Ankara kadın konferansına çağrı

  • 13:12 21 Eylül 2026
  • Güncel
İSTANBUL - 82 imzacı kadın, Ankara'da 31 Ekim 1 Kasım'da düzenlenecek olan "Kadınlar Yan Yana Geleceği Konuşuyor" konferansına katılım çağrısı yaptı. 
 
Akademisyen, siyasetçi, sanatçı ve aktivistten oluşan 82 imzacı kadın, 31 Ekim 1 Kasım'da Ankara'da "Kadınlar Yan Yana Geleceği Konuşuyor" konferansı düzenleyecek. İmzacılar, konferansa çağrı için Beyoğlu'nda basın toplantısı düzenledi.
 
Toplantının açılış konuşmasını feminist siyasetçi Filiz Kerestecioğlu yaptı. Basın metninin Türkçesini Müslüman Feminist Duygu Zeynep, Kürtçesini ise Tevgera Jinen Azad (TJA) Aktivisti Rojda Bedia Kaya okudu. 
 
‘Erkek şiddeti ve emek gaspına artık yeter'
 
Ülkedeki genel krizlere, hak gasplarına ve erkek siyasetine dikkat çeken Filiz Kerestecioğlu, "Erkeklerin vurucu, kırıcı, kaba siyaset yapma biçiminden, her cenah da yaşadığımız erkek şiddetinden, emek gaspından, yoksulluktan, barış derken bile atılan çelmelerden, özgürlüklerimizin her cenah da daraltılmasından, gasp edilmesinden, doğanın, insan dışındaki canlıların yok sayılmasından, her sözün karşılığının cezaevi olmasından, daralmış kadınlar olarak yıllardır kendi alanlarımızda mücadele ettiğimiz gibi şimdi de artık yeter demek istiyoruz” diye belirtti. 
 
Barış çanı gününde ortak gelecek vurgusu
 
Bir araya geliş tarihi olarak 21 Eylül Dünya Barış Günü'nün seçildiğini hatırlatan Filiz Kerestecioğlu "21 Eylül'de yani bugün Birleşmiş Milletler Merkezi'nde barış çanı çalınıyor. Savaşlardaki insani kıyımın anısına Japonya tarafından yaptırılan bu çan dünyanın tüm kıtalarından çocukların bağışladıkları bozuk paralarla üretilmiş ve çanın üzerine 'Yaşasın tam dünya barışı.' yazısı kazılı. Dünyanın bu dileğin yazı olmaktan öte gerçekleşmesine çok ihtiyacı var" ifadelerini kullandı. 
 
Ankara konferansına çağrı
 
Geçmişteki kadın mücadelelerinin birikimine sadık kaldıklarını belirten Filiz Kerestecioğlu, "Yeni değiliz. Geçmişimizden bu yana var olan hiçbir kadının ve mücadelenin emeğini de görmemeye niyetimiz yok. Bizler bugünün susturucu, tekleştirici, kutuplaştırıcı kurak düzeninde çıkış arayan her kadının elini tutmak istiyoruz. Bu kuraklığa mahkum değiliz. Buradan çıkışın yollarını birlikte bulalım istiyoruz. Bunun için de bir adım olarak 31 Ekim 1 Kasım tarihlerinde Ankara'da tüm kadınların katılımına açık bir konferans düzenleyeceğiz” diye aktardı. 
 
Ardından basın metni okundu. Açıklama şöyle: 
 
"Yüzyıllardır süren kadın mücadelesinde yeni bir evreye dikkat çeken kadınlar, onurlu ve eşit bir yaşam için ortak mücadeleyi büyütme çağrısı yaptı. Kimi zaman el yordamıyla, kimi zaman dayanışarak bu mücadelede yol aldıklarını belirten kadınlar, geleceği el ele kurma kararlılığını vurguladı. Açıklamada Adalet olmadan barış olmaz, barış olmadan demokrasi olmaz, demokrasi olmadan eşitlik olmaz, eşitlik olmadan özgürlük olmaz.
 
Kalıcı barış 
 
Bugün Kürt meselesinin müzakere ve demokratik siyaset yoluyla çözümüne dair girişimler, Türkiye demokrasisi açısından yeni fırsatlar yaratmış, demokrasi ihtiyacını ve herkes için şiddetten uzak, barış içinde onurlu bir yaşam talebini daha da görünür kılmıştır. On yıllardır süren çatışmalı sürecin sona erdirilmesine yönelik adımların atıldığı bu dönemde, Kürt sorununu kalıcı barış ile nihayete erdirilmesi toplumumuz açısından varoluşsal bir meseledir. 
 
Krizler 
 
Türkiye'nin siyasal, toplumsal, kültürel, ekonomik ve ekolojik krizleri elbette yeni değil. Ancak son yıllarda bu yapısal sorunlar derinleşti ve toplumu nefessiz bıraktı. Erkek egemen devlet, krizden çıkış yolu olarak kendini militarist, milliyetçi ve kutuplaştırıcı politikalarla yeniden tahkim ediyor. Kadınları salt 'kutsal aile' içine yerleştiren, erkeklerin egemenliğini sürekli pekiştiren, devletin 'makbul' sınırları dışında kalan örneğin Aleviler gibi tüm farklı kimlikleri yok sayan, özellikle de LGBTİ+'ları düşmanlaştıran ve varoluşlarını kriminalize eden, hayvanlara ve tüm canlılara kasteden toplumsal ilişkiler, hukuki ve fiili düzenlemelerle zorla dayatılıyor. Biçimsel eşitlik kazanımları dahi tahrip ediliyor; kadın hareketinin ve feminist hareketin uzun soluklu direnişlerle elde ettiği kazanımlar, patriyarka, kapitalizm ve devlet işbirliğiyle gasp edilmek isteniyor.
 
Barış mücade ile mümkün 
 
Tam da bu yüzden, barış içinde ve demokratik bir toplumda yaşamanın önündeki engelleri kaldırmak için yan yana gelmeye ve ortak mücadeleyi büyütmeye ihtiyacımız var. Erkek egemen, otoriter ve baskıcı siyaset ve yönetim anlayışına karşı; özgürlükçü, eşitlikçi, ekolojik ve demokratik bir siyasete ve toplumsal çıkışa ihtiyacımız var. İnanıyoruz ki bu, ancak biz kadınların ortak mücadelesiyle mümkündür." 
 
İmzacıların isimleri şöyle: 
 
Arzu Gamze Kılınç
 
Arzu Özdemir
 
Arzu Yılmaz
 
Ayla Akat Ata
 
Ayşe Berktay
 
Ayşegül Altınay
 
Ayşegül Deveci·oğlu
 
Bermal Küçük
 
Berrin Sönmez
 
Besna Tosun
 
Beyza Üstün
 
Bircan Yorulmaz
 
Birsen Atakan
 
Büşra Ersanlı
 
Canan Kaftancıoğlu
 
Ceren Moray
 
Ceren Önder Kandemir
 
Ceren Salmanoğlu
 
Çağlar Demirel
 
Çilem Küçükkeleş
 
Dilan Aydın
 
Ekin Yeter
 
Eren Keskin
 
Esra Mungan
 
Eylem Aktaş
 
Fatma Bostan Ünsal
 
Fatma Gök
 
Ferda Fahri·oğlu Akın
 
Feryal Öney
 
Filiz Kerestecioğlu
 
Füsun Demirel
 
Füsun Üstel
 
Gözde Şeker
 
Güldestan Yüce
 
Güley Bor
 
Gülseren Onanç
 
Gülsüm Elvan
 
Gülsüm Kav
 
Gültan Kışanak
 
Gülten Kaya
 
Hadiye Yolcu
 
Hatice Erbay
 
Hüda Kaya
 
Hüsne Gölbaşı
 
Işıl Ünal
 
İlkay Akkaya
 
Jülide Kura
 
Mücella Yapıcı
 
Nadire Mater
 
Nezahat Teke
 
Nimet Tanrıkulu
 
Nur Sürer
 
Nurhayat Altun
 
Onur Bütün
 
Oya Ersoy
 
Özgür Sevgi Göral
 
Özlem Günhan
 
Perva İnal
 
Pervin Buldan
 
Pınar Aydınlar
 
Pınar Dinç
 
Rakel Dink
 
Raziye Öztürk
 
Rojda Bedia Akkaya
 
Rugeş Kırıcı
 
Rümeysa Çamdereli
 
Sebahat Tuncel
 
Selda Öztürk
 
Sema Kaygusuz
 
Sema Kılıçer
 
Sümeyye Kavuncu
 
Şebnem Korur Fincancı
 
Şebnem Oğuz
 
Tuğçe Tatari
 
Yakın Ertürk
 
Yasemin Özgün
 
Yıldız Önen
 
Zeliha Burcu Acar
 
Zeynep Altıok
 
Zeynep Duygu Ağbayır
 
Zeynep Ocak
 
Zilan Leventoğlu