GGM ve gözaltında cinsel işkenceye tepki: Faillerden hesap soracağız
- 20:17 19 Ağustos 2026
- Güncel
İSTANBUL – Halkların Karavanı üyesi enternasyonalist feminist Paula Meier’in GGM’de uğradığı cinsel işkenceyi teşhir etmesinin ardından Taksim’de bir araya gelen kadınlar, “Cinsel şiddet erkek-devlet politikasıdır, faillerden hesap soracağız” vurgusunda bulundu.
Kadınlar Birlikte Güçlü (KBG), Rojava’yla enternasyonal dayanışmayı büyütmek için Türkiye’ye gelen ve gözaltına alındığında Geri Gönderme Merkezi’nde (GGM) uğradığı cinsel işkenceyi teşhir eden Alman aktivist Paula Meier’e destek olmak ve geri gönderme merkezleri ile gözaltında kadınlara yönelik cinsel işkenceye son verilmesi talebiyle Taksim Tünel’de basın açıklaması yaptı.
Açıklamada, “Geri Gönderme Merkezlerinde ve gözaltında kadınlara yönelik cinsel işkenceye son” yazılı pankart açıldı. Kadınlar sık sık “Susmuyoruz, korkmuyoruz, itaat etmiyoruz”, “Gözaltında tacize, tecavüze son”, “Erkek devlet hesap verecek” ve “Jin, jiyan, azadî” sloganları attı. Basın açıklamasını KBG adına Simay Ada Kart okudu.
‘GGM’ler ırkçılık ve kadın düşmanlığının merkezidir’
Simay Ada Kart, Rojava ile enternasyonal dayanışmayı büyütmek amacıyla yola çıkan Halkların Karavanı üyesi Alman aktivist Paula Meier’in Türkiye’deki bir GGM’de erkek görevlinin tecavüzüne ve işkencesine uğradığını teşhir ettiğini hatırlattı. GGM’lerin kurulduğu günden bu yana göçmen ve kadın düşmanlığının, ırkçılığın ve işkencenin merkezi haline geldiğini belirten Simay Ada Kart, bu merkezlerde göçmenlerin çeşitli baskılarla sınır dışı edilmeye zorlandığını söyledi.
‘Sistematik cinsel şiddet politikası’
Erkek-devlet şiddetinin ve cinsel işkencenin münferit olmadığının vurgulandığı açıklamada, Sumud Filosu’yla Filistin halkıyla dayanışmak için yola çıkan Anna’nın ve yine Halkların Karavanı üyesi Alma’nın gözaltı süreçlerinde uğradığı cinsel işkence örnek gösterildi. Simay Ada Kart, “Direnen, mücadele eden kadınların iradesini kırmak ve kadınları cezalandırmak için hapishanelerde, karakollarda ve GGM’lerde çıplak arama, cinsel taciz ve cinsel şiddet adeta rutin bir uygulama haline getirilmiştir” dedi.
‘Prosedür değil, işkence!’
Vatan Emniyet’ten Bakırköy Kadın Kapalı Cezaevi’ne, GGM’lerden karakollara kadar kadın bedenine yönelik baskıların kadınları mücadeleden vazgeçirme amacı taşıdığını belirten Simay Ada Kart, çıplak aramanın bir “prosedür” değil, doğrudan işkence olduğunu vurguladı.
Paula Meier’in, “Bu deneyimleri bir direniş hikâyesine dönüştürmek hepimizin görevi” sözlerine atıfta bulunan Simay Ada Kart, enternasyonalist kadın dayanışmasının büyütüleceğini kaydetti.
‘Suçlular yargılanacak mı?’
Açıklamanın sonunda yetkililere ve iktidara şu sorular yöneltildi: “Geri Gönderme Merkezleri adı altındaki işkence merkezleri kapatılacak mıdır? Yıllardır hapishanelerde ve karakollarda kadınlara yönelik taciz ve tecavüz faillerinden, buna göz yuman kamu görevlilerinden hesap sorulacak mıdır? Gözaltında ve cezaevlerinde işlenen cinsel şiddet suçlarına karşı etkin bir soruşturma yürütülecek midir?”
Eylem, atılan sloganların ardından sona erdi.







