Tutsak aileleri adım bekliyor: Neden hâlâ zulüm devam ediyor?

  • 09:01 26 Ekim 2026
  • Güncel
Pelşin Çetinkaya 
 
AMED- Kızı Gülistan Al'ın cezaevinde yaşadığı hak ihlallerini ve sürgün nedeniyle ailesinin karşılaştığı zorlukları anlatan Emine Al, sürece rağmen cezaevlerine dair adım atılmadığını söyleyerek, “Öncelikle Başkanımız Abdullah Öcalan’ın serbest bırakılması gerekiyor. Barış dediler, peki barış nerede? Neden hâlâ bu zulüm devam ediyor?” diye sordu.
 
Cezaevlerinde yaşanan hak ihlalleri her geçen gün artarak devam ediyor. Bu durum sadece tutsakları değil, aileleri de doğrudan etkiliyor. Sürgünler, görüş kısıtlamaları, idare ve gözlem kurulu kararları, tahliyelerin engellenmesi, kıyafet ve temel ihtiyaçlara yönelik yasaklar, hasta tutsakların yaşadığı sorunlar hem cezaevi koşullarını ağırlaştırıyor hem de ailelerin yakınlarıyla bağ kurmasını zorlaştırıyor. Özellikle uzak kentlere yapılan sürgünler; ekonomik ve sağlık sorunları yaşayan ailelerin ziyaretlerini güçleştirirken, tutsakların yaşam koşullarına ilişkin kaygıları da artırıyor. Cezaevinde olan tutsakların aileleri, hak ihlallerinin son bulmasını ve yakınlarının özgürlüklerine kavuşmasını istiyor.
 
Tüm bu sorunlarla karşı karşıya kalan tutsaklardan biri de Kayseri Bünyan Kadın Kapalı Cezaevi’nde tutulan Gülistan Al ve ailesi. Malatya İnönü Üniversitesi’nde Pazarlama Bölümü’nde okurken, tutuklanan Gülistan Al, dört ay Malatya Hapishanesi’nde kaldı. Ardından tahliye edilen Gülistan Al, 2016’da tekrardan Adana’da tutuklandı. 2017 yılında hakkında yapılan yargılama sonucunda Gülistan Al’a “Devletin birliğini ve ülke bütünlüğünü bozma” suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası verildi. Bu süre zarfında birçok cezaevine sürgün edilen Gülistan Al, siyasi tutsak olduğu gerekçesiyle ağır hak ihlallerine maruz bırakıldı.
 
Kızı ve arkadaşları için büyük endişe duyduğunu belirten Anne Emine Al, sürece rağmen ihlallerin son bulmadığına, aksine arttığına dikkat çekti.
 
8 Mart hazırlıkları yapan Gülistan sürgün edildi
 
Kızının 8 Mart Dünya Kadınlar Günü için yaptığı hazırlıkların gerekçe gösterilerek gece yarısı Kayseri’ye sürgün edildiğini belirten Emine Al, “Kızım Gülistan, kaldığı cezaevinde birkaç yıl önce 8 Mart Dünya Kadınlar Günü’nü kutlamak için tüm hazırlıklarını yapmıştı. Hatta kendisine bir elbise bile hazırlamıştı. Ancak sırf bu hazırlıkları yaptığı için bir gece yarısı kızımı arkadaşlarının arasından tek başına alarak Kayseri’ye sürgün ettiler. Sürgün edilmesine gerekçe olarak da 8 Mart için yaptığı hazırlıklarını gösterdiler. Kızımı zorla götürdüler ve iki gün boyunca kendisinden haber alamadık. İki günün ardından bize kızımı sürgün ettiklerini söylediler. Biz bu haberi duyunca çok üzüldük” dedi.
 
‘Cezaevi sürgünü aileleri de cezalandırıyor’
 
Emine Al, kızının Kayseri’ye sürgün edilmesi nedeniyle yılda yalnızca bir ya da iki kez görüşüne gidebildiğini aktararak, “Kızımın kaldığı cezaevi, Kayseri merkeze oldukça uzak bir konumda. Oraya gidip gelmekte çok zorluk çekiyoruz. Anne ve babası olarak yılda ancak bir ya da iki kez görüşüne gidebiliyoruz. Cezaevinin içinde tutsaklara zulmediliyor, dışarıda ise aileleri aynı zulme maruz bırakılıyor. Sanki cezaevindeki tutsakların ailelerinin de onların yanında tutsak olması isteniyor. Ayrıca kızımı her ay görmek istiyorum ancak hem cezaevinin uzak olması hem de yaşadığım sağlık sorunları nedeniyle bunu yapamıyorum. Kızım burada olsaydı her hafta kendisini görme imkânım olurdu. Yalnızca cezaevine gidip gelmekte değil, genel olarak hayatımı sürdürmekte de ciddi sağlık sorunları yaşıyorum” ifadelerini kullandı.
 
‘Terörist kabul etmiyoruz’ denilmiş
 
Kızının siyasi nedenlerle tutsak edildiği için kaldığı bütün cezaevlerinde farklı ve ağır hak ihlallerine maruz bırakıldığına dikkat çeken Emine Al, “Kızım daha önce kaldığı Osmaniye Cezaevi’nde de ciddi hak ihlallerine maruz kaldı. Babası onu ziyarete gittiğinde yüzünün ve gözlerinin kapkara olduğunu söylemişti. Orada tutsaklara çok ağır zulüm yapıldığını anlattı. Gülistan’ı Kayseri’ye sürgün etmeden önce Osmaniye Cezaevi’ne götürmüşler. Ancak orada kendilerine ‘Terörist kabul etmiyoruz’ denilmiş. Gülistan’la birlikte beş siyasi kadın tutsak daha bulunuyordu. Cezaevi yönetiminin onları kabul etmeyeceğini, hatta ölümle tehdit ettiklerini öğrendik. Bunun üzerine birçok yere giderek kızımı öldüreceklerini söyledim. Büyük uğraşlarım sonucunda yetkililer cezaeviyle görüştü ve kızımı oradan çıkardılar” diye konuştu.
 
Cezaevinde yorgan ve kalın kıyafetler yasaklandı
 
Emine Al, kızının kaldığı cezaevinde yeni müdürün göreve gelmesiyle yasakların arttığını söyleyerek, “Kızım kaldığı cezaevlerinde birçok hak ihlaline maruz kaldı. Şimdi bulunduğu cezaevine yeni bir müdürün geldiğini ve bu değişikliğin ardından ağır yasakların uygulanmaya başlandığını söyledi. Yeni müdürün göreve gelmesiyle birlikte sorunlar da arttı dedi. Yorganlarını, pamuklu kıyafetlerini ve içeride ördükleri kalın giysileri tutsakların elinden alıyorlarmış. Kızım, cezaevinin çok soğuk olduğunu ve içeride çok üşüdüklerini anlattı. Ayrıca cezaevinde hasta ve yaralı tutsakların bulunduğunu söyledi. Yeni müdürün bütün kurulları yeniden oluşturacaklarını da belirtmiş. Bunları duydukça içimiz rahat etmiyor, geceleri uyuyamıyoruz” sözlerine yer verdi. 
 
‘Barış nerede?’
 
Devletin yaptığı bu ihlallerle süreci görmezden geldiğine vurgu yapan Emine Al, “Öncelikle Başkanımız Abdullah Öcalan’ın serbest bırakılması gerekiyor. Ardından çocuklarımızın cezaevlerinden çıkarılması gerekiyor. Hiçbir suçları olmadığı hâlde çocuklarımızı, Kürt insanları tutukladılar. Barış dediler, peki barış nerede? Neden hâlâ bu zulüm devam ediyor?” diye sordu.