Demokratik Cumhuriyet konferansına davet: Çözüm çağrısı yapıyoruz

  • 13:18 21 Mayıs 2026
  • Güncel
İSTANBUL - İstanbul'da düzenlenecek olan "Cumhuriyetin Demokratik Dönüşümü Konferansı" açıklamasında, "Ortak demokratik geleceğe inanan herkesi bu ortak düşünme ve tartışma sürecine davet ediyoruz” çağrısı yapıldı. 
 
Çok sayıda siyasetçi, hak savunucusu, akademisyen ve sanatçının çağrıcı olduğu ve 13-14 Haziran’da İstanbul'da gerçekleşecek "Cumhuriyetin Demokratik Dönüşümü Konferansı"nın duyurusu İstanbul Beyoğlu'nda bulunan bir otelde düzenlenen basın toplantısıyla yapıldı.
 
Açıklamanın Kürtçesini siyasetçi Diba Keskin, Türkçesini ise sosyolog Ferhat Kentel okudu.  Açıklamanın yapıldığı salona "Cumhuriyetin Demokratik Dönüşümü Konferansı" pankartı asıldı.  
 
Konferansa ZOOM üzerinden katılan İHD Onursal Başkanı Akın Birdal, Mêrdin Büyükşehir Belediye Eş Başkanı Ahmet Türk, hukukçu ve yazar Rıza Türmen, siyasetçi Mehmet Bekaroğlu, akademisyen Levent Köker ve siyasetçi Yakın Ertürk, demokratik cumhuriyetin inşası ve barışın tesisi için önemli vurgular yaptı. 
 
Demokratik gelecek
 
Siyasetçi Gültan Kışanak, “Her şey inanmakla başlar. Biz demokratik dönüşümün olacağına inanıyoruz. Demokratik bir ülkede yaşamak için sorumluluk almalıyız. Bu ülkede demokrasi sorununu, demokratik krizi ve yaşanan acıları çok konuştuk; hâlâ da konuşulmaya devam ediliyor. Kürt sorununun demokratik çözümü noktasında tartışmalar var. Gelecek tahayyülü açısından biraz karamsarız ancak demokratik bir cumhuriyeti inşa etmeyi hedefliyoruz. Bu bir başlangıç. Bu konferansın adım atmayı sağlayan ve ön açıcı bir işlev görmesini istiyoruz. Demokratik bir gelecek için tüm toplumsal kesimleri ortak bir yaşam kurmaya, umudu büyütmeye, sürece dahil olmaya ve bu yürüyüşü başarıya ulaştırmaya davet ediyoruz” dedi.
 
Çözüm arayışları ve fırsatlar
 
Daha sonra ortak metni açıklayan Diba Keskin, Türkiye'nin tarihi bir eşikten geçtiğini belirterek, küresel ölçekte savaşların ve eşitsizliklerin derinleştiğini söyledi. Türkiye’de yargı bağımsızlığı ve hukukun üstünlüğünün aşındığını, örgütlenme ve ifade özgürlüğünün her geçen gün biraz daha daraldığını dile getiren Diba Keskin, şöyle devam etti: “Bunlara artan yoksulluk ve gelir eşitsizliği, ekolojik yıkım ve toplumsal kutuplaşma, başta kadına yönelik olmak üzere şiddetin artışı ve yapısallaşması eklendiğinde, ülkenin demokratik geleceğinin ciddi bir tehdit altında bulunduğu açık. Bu tehdit ülkede yaşayan herkese, tüm kesimlere ve gruplara yönelik. Bu tehdidin etkisiyle toplumsal kesimler arasında sınıfsal, bölgesel ve kimlik temelli eşitsizlikler ve kriz daha da derinleşiyor. 
 
İkinci yüzyıl ve demokrasi
 
Cumhuriyet’in ikinci yüzyılını ülkede tam demokrasi ve barışla yeniden hayal edebilmek için birbirimizi duymaya, dinlemeye ve tanımaya ihtiyacımız var. Çünkü üzerinde bulunduğumuz topraklarda yaşayan her bireyin, kimliğin, kültürün, topluluğun ve yaşam tarzının duygusal hafızasında farklı düzeylerde ve biçimlerde de olsa otoriter politikaların bıraktığı izler, baskı ve travmalar bulunuyor. Korku ve güvensizliğimiz içe kapanmamıza ve kutuplaşmamıza neden oluyor. Türkiye Kürt sorunu etrafındaki bugünkü çözüm arayışları ve fırsatlarla bu yapısal krizlerden çıkma ve demokratik bir dönüşüm yaşama konusunda tarihsel bir imkân yakalamış bulunuyor." 
 
'Çözüm çağrısı yapıyoruz'
 
Kürt sorununun dünden bugüne Türkiye’deki demokratik yapı ve demokratik zihniyet eksiklerinden beslendiğini vurgulayan Diba Keskin, Türkiye’nin demokratikleşmesi ve Kürt sorununun çözümü ayrılmaz bir bütünün parçası olduğunu ifade etti. Diba Keskin, devamında şunları söyledi: 
 
“Tüm kimliklerin ve inançların eşit yurttaşlık temelinde kamusal alanda özgürce var olabildiği, devletin tüm inançlara eşit mesafede durduğu çoğulcu bir düzen, demokratikleşmenin en temel dayanaklarından biridir. Mevcut çözüm arayışları demokratik bir cumhuriyet ihtiyacına işaret ederek, bu eksikliklerin giderilmesi, yapısal sorunların çözülmesi imkânını sunuyor. Bu tarihsel sorumluluğun bilinciyle bir araya gelen bizler, Cumhuriyetin ikinci yüzyılında demokratikleşme sorunlarını bütün boyutlarıyla tartışmak demokrasi ve barışın, toplumsal ve siyasal zeminini güçlendirecek çözüm yollarını üretmek çağrısında bulunuyoruz. 
 
Konferansa davet 
 
Bugün ihtiyaç duyulan şey yalnızca eleştiri değil aynı zamanda kurucu bir iradedir. Barışı toplumsallaştıracak, demokrasiyi derinleştirecek ve eşitliği kurumsallaştıracak adımların atılması için güçlü bir toplumsal katılım ve kolektif akıl gerekiyor. Cumhuriyetin Demokratik Dönüşümü Konferansı’yla; demokratik bir gelecek kurmak için emek veren, itirazı, sözü, iddiası ve önerisi olan, hayal kuran, ortak demokratik geleceğimize inanan herkesi bu ortak düşünme ve tartışma sürecine davet ediyoruz.”