‘Kadınlar hep ön saflarda olmalı’

  • 09:01 27 Ağustos 2026
  • Yaşam
İZMİR - 2012 yılında Şam’dan İzmir’e göç etmek zorunda kalan Nejme Seraj, yaşadığı süreci anlattı. Tüm zorluklara rağmen mücadele etmeyi bırakmadığını söyleyen Nejme Seraj, “Kadınlar her zaman önde ve öncü olmalı” dedi.
 
Savaş ve zorunlu göç, kadınların yaşamında yalnızca bir yer değiştirme anlamına gelmiyor; dil, yoksulluk, toplumsal dışlanma, aile içindeki baskılar ve bakım yükü gibi birçok sorun kadınların yaşamını daha da ağırlaştırıyor. 2012 yılında savaş nedeniyle Şam’dan İzmir’e göç etmek zorunda kalan Nejme Seraj da göçün zorluklarını yaşayan kadınlardan biri. Türkiye’ye geldiğinde birçok kadın gibi kendisinin de zorluklarla karşılaştığını anlatan ve tüm zorluklara rağmen eğitimini sürdüren, iki eğitim merkezi açan ve çalışmalarına devam eden Nejme Seraj, kadınların yaşadıkları sorunlar karşısında geri çekilmek yerine mücadele etmesi gerektiğini ifade etti.
 
‘En zoru topraklarımızdan kopmaktı’
 
2012’de Şam’dan Türkiye’ye savaş nedeniyle geldiklerini paylaşan Nejme Seraj, o süreçte yaşananlardan ötürü çok zorluk yaşadıklarını ve göç etmek zorunda kaldıklarını söyledi. Türkiye’ye geldikleri süreçte de çok zorlandıklarını ifade eden Nejme Seraj, “Bize en zor gelen şey topraklarımızdan kopmak zorunda olmamızdı. Ülkemizden çıkmak zorunda kalmıştık ve dil noktasında da çok zorlanıyorduk. Buradaki insanların bize olan bakış açısı da kötüydü. Maalesef biz onlar için ‘Suriyeli’ydik. Çok baskı gördük, zorbalandık. Sonrasında buraya alıştık ve dil öğrendik ama o zamana kadar çok zorluk yaşadık. Kadınlar için ise daha zor. Zaten ailede gördüğümüz bir zulüm var. Bir de tüm yükü kadınlar çekiyor. Çocukların yükü üzerinde, evdeki erkeklerin yükü üzerinde. Erkek eve geliyor mesela, iş buldu mu bulmadı mı? Çocuklar okula gidiyor, okulda kötü muamele görüyor, hepsi üst üste geliyor. Kadınlar dışarı çıkıyorlar, dil bilmiyorlar. İnsanların onlara olan bakışları daha da kötü etkiliyor kadınları. Kadınlar zaten daha çok etkileniyor bu durumdan. Bize ‘dil bilmiyorsanız neden buradasınız’ diyorlardı.  Çoğu kadın öğrendi, ben de dil öğrendim ama birçok kadın da öğrenemiyor. Çünkü bazı kadınların dışarı çıkması bile sorun oluyor. Eşleri izin vermiyor mesela. Bu sebeple dışarı çıkmıyorlar ve dili de öğrenemiyorlar” dedi.
 
‘Türkiye’deki barış Suriye’ye de etki eder’
 
Yakın zamanda Şam’ı ziyaret ettiğini belirten Nejme Seraj, savaşın izlerinin yok olmadığını ve bunun kendisini çok üzdüğünü söyledi. Nejme Seraj, “Her yer harabe, evler yıkık, insanlar çok yoksul. Ama umarım düzelecek. Çoğu kişi ‘savaş bitti’ deyip döndü. Savaş her yerde kötüdür. Savaşlarda hükümetlere, başkanlara, devletlere bir şey olmaz. Olan halka oluyor. Bu sebeple her yerde barışın olması gerekiyor. Ben barıştan yanayım, destek de veriyorum. Suriye’de de Türkiye’de de barışın olmasını istiyorum. Türkiye’de barış sağlanırsa bu Suriye’ye de etki eder. Birbirine yakın iki coğrafyadan bahsediyoruz. Kürtler için de söylersek, bir parçası orada, bir parçası burada. Bu sebeple tabii ki etkisi olacaktır” şeklinde konuştu.
 
‘Her daim mücadele etmek gerekiyor’
 
Şam’da yaşarken öğretmen olduğunu paylaşan Nejme Seraj, Türkiye’ye geldikten sonra da eğitimine devam ettiğini dile getirdi. Eğitimini burada tamamladığını söyleyen Nejme Seraj, “Bingöl’de yüksek lisansımı tamamladım. Dokuz Eylül Üniversite’sinde doktora yapıyorum. Burada iki eğitim merkezi açtım. Burada online dersler de veriyorum. Her daim mücadele etmek gerekiyor. Bir yerde takılı kalmakla olmaz. Yani kendi ülkenden mecburen çıkıyorsun, sonrasında oturup üzülmenin bir faydası yok. Olduğumuz yerden ileriye doğru yürümemiz gerekiyor. Elimizden ne geliyorsa yapmamız lazım. Ben buraya ilk geldiğimde dükkân açtım. İki yıl boyunca dükkâna baktım daha sonra eğitimimi tamamlamaya karar verdim. Daha sonra eğitim merkezi açtım, dükkâna bakmaya devam ettim. Yani elimden ne geliyorsa yapıyorum” diye belirtti.
 
‘Kadınlar hep ön saflarda olmalı’
 
Nejme Seraj, son olarak şu ifadelere yer verdi: “Hiçbir zaman engeller var deyip durmamamız lazım. Bir engel varsa onu aşmalıyız. Bunu özellikle kadınlar için söylüyorum. Kadınlar her zaman önde ve öncü olmalı. Arkada kalmamalı, kadınların yeri her daim ön saflardadır”