Gözaltında kaybedilen üç iş insanı için hakikat ve adalet çağrısı
- 12:59 6 Haziran 2026
- Güncel
İSTANBUL - Cumartesi Anneleri, 32 yıl önce gözaltında kaybedilen iş insanları Savaş Buldan, Adnan Yıldırım ve Hacı Karay'ın akıbetini sorarak dosyanın cezasızlıkla sonuçlanan davalar zincirindeki yerini aldığını söyledi.
Cumartesi Anneleri, gözaltında kaybedilen yakınlarının akıbetini sormak ve faillerin yargılanması talebiyle her hafta Galatasaray Meydanı'nda gerçekleştirdikleri eylemin bin 106'ncısında bir araya geldi. Eylemde bu hafta 32 yıl önce gözaltında kaybedilen İş insanları Savaş Buldan, Adnan Yıldırım ve Hacı Karay'ın akıbeti soruldu. Basın metnini Kayıp yakınlarından Besna Tosun okudu.
'Üzerlerinde kimliklerini doğrulayacak eşya yoktu'
Besna Tosun, İş insanları Savaş Buldan, Adnan Yıldırım ve Hacı Karay'ın 3 Haziran 1994 günü sabaha karşı Yeşilyurt’taki Çınar Oteli’nden birlikte ayrıldıklarını çok sayıda tanığın anlatımına göre de otelin önünde bekleyen araçlardan inen telsizli, çelik yelekli ve silahlı 7-8 kişinin onları durdurduğunu söyledi. Üç iş insanını otelin duvarına yaslayarak üst araması yaptıklarını belirten Besna Tosun, "Kendilerini polis olarak tanıtan bu kişiler, 'İfadelerinizi alıp bırakacağız' diyerek Savaş Buldan, Adnan Yıldırım ve Hacı Karay’ı zorla araçlara bindirip götürdü. Olayın hemen ardından aileler savcılığa, emniyete, valiliğe ve hükümet yetkililerine başvurdu. Ancak yakınlarının gözaltına alındığı inkâr edildi. 4 Haziran 1994 akşamı Savaş Buldan, Adnan Yıldırım ve Hacı Karay’ın işkenceyle sorgulandıktan sonra ateşli silahla infaz edilmiş bedenleri Bolu’nun Yığılca ilçesine bağlı Taşlı Melen mevkiinde köylüler tarafından bulundu. Üzerlerinde kimliklerini doğrulayacak hiçbir belge, para ya da değerli eşya yoktu. Bulundukları yer, kontrgerilla cinayetlerinde öldürülen kişilerin bedenlerinin bırakıldığı ve kamuoyunda 'ölüm üçgeni' olarak bilinen bölgeydi" diye konuştu.
'JİTEM Davasına dahil edildi'
Besna Tosun, metnin devamında şunlara yer verdi: "Ailelerin bütün çabalarına rağmen Savaş Buldan, Adnan Yıldırım ve Hacı Karay dosyaları 19 yıl boyunca sürüncemede bırakıldı. Ailelerin ısrarlı başvuruları sonucunda 19 Aralık 2013 tarihinde yeni bir iddianame hazırlandı. Bu iddianame, Ankara 1. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen ve kamuoyunda Ankara JİTEM Davası olarak bilinen davaya dahil edildi. Yargılama sırasında tanık olarak dinlenen eski MİT Kontrterör Dairesi Başkanı Mehmet Eymür, içinde Savaş Buldan, Adnan Yıldırım ve Hacı Karay’ın da bulunduğu bir ‘Kürt iş insanlarına yönelik ölüm listesi’ni mahkemeye sundu. Mehmet Eymür, Savaş Buldan, Adnan Yıldırım ve Hacı Karay’ın infazlarının, Mehmet Ağar’ın yönettiği; Korkut Eken, İbrahim Şahin ve Emniyet İstihbarat Daire Başkanı Emin Aslan’ın yer aldığı özel operasyonlar kapsamında gerçekleştirildiğini ifade etti.
'Failler hakkında beraat kararı verildi'
Savaş Buldan, Adnan Yıldırım ve Hacı Karay’ın kimler tarafından gözaltına alındığı, işkenceyle sorgulandığı, öldürüldüğü ve bu suçların kimlerin talimatıyla işlendiğine ilişkin bilgiler devletin Susurluk Raporu’nda, Ergenekon iddianamesinin 228 numaralı ek klasöründe, Ankara JİTEM Davası iddianamesinde ve mahkeme tutanaklarında yer aldı. Ancak bütün bu bilgi ve belgelere rağmen, 13 Aralık 2019 tarihinde görülen karar duruşmasında Mehmet Ağar ve diğer tüm failler hakkında beraat kararı verildi.
'Cezasızlıkla sonuçlanan davalar zincirindeki yerini aldı'
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesi, Nisan 2021’de yapılan istinaf başvurusu üzerine bu kararı bozdu ve dosyayı yeniden yerel mahkemeye gönderdi. Ancak yerel mahkeme, 26 Mayıs 2023 tarihinde bir kez daha tüm sanıklar hakkında beraat kararı verdi. Yargıtay’a yapılan temyiz başvurusu da 15 Ekim 2024 tarihinde reddedildi ve beraat kararı onandı. Böylece Buldan, Yıldırım ve Karay dosyası da Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi tarafından mahkûmiyetle, iç hukukta ise cezasızlıkla sonuçlanan davalar zincirindeki yerini aldı. Kaç yıl geçerse geçsin, Savaş Buldan, Adnan Yıldırım ve Hacı Karay için, tüm kayıplarımız için adalet talep etmekten; devletin evrensel hukuk normlarına uygun hareket etmek zorunda olduğunu hatırlatmaktan vazgeçmeyeceğiz."
Geçmişle yüzleşme çağrısı
Açıklama sonrası söz alan Pervin Buldan, 3 iş insanının faillerinin yargılanmadıklarını belirterek, "Bu ülkedeki vicdanlı insanların yüreklerinde bu failler mahkum oldu mahkum olmaya devam edecekler. Bugün kurulan faili meçhul cinayetleri araştırma biriminden bir kez daha talep ediyoruz. Sadece bu dönem işlenen değil geçmişte de işlenen bütün cinayetlerin aydınlatılması, faillerin yargılanması talebimizdir. Bir kez daha geçmişle yüzleşmek, hakikati açığa çıkarmak hepimizin sorumluluğudur" diye konuştu.
'Mahkeme katilleri akladı'
Adnan Yıldırım'ın kızı Leyla Yıldırım ise "Aradan geçen 32 yılda bu katillerin Mehmet Ağar ve çetesinin nasıl korunup kahraman ilan edildiklerine şahit olduk. Sözde kurulan mahkeme, aklanmalarına hizmet etti. Unuttukları bir şey vardı; toplumun hafızasında bu katilleri hiçbir zaman aklayamayacaklarıydı. Eğer bugün barıştan söz ediliyorsa herkes için eşit işleyen, bağımsız ve tarafsız bir şekilde hukukun uygulanması zorunludur" dedi.







