Krizin iki temel sebebi: Savaş ve Kürt sorunu

  • 09:09 7 Mayıs 2024
  • Emek/Ekonomi
 
Elfazi Toral 
 
İSTANBUL - Hükümetin, politik geleceğini kurabilmek adına savaş sanayii ile sermaye biriktirdiğini söyleyen DEM Parti Emekten Sorumlu Eş Genel Başkan Yardımcısı Sevtap Akdağ, “Savaş harcamaları aşımızdan, ekmeğimizden, soframızdan gidiyor” dedi.
 
AKP-MHP iktidarı tüm kaynakları savaş politikasına harcarken Türkiye toplumu yoksulluk sarmalında.  Enflasyonun durmadan artması, ekonomik krizin giderek derinleşmesi yoksulluğun genele yayılmasına neden oluyor. Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK) Nisan ayı enflasyon verilerine göre, enflasyon bir önceki aya göre yüzde 3.18 olurken, bir önceki yılın aralık ayına göre yüzde 18.72, bir önceki yılın aynı ayına göre ise yüzde 69.80 ve son olarak da on iki aylık ortalamalara göre yüzde 59.64 olarak gerçekleşti. İstanbul Ticaret Odası'nın (İTO) verilerine göre ise, yıllık enflasyon yüzde 78,81 arttı. 
 
Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Emekten Sorumlu Eş Genel Başkan Yardımcısı Sevtap Akdağ, ekonomik krizin kaynağı ve yurttaşlara nasıl yansıdığına dair değerlendirmelerde bulundu.
 
‘Ekonomik kriz yeni sorunların habercisi’
 
Toplumun büyük bir kesiminin yoksulluk içinde yaşadığını söyleyen Sevtap, yurttaşların temel gereksinimlerine dahi ulaşamadıklarını kaydetti. Ekonomik krizin yaşamın her alanına sirayet ettiğine dikkat çeken Sevtap, “İnsanlar iş bulamadığı için göç etmek zorunda kalıyor” tespitinde bulundu. Krizin tüm faturasının işçi ve emekçilere ödetildiğine dikkat çeken Sevtap,“Yaklaşık son beş yıldır emeğin, emekçinin ulusal gelirden aldığı pay yüzde 10 civarında azalmış durumda” ifadelerini kullandı. 
 
‘Ekonomiyi düze çıkaracağız’ propagandası!
 
TÜİK’in Nisan ayı enflasyon rakamlarına işaret eden Sevtap, “Gerçek rakamlara bakıldığında en az iki katı boyutunda olan bir yüksek enflasyonla karşı karşıyayız” dedi. Yurttaşların pazara gittiğinde soğan ve patates dahi alamadığını aktaran Sevtap,  “Ekonomik kriz bu kadar kötüyken, ‘ekonomiyi düze çıkartacağız’ propagandaları yapılıyor.  Ekonomi yönetiminde hâlâ kemer sıkma politikaları olarak adlandırdığımız; asgari ücrete artış yapılmaması ve maaşlara insani koşullarda düzenlememe getirilmemesi, durumu daha da zorlaştırıyor. Toplumun çok geniş kesimlerinin ücreti aşağı yukarı asgari ücret seviyesinin altında. Bankaların verilerine göre sermayedarların kârları yüzde 300, yüzde 400 ve yüzde 600 seviyesinde. Büyük sermayenin yüzde 4 seviyesinde olduğunu görüyoruz. Birileri dört katı kazanırken halk giderek yoksullaşıyor şeklinde konuştu.
 
‘AKP iktidarı kendi politik geleceğini kurabilmek için sermaye birikimini yaratıyor’
 
“Enflasyon karşısında alım gücü oldukça zayıf ve hatta yerlerde diyebiliriz” diyen Sevtap, bu durumun bir tür “hiyerarşiye” neden olduğuna dikkat çekti. Sevtap, “Asgari ücretin bir miktar üzerinde alabilenler eşit yoksul sayılırken asgari ücret zaten açlık sınırının altında.  Asgari ücrete ulaşamayanlar var yani bunun altında ücret almak durumunda kalanlar var. Onların durumu daha kötü” şeklinde konuştu. 
 
‘Dünya çapında sermaye kriz yaşıyor’
 
Sadece Türkiye’de değil dünya çapında sermayenin bir kriz yaşadığını dile getiren Sevtap, “Türkiye açısından bakıldığında ise bütün bunlara ek olarak ve daha belirleyici neden olarak iki tane temel şeyi saymak mümkün. Bunlardan bir tanesi AKP iktidarı kendi politik geleceğini kurabilmek için kendi sermaye birikimini yaratmak istiyor. Toplumsal yaşam içerisine bu şekilde adlandırılıyor. İkincisi de Kürt sorunu” sözlerine yer verdi.
 
Krizin iki temel sebebi: Savaş ve Kürt sorunu
 
Sermayenin savaşa harcandığını, ekonomik krizin en temel sebeplerinden birinin de savaş politikaları ve Kürt sorununun çözümsüzlüğü olduğunu vurgulayan Sevtap, şöyle devam etti: “Hükümet neyle övünüyor? Dünyada silah ihracatı yapabilecek boyutta silah üretimiyle. Mermi fiyatını ekmek fiyatıyla karşılaştırarak ‘başarılarından’ söz ediyorlar. Yani Irak, Suriye ve çevre ülkeler ve buralarda yaşayan Kürt halkına karşı ciddi bir savaş konseptini hayata geçiriyor. Bu savaş sanayi ve savaş harcaması ekonomiyi gerçekten göçertebilecek büyüklükte. Savaş harcamaları olarak adlandırdığımız olgunun maliyeti de yine dar gelirliden, yoksuldan çıkıyor. Dolayısıyla savaş harcamaları bizim aşımızdan, ekmeğimizden, soframızdan gidiyor.”
 
Ekonomik model mücadelesi!
 
Bu nedenle tüm Orta Doğu için barışı savunduklarını ifade eden Sevtap, “DEM Parti’nin temel sosyal politikalar olarak adlandırdığı,  'herkesin asgari ve insanca yaşayacak koşulların sağlanması ve ekonomi modelin hayata geçirilmesi'nden yanayız. Bütün mücadelemiz de bu eksendedir. Bu konuda mücadele eden tüm toplumsal kesimlerle birlikte, bu taleplerin hayata geçirilmesi için mücadele ediyoruz” ifadelerini kullandı.