Ukrayna Savaşı ve erkek medya: Kadın toplumsallığına açılan savaşların yenisi

  • 09:10 6 Mart 2022
  • Medya Kritik
 
Melike Aydın
 
İZMİR - Her şeyi iktidar savaşına çeviren erkek aklının savaş aracına dönüştürdüğü medya, Ukrayna üzerinden, kadınlara açtığı 5 bin yıllık savaşın kodlarını işletiyor.
 
Medya, savaşta kullanılan araçlar listesine çoktan girdi. Erkeklerin çıkardığı savaşları meşrulaştıran araçlar olmanın yanı sıra ortalığı toz dumana katıp hakikati saklama ya da toplum adına neyin üzerinde düşünmeye değer olduğuna karar veren bir mekanizma. Basına sahip olan, toplumu yönetir. Savaşlar yalnızca erkeklerin kurduğu devlet sisteminin, dolayısıyla erkekliğin kendi aralarındaki paylaşım kavgası değil.  Her şeyi kontrol edilebilen objeler haline getirmek isteyen erkek aklının yaşatan, sağaltan kadın kodlarını içeren toplumsallığa karşı verilen bir savaş.
 
Savaş kadın kodlarını içeren toplumsallığa karşı veriliyor
 
Bitkileri, hayvanları ardından da insanları çitleyerek her şeyi eşyaya çeviren zihniyetin günümüz mirasçısı erkek akıl, “vatan” adı verdiği bu çitlenmiş alanı “namusu” olarak görüyor ve onu korumak için kan dökmeyi insan ruhunu kirleten bir durum olarak görmüyor. Bu söylenince hemen kadını çağrıştıran kavram yani “namus” ile özdeşleştirdikleri vatan parçaları ya işgal altındadır veya işgal edilme tehlikesi yaşamaktadır. Bu nedenle savaşları çıkaranların yani erkeklerin her zaman kendince meşru bir sürü yapay gerekçesi vardır. Bu yapay gerekçelerle avcılıktan kalan yağmacı kodlarını harekete geçiren erkek dünyası savaş üretir ve her seferinde toplumsallığı hedef alır. Toplumsallık ise kadın kodludur; sağaltır, besler, savaşa karşı dünyanın neresinde olursa olsun barışı örgütler. Çıkan her savaş erkektir, avcıdır; tarumar eder, canlıyı cansıza çevirir. Kadın ise saldırmaz ama özsavunma uygular. Kadının vatanı yoktur, yaşam alanı, yurdu vardır ve onu savunur. Bulunduğu her yerde erkeğin her türlü işgaline direnir.
 
Afganistan savaşından bugünlere evirilen süreçte 3’üncü Dünya Savaşı adının yeni yeni yaygın olarak dillendirildiğini görüyoruz. İşgalle sonuçlanan krizin sömürge ülkelerinin NATO ve Rusya kutuplaşmasında taraf olmaya zorlandığı kırılgan bir süreç. Böyle bir süreçte Türkiye’de NATO veya Rusya yanlısı derin devlet unsurları politikacılara yön veredursun basında da bu unsurların yansıması olarak savaşa yaklaşım biçimleri değişiyor. Bu önkabulle Türkiye’de erkek aklın medyasının yaklaşımlarına bakalım.
 
İnsandan rakama dönüştürme stratejisi
 
TELE 1’de rastladığım dört erkeğin katıldığı tartışma programlarında “Rusya Ukrayna’yı işgal etti ama hele bir sor niye” minvalinden tartışmaların yürütüldüğü karikatürize programları bir yana bırakalım. Ukrayna ve onun yanındaymış gibi görünen NATO ile onun öncüsü olan ABD stratejisi kamuoyunu yanıltmak üzerine geliştiriliyor. Gerçekte neresi işgal edildi, oradaki halk ne yaptı, kaynaklar ne kadar güvenilir konusu muğlak. Bunca toz duman altında halkların kimin yanında olması gerektiği yetisi kaybettiriliyor. Aslında bu da toplumsallığa ve vicdanlara saldırının ta kendisi. Olayları, durumları kanıtlanabilir veriler, somut gerçeklikler olmaktan uzaklaştıran medyasızlık iken toplumsallığa yapılan diğer saldırı da kişileri insan olmaktan çıkarıp bir rakama dönüştürme de başka bir strateji olarak karşımıza çıkıyor. Bu hizmeti erkek akla ana akım medya sunuyor. Oda TV savaşın daha ilk günlerinden itibaren Rusya ve Ukrayna askerlerini savaşa ilişkin stratejileri, kimin ne kadar askeri mühimmatı var gibi bilgileri sanki savaş dijital ortamda oynanan bir strateji oyunuymuş gibi sunmaya başlamıştı bile.
 
Yalan haberler, ‘vitrindeki’ kadınlar…
 
Medya bir nebze de olsa etik kurallara uymak zorunda ama sosyal medya trollerin ve erkek aklın elinde gerçeklikten uzaklaşılan alana dönebiliyor. Üstelik kullananın aklıyla dalga geçen bir mecraya dönüşüyor. Ukrayna başkan yardımcısının eşi olduğu iddiasıyla gülen, kırmızı rujlu ve Ukrayna askeri formasıyla dolaşıma giren kişinin epey önce Ukrayna ordusundan bir kadına ait olduğu Doğruluk Payı internet sitesinde ortaya kondu. Üstelik böylece Ukrayna’da başkan yardımcılığı statüsünün de olmadığını öğrenmiş olduk. Adeta güvensizlik içine toplumlar olarak iradesizliğe itiliyoruz. Bu algının diğer yanı da savaşa rağmen gülen ve halkına moral veren başkan yardımcısı “beyaz kadının” temsilcisidir. Beyaz olmayan sömürge toplumlarının erkeklerine ve kadınlarına öykünecekleri kadın görünümündeki simgede şu mesajları verir: “Esas olan erkektir kadının en yüksek mertebesi olsa olsa ülke yönetimindeki erkeğin eşi olmaktır.” Bu arada bu geçmişe ait resmi şimdiki zamanda gösteren tweetlerden birini en az 3 bin kişi beğenmiş.
 
Savaş istismarcılığı
 
Ukrayna savaşı kadın bedeni üzerinden yürütülüyor. En azından Türkiye için bu böyle. Sovyet Sosyalist Cumhuriyetler Birliği (SSCB) dağıldıktan sonra her savaşta olduğu gibi kadın bir ganimet olarak görüldü. “Beyaz kadına” paha biçildi ve erkek şakalarıyla yaratılan PR fuhuş çetelerinin karını artırdı. Öyle ki orta yaşın üzerindeki insanları Ukrayna’ya taşıyan turlar üzerinden para kazananlar oldu. Daha birkaç yıl önce bir otobüs dolusu erkeğe beyaz kadınları nasıl düşüreceği anlatılıyordu. Ukrayna’ya beyaz kadını gaspa giden yığınlarca erkeğin olduğu memlekette sosyal medyada paylaşılanlar da ahvali yansıtıyor. Bunun birçok örneği paylaşıldı: Ukraynalı kadın futbolcuları paylaşıp “Mülteci kardeşlerimizi ülkelerine yollayalım Ukraynalı kardeşlerimiz gelecek.” Buram buram ırkçılık koktuğu kadar kardeşlik algısının çarpıklığını da yansıtan bir paylaşım. Ve Ukraynalı bir kadının Türkiye’den erkeklere hitaben yaptığı konuşma “utanın” çağrısıydı.
 
Kadına yönelik savaş istismarcılığının basını da var elbet. Erkeklerin gizli pornografik dünyasını bütün erkekler nezdinde meşruiyetini sağlayan kurumlar… Tan gazetesinin dijital medyadaki varisleri. Varlığından, kadın mücadelesinden etkilenen birileri tarafından haberdar olduğumuzu tahmin ediyorum. Erkeklere hitap eden ‘tv100Magazin’ adlı site erkeklerin sınır tanımayan fantezilerine hitap ederek para kazanıyor. Fotoğraf galerisindeki başlık şöyle: “Hepsi birbirinden güzel! Ukrayna’nın akılları baştan alan kadın askerleri…”
 
Savaştan önce çekildiği kuvvetle muhtemel ama Ukraynalı veya asker oldukları şüpheli kadınların erotik fotoları. Fotosu kullanılan kadınlar istismar ediliyor burası net. Her şeyi erkek hizmetine sokan ve canların yittiği savaşı pornografik hale sokarak basite almak görevi yerine getirilirken savaşan kadınlar aşağılanıyor.  
 
‘Savaşan kadın’ profili
 
Kadınların aşağılanması savaşın hemen öncesinde başladı. “Haberler.com” ve “Son Dakika” adlı siteler “Savaş kapıya dayandı ama Ukraynalı kadın askerlerin derdi başka! TikTok'ta özel anlarını paylaştılar 20 saniyelik bir videoda iki saniyeli bir kadının diğerinin kalçasına vurduğu sahne gündem oldu” başlıklı videolu habere benzeyen yayında editörün erkek olduğunu anlamak hiç zor değil. Kadınları asker dahi olsalar dünya umurlarında değil gibi gösteren videolu paylaşım yine kadınlarla alay etmenin yanı sıra erkeklerin fantezi dünyasına hitap ediyor. Ukraynalı kadın askerlerin yine ne zaman çekildiği belli olmayan bu 20 saniyelik videosunda 2 saniyelik görüntü manşete ve gündemimize erkeklerin dikkatini çekmek üzere taşınmış durumda.
 
Kadınlar dünya savaşlarında cephe gerilerinden cephelere taşındılar. Ancak savaş sonrasında orduya katılmaları, yönetim erkine sahip olmaları istenmedi. Savaşmak erkek işi oldu. Bu erkekliğin, iktidarlarını kaybetme korkusunun bir yansıması elbette. Ancak yaşadığımız yüzyılda kadınlar savaş alanlarında topraklarını savunmak üzere yerini aldı. Rojava Devrimi’nde olduğu gibi. Erkeklerin çıkardığı savaşlarda asker olarak eşyalaşarak erkeklerle eşitlenmek eşitlik olamaz ya da katliam planları yapan erkeklere katılmak da olsa olsa kadın mirasına ihanet olur. Zaten erkek aklı cam tavanları kırıp o aşamaya gelen kadını eşiti olan erkeklerden daha hızlı harcayabilir. Basına yansıyan haberlerde Ukrayna’da kadınların ‘dahi’ savaşıyor olması durumun vehametini anlatmak için kullanılıyor. Ancak yarın o kanını döken kadının statüsü ne olacak bilemiyoruz. Fakat güya iyi niyetli bahsedenler bile içinde erkeklerin kadınlara yukarıdan bakışını yansıtıyor. Kadınlar ojeleriyle savaşıyordur. Cinsiyet, bırakılması mümkün bir şeymiş gibi kapının dışında bırakılması ve cephede erkekleşmesi isteniyor.
 
Kadınları kategorize etme, ayrım yapma
 
Savaşan kadını aşağılama hali IŞİD yağmacılarına karşı savaşan kadın gerillalar için de yapıldı. Kadın gerillalara yönelik aşağılama, feminist veya kadın özgürlükçü kadınların başına gelenlerle aynı paralellikte gelişiyor. Bunun birçok nedeni var. Onlar ‘beyaz ırktan’ değil. Onlar güzel olamazlar bu nedenle de seksi olamazlar. Çoğunlukla kafatasçı ve/veya kökten dinci trollerin bu savaşan kadınlara yaklaşımı Türkiye halkını en az Ukraynalı kadınlara sergilenen tecavüzcü yaklaşımlar kadar rezil ediyor. Çünkü düşmanlığın bile adabı vardır. Hem Türkiye’nin yasaklıları olacak hem de kadın olmak bu aşağılamadan nasibini almak demek. Aşağılama, bu tecavüz cümlelerinin yanı sıra daha hafif olanlar şunlar: Bu kadınların kadın değil lezbiyen olduğu, çok çirkin oldukları için gerillaya katıldıkları, kadına benzemedikleri ya da gerçekte savaşmadığı gibi daha bir çok erkek akıllı argüman sergileniyor.
 
Beyaz ırkı bu kadar yüceltmenin nedeni, onların sömürgesi olmak hiç kuşkusuz ve bunun yansıması olan özgüven eksikliği. Bir yandan Ukrayna’da kadın savaşçılar aşağılanıp, sivil kadınlar ganimet gibi görülürken durum Suriye için aynı değildir. Yeniçağ gazetesinde çıkan bir haber şöyle: “Rusya Ukrayna topraklarına saldırmaya devam ederken, Ukraynalılar da kahramanca direniyor. Suriyeli erkekler de ülkelerindeki savaştan kaçıp, Türkiye sahillerinde nargile içmeye devam ediyor.” Türkiye’de erkekler, erkek mülteci istemiyorlar onu anladık. Bu beyaz olmayan “ihanetçi Arapların kadınlarına” nasıl ganimet gibi bakıldığı ise şu tweetten anlaşılıyor: “Ukraynalı savaş büyüsün de evime iki tane kadın alacağım.” Çünkü Suriyeli kadınlar alınabildi. Anadolu’nun ücra köşelerinde metropollerde ihtiyar erkekler, eşlerine kuma getirdi. 
 
Bütün bu iktidarcı erkek zihniyetine karşı kadınlar dayanışan, sağaltan kültürünü sürdürüyor. Sürdürmese bu kadar saldırmazdı erkek medya.