Kongra Star'dan Betül Alluş için açıklama

  • 20:55 11 Mayıs 2026
  • Güncel
HABER MERKEZİ - Kongra Star, Betül Alluş’un kaybolmasına ilişkin yaptığı açıklamada, kadınlara yönelik baskı politikalarını eleştirerek bağımsız soruşturma çağrısı yaptı.
 
Suriye İnsan Hakları Gözlemevi verilerine göre, Betül Alluş’un kaçırılması olayında şüpheler Ceble Güvenlik Sorumlusu’na yöneliyor. Ailesi ise Betül Allıuş'un geri getirilmesi için yetkililere çağrıda bulunmayı sürdürüyor. Olay, özellikle Suriye sahil bölgesinde yaşanan katliamların ardından yeniden gündeme gelen kadın kaçırma dosyalarını da yeniden tartışmaya açtı.
 
Kongra Star, konuya ilişkin yayımladığı açıklamada,HTŞ'nin olay karşısında çelişkili bir tutum sergilediğini ve farklı anlatılar üzerinden gerçeğin örtbas edilmeye çalışıldığını ifade etti. Açıklamada, kadın kaçırma olaylarına ilişkin “ardışık skandalların” gizlenmeye çalışıldığı ifade edildi.
 
Açıklamada, “Suriye’de kadın kimliği sistematik biçimde hedef alınırken, karanlık güçler dini söylemler altında gerçeği çarpıtan trajikomik senaryolar sahneliyor. Öğrenci Betül Alluş’un durumu, dışlayıcı ve farklı olana tahammül etmeyen zihniyetin yeni bir örneğidir” denildi.
 
Açıklamada, Betül Alluş’un son görüntüsünün “gerçekleri açıklayan sıradan bir durum olmadığı”, aksine perde arkasında uygulanan baskı ve korkutmanın göstergesi olduğu ifade edilerek, “Aile içi anlaşmazlıklar” ve “Allah yolunda hicret” gibi söylemlerin, kaçırma olaylarını örtmek amacıyla kullanıldığının altı çizildi.
 
'Suriye toplumu tek renge boyanmak isteniyor'
 
Suriye’de kadın özgürlüğünün geleceğine dair ciddi endişeler taşındığı kaydedilen açıklamada, ülkede Afganistan’daki Taliban yönetimine benzer bir sistemin kurulmaya çalışıldığının altı çizildi. Açıklamada, “Topluma yabancı kıyafetlerin ve aşırıcı söylemlerin dayatılmasıyla Suriye toplumu tek renge boyanmak isteniyor” diye belirtildi.
 
Özellikle Alevi kadınlar ve çocuklarının hedef alındı aktarılan açıklamada, bunun hesap verilebilirlikten uzak kalan soruşturma mekanizmalarının devamı niteliğinde olduğunu ifade edildi. Açıklamada, kadınların eğitim hakkının engellendiği ve ailelerin korkutulmaya çalışıldığı dile getirildi.
 
Açıklamada ayrıca, üniversite yurdundaki kamera kayıtlarının açıklanmaması ve genç kadının bulunduğu yerle ilgili bilgilerin gizli tutulmasının, yetkilileri doğrudan şüpheli konumuna düşürdüğü kaydedildi.
 
'Kadınları koruyacak güçlü yasal düzenlemeler ve denetim mekanizmaları' çağrısı 
 
Kongra Star, yalnızca açıklamalar ve söylemlerle yetinilmeyip bağımsız uluslararası soruşturma komisyonlarının kurulması gerektiğini vurguladı. Kadınları koruyacak güçlü yasal düzenlemeler ve denetim mekanizmaları çağrısı yapılan açıklamada, dini söylemlerin baskı aracı olarak kullanılmasına karşı çıkıldı.
 
Açıklamanın sonunda ise kadın özgürlüğünün toplum özgürlüğünün temeli olduğu belirtilerek, kadınlara yönelik baskı ve ayrımcılığa karşı hukuki ve insan hakları mücadelesinin sürdürüleceği ifade edildi.