'Suriye’nin geleceği demokratik uzlaşı temelinde kurulmalı'

  • 16:57 14 Eylül 2026
  • Güncel
HABER MERKEZİ - Kobanê ve Hasekê’de yaşananlara ilişkin birçok kentte yapılan açıklamalarda, demokratik entegrasyon sürecinin diyalog ve müzakere temelinde ilerletilmesi gerektiği vurgulanarak, “Suriye’nin geleceği halkların iradesi ve demokratik uzlaşı temelinde kurulmalı” denildi.
 
Hasekê Tugayı savaşçısı Sîpan Hiznî’nin kaçırılarak katledilmesi, Kobanê’de protestolara yönelik müdahaleler ve cezaevinde çıkan yangında 9 kişinin yaşamını yitirmesine ilişkin birçok kentte açıklamalar yapıldı. Açıklamalarda, yaşananlara tepki gösterilerek Suriye’de yürütülen demokratik entegrasyon sürecinin diyalog ve müzakere temelinde ilerletilmesi, Kürt halkının demokratik haklarının yasal güvence altına alınması ve Suriye’nin geleceğinin halkların iradesi ile demokratik uzlaşı temelinde kurulması çağrısı yapıldı.
 
Erzirom
 
Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Erzirom İl Örgütü, Mahallebaşı’nda açıklama gerçekleştirdi. Açıklamaya siyasi parti ve demokratik kitle örgütü temsilcilerinin yanı sıra çok sayıda yurttaş katıldı. Basın metnini DEM Parti Erzirom İl Eşbaşkanı Barış Kemaloğlu okudu.
 
Îdir
 
DEM Parti Îdir İl Örgütü de parti binası önünde açıklama gerçekleştirdi. “Sîpan Hiznî ölümsüzdür. Katliamlara karşı sessiz kalmayacağız” yazılı pankartın açıldığı açıklamaya siyasi parti ve demokratik kitle örgütü temsilcilerinin yanı sıra çok sayıda yurttaş katıldı. Basın metnini DEM Parti Îdir İl Eşbaşkanı Nevin Tan Taştan okudu.
 
Ortak basın metni şu şekilde:
 
“Haseke Tugayı bünyesinde görev yaparken kaçırılarak katledilen Sîpan Hiznî ve Kobanê Cezaevinde çıkan yangında yaşamını yitiren 9 tutsağı saygıyla anıyoruz. Sîpan Hiznî’nin katledilmesine karşı demokratik tepkisini ortaya koyan halka yönelik saldırılar, gözaltı ve tutuklamalar Suriye’de başlatılan demokratik entegrasyon sürecine yönelik provokasyondur. Yaşananları aşiretsel ya da bireysel bir mesele olarak göstermek, olayın siyasal ve toplumsal boyutunu görünmez kılmaktan ve yaşananların üzerini örtmekten başka bir şey değildir.
 
Suriye’de yaşayan halkları birbirine kırdırma politikalarının bir parçası olan bu saldırının hemen akabinde Kobanê Cezaevinde yaşanan yangında 9 kişinin yaşamını yitirmesi gerilimi tırmandırmıştır. Art arda yaşanan bu olayların birbirinden bağımsız olmadığı, yaşanan olaylara karşı demokratik tepkisini ortaya koyarak sokağa çıkan Kobanê halkına yönelik saldırılarda da görülmüştür. Geçici hükümete bağlı güçlerin Kobanê’ye girmesine, burada halka saldırmasına asla sessiz kalmayacağız.
 
Geçici hükümet ve Özerk Yönetim arasında imzalanan anlaşma kapsamında başlatılan demokratik entegrasyon süreci devam ederken geçici hükümete bağlı güçlerin Kobanê’ye girmesi, halka müdahale etmesi yerel iradeye, demokrasiye müdahaledir. İmzalanan anlaşma kapsamında yürütülen demokratik entegrasyon sürecinin ilerleyebilmesi, halkların iradesine, eşitliğe, demokrasiye ve demokratik haklara saygı gösterilmesine bağlıdır. Bu süreç, askeri ve güvenlikçi müdahalelerle değil, diyalog, müzakere ve halkların özgür iradesinin esas alınmasıyla ilerletilebilir.
 
Suriye’de kalıcı bir barış ve demokratikleşmenin yolu halkın demokratik haklarının önündeki engelleri kaldırmaktan geçer. 14 yıldır anadilinde eğitim hakkını kullanan Kürt halkının bu hakkının tartışma ve pazarlık konusu yapılması değil, kalıcı ve yasal güvence altına alınmasından geçmektedir.
 
Geçici hükümet demokratik entegrasyon sürecinin sorumluluğuyla hareket etmek zorundadır. Kürt halkının anadilde eğitim başta olmak üzere tüm demokratik hakları yasal güvenceye alınmalıdır. Demokratik eylemlere yönelik saldırılara derhal son verilmelidir. Demokratik entegrasyon sürecine zarar verecek her türlü güvenlikçi, dışlayıcı ve gerilimi tırmandıran uygulama ve politikalardan vazgeçilmelidir. Sîpan Hiznî’nin katledilmesi, Kobanê halkına yönelik müdahale, cezaevinde çıkan yangının tüm boyutlarıyla soruşturulması bu sorumluluğun gereğidir.
 
Tüm halklara, demokratik kitle örgütlerine, uluslararası kamuoyuna çağrımızdır! Suriye’de halkların eşit ve özgür bir yaşam iradesini, demokratik entegrasyon sürecini ve barış çabalarını zayıflatacak politikalara karşı ortak tutum alınmalıdır. Suriye’nin geleceği halkların iradesi ve demokratik uzlaşı temelinde kurulmalı; çatışma, baskı ve gerilim politikalarına değil, eşitlik, özgürlük ve barışa dayalı bir demokratik yaşamın inşasına alan açılmalıdır.”
 
Colemêrg
 
Colemêrg’de Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) İl Örgütü önünde gerçekleştirilen açıklamaya çok sayıda kişi katıldı.
 
Açıklamada konuşan Demokratik Bölgeler Partisi (DBP) İl Eşbaşkanı Pınar Yılmaz, Sîpan Hiznî’nin katledilmesinin kabul edilemez olduğunu belirterek, saldırının barışı gölgelemeye dönük bir müdahale olduğunu söyledi.
 
Gever’de de DEM Parti İlçe Örgütü binası önünde yapılan açıklamayla Sîpan Hiznî’nin katledilmesi ve ardından yaşanan saldırılar protesto edildi.
 
Semsûr
 
Semsûr Emek ve Demokrasi Platformu da Kent Meydanı’nda açıklama gerçekleştirdi. Açıklamada, “Rojava’da katledilen Sîpan Hiznî ve Kobanê Cezaevi’nde yaşamını yitiren 9 tutsak için sesimizi yükseltiyoruz. Hakikat, adalet, hesaplaşma” pankartı açıldı.
 
Basın metnini platform adına Özgürlük İçin Hukukçular Derneği (ÖHD) üyesi Hakkı Akdağ okudu.
 
Sîpan Hiznî’nin katledilmesine karşı demokratik tepkisini ortaya koyan halka yönelik saldırı, gözaltı ve tutuklamaların Suriye’de başlatılan demokratik entegrasyon sürecine yönelik bir provokasyon olduğunu belirten Hakkı Akdağ, “Suriye’de yaşayan halkları birbirine kırdırma politikalarının bir parçası olan bu saldırının hemen akabinde Kobanê Cezaevi’nde yaşanan yangında 9 kişinin yaşamını yitirmesi gerilimi tırmandırmıştır. Art arda yaşanan bu olayların birbirinden bağımsız olmadığı, yaşanan olaylara karşı demokratik tepkisini ortaya koyarak sokağa çıkan Kobanê halkına yönelik saldırılarda da görülmüştür. Geçici hükümete bağlı güçlerin Kobanê’ye girmesi, burada halka saldırmasına asla sessiz kalmayacağız” dedi.
 
Kalıcı ve yasal güvence vurgusu
 
Geçici hükümet ile Özerk Yönetim arasında devam eden demokratik entegrasyon sürecine dikkat çeken Hakkı Akdağ, Geçici Hükümete bağlı güçlerin Kobanê’ye girmesinin demokrasiye müdahale olduğunu belirtti. Hakkı Akdağ, “Suriye’de kalıcı bir barış ve demokratikleşmenin yolu halkın demokratik haklarının önündeki engelleri kaldırmaktan geçer. 14 yıldır anadilinde eğitim hakkını kullanan Kürt halkının bu hakkının tartışma ve pazarlık konusu yapılması değil, kalıcı ve yasal güvence altına alınmasından geçmektedir” diye konuştu.
 
Açıklama alkışlarla sona erdi.
 
Wan
 
Wan Emek ve Demokrasi Platformu öncülüğünde Sîpan Hiznî’nin kaçırılarak katledilmesi yürüyüşle protesto edildi. Van AVM arkasında bir araya gelen kitle, “Li dijî hişmendiya qirkirinê, Rojava em in em Rojava ne!” pankartı açtı. Yürüyüşe kentte bulunan siyasi parti ve demokratik sivil toplum örgütlerinin temsilcilerinin yanı sıra binlerce kişi katıldı. Yürüyüş boyunca “Bijî berxwedana Rojava”, “Şehîd namirin”, “Rojava rûmet e, rûmeta gelê Kurd e”, “Şehîd Sîpan namire” ve “Rojava Rojhilatê Kurdistan yek welat e” sloganları atıldı.
 
Çevredeki yurttaşların da destek verdiği yürüyüş, Musa Anter Parkı önüne kadar sürdü. Burada yapılan açıklamayı Demokratik Bölgeler Partisi (DBP) Wan İl Örgütü yöneticisi Diyar Afşin okudu.
 
Sîpan Hiznî’nin katledilmesi ve Kobanê Cezaevi’nde çıkan yangında yaşamını yitiren 9 tutsağı hatırlatan Diyar Afşin, Sîpan Hiznî’nin katledilmesine karşı demokratik tepkisini ortaya koyan halka yönelik saldırı, gözaltı ve tutuklamaların provokasyon olduğunu belirtti. Diyar Afşin, “Yaşananları aşiretsel ya da bireysel bir mesele olarak göstermek, olayların siyasal ve toplumsal boyutunu görünmez kılmaktan ve yaşananların üzerini örtmekten başka bir anlam taşımamaktadır. Suriye’de yaşayan halkları birbirine kırdırma politikalarının bir parçası olan bu saldırının hemen ardından Kobanê Cezaevi’nde yaşanan yangında 9 kişinin yaşamını yitirmesi, bölgedeki gerilimi daha da tırmandırmıştır. Art arda yaşanan bu olayların birbirinden bağımsız olmadığı, yaşananlara karşı demokratik tepkisini ortaya koyarak sokağa çıkan Kobanê halkına yönelik saldırılarda da görülmüştür” dedi.
 
Suriye’nin geleceğinin halkların iradesi ve demokratik uzlaşı temelinde kurulması gerektiğini vurgulayan Diyar Afşin, çatışma ve baskı politikaları yerine eşitlik, özgürlük ve barışa dayalı demokratik bir yaşamın inşa edilmesi çağrısında bulundu.
 
Açıklama alkış ve sloganlarla sona erdi.
 
Mêrdîn
 
Mêrdîn Demokratik Kurumlar Platformu, Artûklû (Artuklu) ilçesinde bulunan Karayolu Parkı’nda basın açıklaması yaptı. Açıklamaya platform bileşenlerinin yanı sıra siyasi parti temsilcileri ve çok sayıda kişi katıldı. “Rojava insanlık onurudur provokasyona geçit yok” pankartının açıldığı açıklamada basın metnini DBP Mêrdîn İl Eşbaşkanı Nuroj Türk okudu.
 
Sîpan Hiznî’nin katledilmesi ve ardından yaşanan gelişmelerin Suriye’de yürütülen demokratik entegrasyon sürecinden bağımsız ele alınamayacağını belirten Nuroj Türk, “Suriye’de yaşayan halkları karşı karşıya getiren politikalardan vazgeçilmelidir. Kobanê halkına yönelik müdahaleler ile demokratik tepkisini ortaya koyanlara dönük saldırı, gözaltı ve tutuklamalara derhal son verilmelidir” dedi.
 
Açıklama alkışlarla sona erdi.
 
Şirnex
 
Şirnex Emek ve Demokrasi Platformu, Cizîr (Cizre) ilçesinde bulunan Mehmet Dilsiz Sanat Sokağı’nda basın açıklaması yaptı. “Ji Botan heta Rojava em aşîtî û jiyaneke bi rûmet dixwazin” pankartının açıldığı açıklamada, “Rojava rûmeta me ye” ve “Şehîd namirin” sloganları atıldı.
 
Basın metnini DEM Parti Cizîr İlçe Eşbaşkanı Filiz Acu okudu. Suriye’de kalıcı barış ve demokratikleşmenin halkların eşitliği ve demokratik haklarının güvence altına alınmasıyla mümkün olduğunu belirten Filiz Acu, “Kürt halkının anadilde eğitim başta olmak üzere tüm demokratik hakları yasal güvenceye alınmalıdır. Demokratik eylemlere yönelik saldırılara derhal son verilmelidir” diye konuştu.
 
Açıklama, “Bijî berxwedana Rojava” sloganlarıyla sona erdi.
 
Manisa
 
DEM Parti Manisa İl Örgütü, Şehzadeler İlçe Örgütü binası önünde basın açıklaması düzenledi.  Açıklamaya, DEM Parti Manisa İl Eş Başkanları Kerem Taylan ve Evin Günsel’in yanı sıra çok sayıda kişi katıldı. “Xwêdi derketine Rojava. Xwedi derketina mirovahiyê” ve “Rojava vicdandır, direniştir, özgürlüktür. Teslim alınamaz” yazılı pankartların taşındığı açıklamada “Bijî Berxwedana Rojava” ve “Kahrolsun çeteler ve işbirlikçileri” sloganları atıldı. Açıklama metnini ise Parti Manisa İl Eş Başkanı Evin Günsel okudu.
 
‘Suriye’nin geleceği demokratik uzlaşı temelinde kurulmalı’
 
Evin Günsel, Suriye’de yaşanan gelişmelerin halkların geleceği açısından önemli olduğunu belirtti. Demokratik yaşam iradesinin ve barış çabalarının korunması gerektiğini kaydeden Evin Günsel, “Tüm halklara, demokratik kitle örgütlerine, uluslararası kamuoyuna çağrımızdır: Suriye’de halkların eşit ve özgür bir yaşam iradesini, demokratik entegrasyon sürecini ve barış çabalarını zayıflatacak politikalara karşı ortak tutum alınmalıdır. Suriye’nin geleceği halkların iradesi ve demokratik uzlaşı temelinde kurulmalı; çatışma, baskı ve gerilim politikalarına değil, eşitlik, özgürlük ve barışa dayalı bir demokratik yaşamın inşasına alan açılmalıdır” dedi.
 
Açıklama sloganlarla sona erdi.