Sudan’da cinsel şiddet artıyor: Kadın ve çocuklar hedefte
- 14:25 29 Nisan 2026
- Dünya
HABER MERKEZİ - Sudan’da süren çatışmalarla birlikte kadın ve çocuklara yönelik cinsel şiddet vakaları artıyor. BM ve sivil kuruluşlar, tecavüzün savaş aracı olarak kullanıldığına dikkat çekerek, acil önlem çağrısı yaptı.
Sudan’da çatışmaların başlamasından bu yana özellikle kadın ve çocukları hedef alan cinsel şiddet vakalarında ciddi bir artış yaşanıyor. Gelen raporlar, cinsel şiddetin çatışmanın bir aracı olarak kullanıldığını ortaya koyarken, zayıf koruma mekanizmaları ve halkın sağlık ile psikolojik destek hizmetlerine erişimde yaşadığı zorluklar krizi daha da derinleştiriyor.
Birleşmiş Milletler’e bağlı kuruluşlar ile yerel sivil toplum örgütleri, bugün yaptıkları açıklamada, Sudan’daki çatışmalarda tecavüz ve diğer cinsel şiddet türlerinin bir silah olarak kullanılmasının ciddi sonuçlar doğurduğu konusunda uyarıda bulundu. Kuruluşlar, bu ihlallerin kadın ve çocukların ruh sağlığı üzerinde derin etkiler bıraktığını vurguladı.
Çatışma ve büyüyen insani kriz
Sudan’da Nisan 2023’ten bu yana ordu ile Hızlı Destek Kuvvetleri arasında süren çatışmalar, binlerce kişinin hayatını kaybetmesine ve yaklaşık 11 milyon kişinin yerinden edilmesine yol açtı. Bu süreçte cinsel şiddet vakalarında keskin bir artış yaşandı.
MSF raporu: Binlerce kişi sağlık hizmeti aldı
Sınır Tanımayan Doktorlar (MSF) tarafından yayımlanan rapora göre, Ocak 2024 ile Kasım 2025 arasında Kuzey ve Güney Darfur’da örgüt destekli sağlık merkezlerinde cinsel şiddete uğrayan en az 3 bin 396 kişiye sağlık hizmeti verildi. Bu kişilerin büyük çoğunluğunu kadınlar ve çocuklar oluşturdu.
Raporda, bu suçların artık ülkedeki çatışmanın “belirgin bir özelliği” haline geldiği ifade edildi.
‘Görünen sadece buzdağının ucu’
Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) ise kayda geçen vakaların gerçeği tam olarak yansıtmadığını belirterek, mevcut verilerin yalnızca “buzdağının görünen kısmı” olduğunu vurguladı.
DSÖ’nün toplumsal cinsiyete dayalı şiddet birimi sorumlusu Avni Emin, güvenlik sorunları, sağlık hizmetlerine erişimde yaşanan güçlükler, toplumsal damgalanma ve eğitimli sağlık personeli eksikliğinin mağdurların destek almasını zorlaştırdığını ifade etti.
Avni Emin, “Konuşan her bir kadına karşılık, sessizce acı çeken sekiz ya da dokuz kadın var” diyerek, bildirilmeyen vakaların çok daha fazla olabileceğine dikkat çekti.
Sağlık sistemine erişim giderek zorlaşıyor
Darfur Kadınlar Ağı’ndan Nimet Ahmedi ise kadınların ve çocukların sağlık hizmetlerine ulaşma sürecinde karşılaştıkları zorlukları anlattı. Nimet Ahmedi, çatışma öncesinde bile sınırlı olan uzman doktor sayısının, insani yardım kuruluşlarının bölgeden çekilmesi ve güvenlik durumunun kötüleşmesiyle daha da azaldığını belirtti.
Bazı sağlık merkezlerinin silahlı grupların kontrolüne girdiğini söyleyen Nimet Ahmedi, kadın ve çocukların yeniden şiddete maruz bırakılma korkusuyla tedavi aramaktan kaçındığını ifade etti.
Nimet Ahmedi ayrıca, Darfur’da bir sağlık çalışanının tecavüze uğrayıp katledildiği olay da dahil olmak üzere, silahlı grupların sağlık merkezlerine baskın düzenlediği vakalara dikkat çekti.
Yerel kadın örgütlerinin asgari düzeyde hizmet sunmak için çaba gösterdiğini belirten Nimet Ahmedi, finansman yetersizliği ve uluslararası desteğin eksikliğinin bu çabaları zorlaştırdığını dile getirdi.
İlk 72 saat hayati önemde
Birleşmiş Milletler Nüfus Fonu (UNFPA) İnsani Müdahale Direktörü Şoko Arakaki ise kadın ve çocukların ilk 72 saat içinde tıbbi destek almasının hayati önem taşıdığını vurguladı.
Şoka Arakaki, Sudan’da temel ilaç ve sağlık hizmetlerinin eksikliğine dikkat çekerek, özellikle çatışmalardan en çok etkilenen bölgelerde psikolojik rahatsızlıklar ve intihar vakalarında endişe verici bir artış yaşandığını belirtti.
Uzun vadeli etkiler ve acil çağrı
BM yetkilileri, Sudan’da cinsel şiddetin yalnızca kısa vadeli sonuçlar doğurmadığını, etkilerinin gelecek nesillere kadar uzandığını ifade etti.
Yetkililer, ruh sağlığı hizmetlerinin güçlendirilmesi, sivillerin korunması ve kadın ve çocuklara acil destek sağlanması çağrısında bulunurken, çatışmaların devam etmesi halinde krizin daha da derinleşeceği uyarısında bulundu.







