Ayşegül Doğan: Sürecin yasal zemini geciktirilmemeli
- 17:54 18 Haziran 2026
- Siyaset
ANKARA - DEM Parti Sözcüsü Ayşegül Doğan, sürecin yasal güvenceye kavuşturulması gerektiğini belirterek, çerçeve yasanın Temmuz ayında Meclis gündemine alınmasını istedi. Ayşegül Doğan, İmralı ile görüşmelerin kurumsal bir çerçeveye kavuşturulması ve Abdullah Öcalan'ın çalışma koşullarının sürece uygun hale getirilmesi çağrısında bulundu.
Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Sözcüsü Ayşegül Doğan, partisinin Merkez Yürütme Kurulu (MYK) toplantısında yapılan değerlendirmeler ve alınan kararlara ilişkin parti genel merkezinde basın toplantısı düzenledi.
Taban maaş ve özlük hakları için Meclis önüne gelen ve burada gözaltına alınan özel sektör öğretmenleri ile mülakat mağduru öğretmenlerin durumuna değinen Ayşegül Doğan, öğretmenlerin açlık grevinde olduğunu ve hakları için direndiklerini söyledi. İktidarın öğretmenlerle diyalog kurmaktan kaçındığını belirten Ayşegül Doğan, DEM Parti olarak güvenceli çalışma hakkını savunmayı sürdüreceklerini ifade etti.
Çerçeve yasa
Ayşegül Doğan, "çerçeve yasa" tartışmalarına da dikkat çekti. Yasal adımların bir an önce atılması gerektiğini vurgulayan Ayşegül Doğan, şunları söyledi: "Kaçınılmaz bir şekilde artık sürecin yasal güvenceye kavuşturulması gerekiyor. İmralı heyetimiz önce iktidar yetkilileriyle görüştü, sonra heyete sorulan sorulara doğrudan yanıt verdi. Ardından Meclis Başkanı Sayın Kurtulmuş'la bir görüşme gerçekleştirdiler. Bu görüşmeler önemli ve tabii ki devam edecek. Yine daha önce de vurguladığımız üzere, görüşmede 'Geçiş Hukuku Yasası', bir başka ismiyle 'çerçeve yasa' ya da kimilerinin 'kod yasa' dediği, neticede bir yasal çerçeveye kavuşturulacak düzenlemeler ve bunların içeriği ile buna dönük sağlanması gereken uzlaşı tartışılıyor, konuşuluyor. Sürecin ilerleyebilmesi için de Meclis çalışmalarına ara vermeden bu düzenlemelerin hayata geçirilmesi gerekiyor."
‘Takvim belirlenmeli’
Yasal düzenlemelerin hayata geçirilmesi için bir takvim belirlenmesi gerektiğini söyleyen Ayşegül Doğan, şöyle devam etti: "Meclis Başkanı Sayın Kurtulmuş'la DEM Parti İmralı Heyeti üyelerinin yaptığı görüşmenin kapsamı tam olarak buydu. Aslında kapsama dair bir fikir birliği var. Nitekim Meclis Başkanı Sayın Kurtulmuş da bunu ifade etti. Daha önce verdikleri bir söyleşide diyorlar ki; Meclis çalışmalarına ara vermeden önce bu yasal düzenleme ile ilgili mesainin yapılması gerekiyor. Meclis Başkanı'nın da görüşmede çerçeve yasanın zamanlamasına dair heyetimizle hemfikir olması tabii ki önemli, ancak yetersiz. Şimdi hem Meclis Başkanı sıfatıyla hem de Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu'na başkanlık yapan kişi olarak sorumluluk alması gereken makam Meclis Başkanlığı makamıdır. Dolayısıyla bu makam temennide bulunması gereken makam değil; yol haritasını ortaya koyması gereken, bu konuda konsensüs sağlanabilmesi için siyasi partilerle fikir ortaklığı geliştirmesi gereken bir makamdır. O yüzden bizim beklentimiz yalnızca zamanlamaya ilişkin hemfikir olunması değil, bu zamanlamaya ilişkin gerekenlerin de bir an evvel yapılmasıdır.”
‘Siyasi irade Meclis zemininde ortaya çıkmalı’
Ayşegül Doğan, yasal düzenlemelerin geciktirilmemesi gerektiğini belirterek şunları kaydetti: "Yıllarca çalınmış bir gelecek tahayyülünden bahsediyoruz. Artık yeter; o yüzden Geçiş Hukuku Yasası'nın önüne engel çıkarmayalım. Gerekçe aramayalım, bu konudaki kararlılığı herkes ifade ediyor. Bizzat Cumhurbaşkanı Erdoğan temponun artacağını ve hızlanacağını söyledi. Biz bunun yansımalarını görmek istiyoruz. Bu siyasi iradenin artık Meclis zemininde somut bir biçimde ortaya çıkmasını istiyoruz."
Çerçeve yasada kararlılık
Ayşegül Doğan, düzenlemelerin Temmuz ayında gündeme gelmesi gerektiğini vurgulayarak şöyle konuştu: "Temel hedefimiz, 'çerçeve yasanın' Temmuz ayında gündeme gelmesi ve gerekli düzenlemelerin hayata geçirilmesi olmalı. Biz bu konuda kararlıyız. Bu konudaki çalışmalarımızı sürdüreceğiz. Ses yükseltmek istiyoruz. Buna karşı suskun kalamayız. Söz konusu olan insan canıdır. Daha önemli ne olabilir? Meclis bunun için çalışmayacaksa niçin çalışacak?
Ayrıca böyle bir beklentili ruh hali yaratmak, insanları beklentide bırakmak adeta bir süre sonra işkenceye dönüşüyor; 6. ve 7. maddeleri bize soran insanlar için. Mesela Meclis komisyonu bir raporda ortaklaştı. Ortak tespitler var ve 6. ve 7. başlıklardaki maddelerin içeriği ve kapsamı hiçbir yeni yasal düzenleme de gerektirmiyor. Ancak bununla ilgili de bir gelişme yok."
‘Kendi görüşmelerimizi yapacağız’
Ayşegül Doğan, İmralı Heyeti'nin temaslarının sürdüğünü belirterek, parti olarak da görüşmeler yapacaklarını söyledi. Ayşegül Doğan, "İmralı heyetimizin bir yandan temasları sürerken, tabii ki biz de kendi temaslarımızı parti olarak sürdüreceğiz. İmralı heyetimizle senkronize bir biçimde, ayrıca onlardan gelen bilgiler ve değerlendirmelerle, o görüşmelerin ışığında çalışmalarımızı sürdüreceğiz. Bu kapsamda sivil toplum örgütleri, farklı toplumsal kesimler, şahsiyetler ve siyasi partilerle temaslarımız devam edecek” dedi.
'Madem engel yok neden geçiştiriliyor?’
Abdullah Öcalan'ın koşullarına ilişkin tartışmalara da değinen Ayşegül Doğan şunları söyledi: "Yine bir başka önemli konu da başından beri dikkat çektiğimiz dil meselesidir. Bu dil meselesinin kapsayıcılığı, nasıl olması gerektiği ve nasıl kurucu bir etki yaratabileceğini söylemiştik. Bunun yanı sıra bir diğer önemli ve başat konu ise Sayın Öcalan'ın koşulları. Şimdi bazı değerlendirmelerde şunu gördük; Sayın Öcalan'ın farklı kişi, kurum ve çevrelerle daha etkin görüşebilmesini sağlayacak düzenlemelerin önünde herhangi bir engel bulunmadığı belirtiliyor. Şimdi madem bir engel yok, neden bunlar gerçekleştirilmiyor? Engel varsa niye böyle değerlendirmeler yapılıyor? Yoksa gereği niye yapılmıyor? Veya mevzuat buna imkan tanıyorsa sürecin ilerlemesine katkı sunacak bu tür adımları kimler, neden geciktiriyor? Süreç karşıtlarının kimler olduğu ve neden ellerini güçlendirmek istediği sorularına kim nasıl yanıt verebilir? O yüzden hâlâ mesela İmralı Adası'na ziyaretlerle ilgili pek çok soru yanıtsız kalıyor."
‘Belirsizlik giderilmeli’
İmralı görüşmelerinin belirli bir takvime bağlanması gerektiğini belirten Ayşegül Doğan şöyle konuştu: "Bu belirsizlik giderilmeli ve başta heyetimiz olmak üzere toplumun farklı kesimleri elbette görüşmeleri belli periyotlarda yapabilmeli. Bunun bir düzeni olmalı. Farklı kesimlerle görüşme talebinin hem Sayın Öcalan hem de bizim tarafımızdan süreç açısından ne kadar önemli olduğu yıllardır ifade ediliyor. Artık hem koşulların sürece uygun bir hale getirilmesi gerekiyor hem de iletişim imkanlarının ve olanaklarının genişletilmesi, artırılması gerekiyor."
DEM Parti'nin 5'inci Olağan Kongresi'nin 20 Eylül'de Ankara Arena Spor Salonu'nda gerçekleştirileceğini açıklayan Ayşegül Doğan, "Önemli bir dönemeçte büyük kongremize hazırlanıyoruz. Barış, demokratik çözüm ve demokratik toplum imkanlarının tartışıldığı bir zamanda hazırlanıyoruz. DEM Parti olarak 5'inci olağan kongremizi 20 Eylül'de Ankara'da Arena Spor Salonu'nda gerçekleştireceğiz. Şimdi tüm hazırlıklarımızı 20 Eylül'e en güçlü şekilde hazırlanabilmek ve en güçlü şekilde gidebilmek üzere yapıyoruz” sözlerini kullandı.
Program ve tüzük komisyonu
Kongre hazırlıklarına ilişkin bilgi veren Ayşegül Doğan, konferansların kongrenin ön hazırlığı niteliğinde olacağını belirtti. Ayşegül Doğan, "Merkezi Komisyonumuzun tabii ki birtakım çalışmaları var. Bir yandan teknik hazırlıklar var biliyorsunuz. Bir yandan da konferans hazırlıkları yapıyoruz. Bu konferanslar kongremizin ön hazırlıkları gibi düşünülmeli. İllerde, bölgelerde, ilçelerde pek çok yerde konferanslar yaptıktan sonra merkezi konferanslar ve ardından kongre yapılacak. Partimizi yeni dönemin ihtiyaçlarına da hazırlamak istiyoruz. Bu bizim için de yeni bir süreç değil. Partimizi yeni dönemin ihtiyaçlarına göre hazırlıklı hale getirmek için uzun süredir sahadayız. Bir yenilenme ve yeniden yapılanma sürecini yürütüyoruz” ifadelerine yer verdi.
‘Yeni dönemin sözünü söylemeye davet ediyoruz’
Ayşegül Doğan, konuşmasını şu sözlerle tamamladı: "'Geçiş Hukuku Yasası'nın' tamamlandığı bir Türkiye düşünün; yasal düzenlemenin olduğu, dönüşlerin başladığı, sürgünlük halinin ortadan kalktığı, hapishanelerin boşalmaya başladığı, insanların demokrasiye yönünü çevirerek soluk aldığı bir Türkiye. Birlikte demokratik bir nefes alabilmek, soluk alabilmek... Şimdi böyle bir zamanda kongreye gittiğimizi düşünün. Bu, siyasetin toplumsal köklerini de daha güçlendirecek. Yine toplumun barışa dönük beklentilerini karşılıksız bırakmamış olacak. O yüzden hem kongre çalışmaları yaparken hem de bu yasal düzenlemelerle ilgili takvimin bir an önce çıkması için çalışmalarımızı yürüteceğiz.
Yeni bir dönemin yepyeni sözlerini birlikte söylemeye davet ediyoruz."







