Qoser kayyımı parke ihalesi için çektiği krediyi hangi sokağa kullandı?

  • 09:01 13 Nisan 2024
  • Siyaset
 
Öznur Değer
 
MÊRDÎN - DEM Parti’nin belediyeyi 106 milyon 483 bin 852,66 TL borç ile kayyımdan geri aldığı Qoser’de, çekilen kredilerin parke ihalesine harcandığının söylendiğini ancak neye harcandığını bilmediklerini söyleyen Belediye Eşbaşkanı Hamdiye Bilek Turgay, kentin her sokağında bir tahribat yaşandığını söyledi.  
 
Özel savaş politikaları kapsamında Kurdistan’da 2016 yılında devreye konulan kayyım atamaları kentleri yıkıma sürüklerken, yurttaşlara da adeta yaşam alanı bırakmadı. Kayyım atanan yerlerden biri olan Mêrdîn’in (Mardin) Qoser (Kızıltepe) ilçesinde de 31 Mart seçimlerinde belediyeyi kazanan Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Eşbaşkan adayları Hamdiye Bilek Turgay ile Zeyni İpek 3 Nisan’da mazbatalarını aldıktan sonra göreve başladı.
 
Kayyımlara yüzde 70 ile yanıt
 
İlki 30 Mart 2014 yerel seçimlerinin ardından 6 Aralık 2016 ve ikincisi de 31 Mart 2019 yerel seçimlerinden sonra 4 Kasım 2019 olmak üzere iki defa kayyım atanan ilçede, 31 Mart 2024’te gerçekleşen yerel seçimlerde yüzde 70,58 oy oranı ile DEM Parti Eşbaşkan adayları Hamdiye Bilek Turgay ile Zeyni İpek belediyeyi kazanarak kayyımdan geri aldı.  
 
Kentin her sokağında bir tahribat
 
Kayyım yönetimindeki 5 yıllık süre zarfında köstebek yuvasına dönen yollardan tutalım, kanalizasyon sorununa, su sorunundan elektrik sorununa kadar birçok açıdan hasar bırakan kayyım aynı zamanda park isimlerinden cadde ve sokak isimlerinin değiştirilmesine kadar kentin hafızasını da silmeye çalıştı. 
 
115 milyon kredi çekti 106 milyon borç bıraktı  
 
DEM Partili eşbaşkanların kayyımdan geri aldığı belediyede ilk belirlemelere göre kayyım toplam 106 milyon 483 bin 852,66 TL borç ile belediyeden ayrıldı. İller Bankası’na 46 milyon 676 bin 362 TL, Vakıflar Bankası’na 43 milyon 404 bin 236 TL, Finans Bankası’na 1 milyon 532 bin 917 TL, Emekli Sandığı’na 2 milyon 275 bin 20 TL, Personel AŞ.’ye 3 milyon 467 bin 886 TL, Sosyal Güvenlik Müdürlüğü’ne (SGK) 3 milyon 6 TL, Vergi Dairesine ise 6 milyon 121 bin 160 TL borç bırakan kayyımın son birkaç yılda biri 24 milyon 526 bin TL, biri 40 milyon TL ve biri de 51 milyon TL olmak üzere toplam 115 milyon 526 bin TL kredi çektiği öğrenildi. İlk kredinin 45 taksiti ödenirken 3 taksitinin kaldığı, ikinci kredinin 18 taksiti ödenirken 42 taksitinin ödenmediği, son kredinin ise 11 taksinin ödendiği ve 49 taksitinin ödenmediği ortaya çıktı. Ödenmeyen toplam 94 kredi taksitlerinin aylık ödeme periyodu ise 3 Milyon 444 bin 248 TL.  
 
Aylık sabit gider 43 milyon
 
Kayyımın bıraktığı borçlar ile birlikte belediyenin aylık sabit gideri, personel maaşı 9 milyon 400 bin TL, şirket personel maaşı (SGK, vergi, huzur hakkı) 20 milyon 325 bin TL, Vergi Dairesi (SGK, emekli sandığı) (cari dönem) 3 milyon 500 bin TL, Vergi Dairesi (SGK, emekli sandığı) (yapılandırma) 190 bin TL, kredi geri ödemeleri 3 milyon 240 bin TL, akaryakıt 1 milyon 600 bin TL, araç kiralama 750 bin TL ve temizlik hizmet alımı 4 milyon 150 bin TL olmak üzere toplam 43 milyon 155 bin TL.
 
Göreve başlayan DEM Parti Qoser Belediyesi Eşbaşkanı Hamdiye Bilek Turgay, konuya ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
 
‘Her ayı 5 milyon borçla kapatıyoruz’
 
Mazbatayı aldıktan sonra belediyeye geldiklerinde nöbet kulübelerinin kaldırıldığını gördüklerini ifade eden Hamdiye, diğer kapıda ise X-Ray cihazının olduğunu vurguladı. Bir yandan kayyımın bunları kaldırmaya çalışırken, öte yandan da halkın büyük bir coşku ile belediye binasına girdiğini kaydeden Hamdiye, “Halk kendine ait olan bir yeri istiladan kurtarmış gibi bir sevinç ve heyecanla belediyeye geliyordu. İlk günümüz yoğun bir ilgi ve misafirlerle geçti. İlk elden borcun ve tahribatın ne kadar olduğunu öğrenmek istedik. Açığa çıkan rakam ise 106 milyon TL’lik borçtu. Aylık gelirimiz 38 Milyon iken gider ise 43 Milyon 155 bin TL. Buna göre her ayı 5 milyon borçla kapatıyoruz” şeklinde konuştu.  
 
İş makinaları askeriyeye kiraya verilmiş
 
Son günlerde çöplerin toplanmadığını gördüklerini kaydeden Hamdiye, nedeni anlamak için ilgili birimle görüştüklerinde, İŞKUR üzerinden alınan temizlik emekçilerinin belediyeden çıkarılarak farklı kamu kurumlarına yerleştirildiğini öğrendiklerini belirtti. Hamdiye, “Qoser gibi gündüz 500 bin nüfusu bulan ve çok sayıda sokağı, caddesi olan bir ilçede yalnızca 14 temizlik emekçisi kaldı. İlçe kir içinde kaldı. Halkımız da kendi imkânlarıyla etrafını temizlemeye çalışıyor. Biz de bu anlamda bir kampanya başlattık. Kiraya verilen iş makinalarımız da neredeyse kalmamış. İki vidanjörümüz var onlardan biri de bozuk. Henüz yeni olduğumuz ve birçok şeyin tespitini tam yapamamış olmamız nedeniyle birçok iş makinasının askeriyeye kiraya verildiğini duyduk” sözlerine yer verdi.
 
Çekilen kredi yapılmayan parke yollarına harcanmış!
 
Çekilen ve henüz ödemesi bitmeyen kredilere de değinen Hamdiye, “Kredinin neye harcandığını sorduğumuzda parke ihalesine harcandığını söylediler. Ancak biz Qoser’de yaşayanlar olarak sokaklarına baktığımızda çukurlardan sokaklara girilemediği görüyoruz. 21’nci yüzyılda bir şehir çamur, toz ve su içinde kalıyorsa bu ciddi bir sorundur. Çekilen o kadar milyon kredi hangi parke taşı için kullanıldı? Bu süreçte parke taşlarıyla yenilenen hiçbir yol yok. Önceki kayyım Hüseyin Çam hakkında soruşturma başlatıldığı kamuoyuna da yansımıştı. İhalede rüşvet teklif ettiği firma sahibi, kayyım Hüseyin Çam hakkında dava açılmasını istemişti ve süreç hala devam ediyor. Gelen kayyım da aynı tarzda devam etti” diye belirtti.       
 
‘Halkta özgürlüğünü eline almış gibi bir heyecan vardı’
 
Halkın belediyenin kazanılmasına yönelik heyecan ve coşkusuna da dikkat çeken Hamdiye, seçim günü sonuçların ardından binlerce insanın alanlara döküldüğünü kaydetti. Mazbatayı almaya gittiklerinde doğalında oluşan büyük bir kitlenin İlçe Seçim Kurulu önünde toplandığını belirten Hamdiye, sözlerini şöyle sürdürdü: “Binlerce insan toplanarak önümüzde yürümeye başladı. Belediyeye geçtiğimizde ise halkta özgürlüğünü eline almış gibi bir heyecan vardı. Çocuklar, kadınlar, anneler, gençler öyle güzel bir heyecanla bizi karşıladılar ki çok güzel bir duyguydu. Birçok annemiz ağladı. Beni en çok etkileyen anlardan biri mazbata aldığımız gün Uğur Kaymaz’ın annesi Makbule Kaymaz’ın ağlayarak ‘Bugünü de gördüm ya’ demesi oldu. Aşağıya indiğimizde çocukların belediye bahçesindeki havuza girip oynadıklarını gördük. Suyu henüz temizlemediğimizi söylediğimizde çocuklar, ‘hayır bu bizim belediyemizin havuzudur suyu da temizdir bir şey olmaz’ dediler. Anneler şölene gelmişçesine belediye bahçesinde oturup sohbet ediyorlardı. Bazıları ‘Arabalarımızı belediyenin yanına park ettiğimizde bile ceza yiyorduk’ diyorlardı. Herkes  ‘serbestçe belediyenin içine girip dolaşmak o kadar güzel ki’ diyorlardı. Kontrol yok, X-Ray cihazı yok, polis denetimi yok. Bunlarsız belediyeye girmeye hasret kalmışlar.”
 
Kadın kooperatifi, çok dilli kreşler… 
 
AKP-MHP’nin politikaları sonucunda özelde ekonomik anlamda en çok kadın ve çocukların etkilendiğini sözlerine ekleyen Hamdiye şunları belirtti: “AKP-MHP iktidarı toplumu açlıkla terbiye etmek istiyor. Bu da en çok kadını, çocuğu ve gençleri etkiliyor. Bizler de bu anlamda öncelikle kadına istihdam alanı açmak istiyoruz. Kadınlar için özerk kooperatifler açmayı planlıyoruz. Yine yaratılan politikalardan biri asimilasyon. Çocuklar küçük yaşta asimilasyonla yüz yüze kalıyorlar. Buna karşı çok dilli kreşler açmak istiyoruz. Çocuklar kreşlere ilk gittiğinde öğrendikleri ilk cümle ‘Atatürk bizi düşmanlardan kurtardı’ oluyor. O nedenle çocukların küçük yaştan itibaren dilleriyle büyümelerini istiyoruz. Sadece Kürtçe de değil. Parti politikamız oldukça kapsayıcı ve herkesi kucaklıyor. O nedenle toplumda konuşulan dillere göre çok dilli kreşler açmayı düşünüyoruz. Mezopotamya bölgesinin temel geçim kaynağı çiftçilik. Buğday, mısır, nohut, makarna gibi birçok şey üretiliyor. Biz de bunların üretilip satılabileceği kooperatifler açmayı planlıyoruz. Hem daha uygun satılacak hem de çalışan kadınlar istihdam edebilecek. Burada birçok ürünü biz yetiştirmemize rağmen halka ulaşana kadar maliyeti 20 katına çıkıyor. Bugün bir ekmeğin alış fiyatı 14 TL ama maliyeti 5 lirayı geçmiyordur. Biz de Qoser’in her mahallesinde yani toplam 16 mahalle merkezlerinde fırınlar açarak daha uyguna ekmek satışını yapmayı hedefliyoruz. 16 TL olan ekmek 8 TL’ye bile satılsa yarı fiyatı olur ve ekonomik anlamda halka da katkı sunmuş olunur. Yine her noktaya satışı yapmak için iki genç de çalışsa 32 kişi ediyor. Onlar da oradan kazanç elde etmiş olurlar. Bedeli ne olursa olsun halka layık olacağız ve halkla birlikte sokaklarda kararlar alacağız.”