmanın kuşattığı yaşamın ortasında toprağı terk etmeyen kadınlar, doğayla kurdukları ilişkiyi geleceğe taşıyarak hem hafızayı hem de yaşamı koruyor.
 
Evinin arkasında kurduğu bahçeyle toprakla bağını sürdüren Fehime Altürk, üretim sürecini ve toprağın kendisi için anlamını anlattı.
 
Bahçesinde meyveden sebzeye birçok ürün ekiyor
 
Kendi yaşamının, direnişinin bostan ekmek, bahçe büyütmek olduğunu söyleyen Fehime Altürk, “Yazın başında bahçemizi ekiyoruz, sonbahara kadar devam ediyor. Meyve, sebze, yeşillik gibi birçok ürün ekiyorum. Sonbaharda ise ürünlerimizi topluyoruz. Hasat ettiğimiz her ürünü farklı yöntemlerle kış için saklıyoruz. Kurutulacak ürünleri kurutuyoruz, buzlukta saklanacakları poşetleyip buzlukta muhafaza ediyoruz. Bahara kadar bu ürünlerimizi kullanıp tüketiyoruz. Havalar ısınınca da yine bahçemizi ekiyoruz” dedi.
 
‘Emek vermek, hazır almaktan daha güzel’
 
Her sene bahçe ekimi yaptığını anlatan Fehime Altürk, “20 yılı aşkın süredir bu devam ediyor. Domates, soğan, biber, kabak, bamya gibi aklımıza gelen her türlü ürünü ekiyorum. Sonbahara kadar da sürekli yetişen taze ürünlerimizi tüketiyoruz. Kendi elimizle ektiğimiz şeyler daha güzel oluyor. Emek vermek, hazır almaktan daha güzel. Fiyatlar ne kadar pahalı da olsa ucuza meyve sebze bulunuyor ama ben kendi elimle yetiştirdiğim ürünleri tüketmeyi seviyorum. Yetişen her üründe benim emeğim, elimin izi var. Toprakla uğraşmaktan da çok keyif alıyorum” diye konuştu.
 
‘Kendimi şanslı buluyorum’
 
Toprakla bağı kopmadığı için kendini şanslı bulan Fehime Altürk, “Bazılarının bahçesi hiç yok ama bizim bahçemiz var. Bu yüzden şanslıyım. Ekim yaparken en çok su sorunu yaşıyoruz. Mesela geçen sene su olmadığı için pek ekim yapamadık. Bu sene yağışlar vardı ama ektiğim ürünlere dolu vurduğu için istediğim gibi verimli olmadı. İki yıl önce çok verimliydi. Bizler de zamanımızı toprakla geçiriyoruz” şeklinde konuştu.
 
‘Beton yerine toprağa basmak’
 
Fehime Altürk, betonların arasında hâlâ ekim yapabilmenin güzel bir duygu olduğunu belirterek, “Her yer yüksek binalarla dolu. O binalarda geçen yaşam güzel değil. Doğa ile iç içe yaşam daha güzel geliyor bana. Beton yerine toprağa ayak basmak bile çok güzel geliyor bana” ifadelerini kullandı.