Şengal ile Bağdat arasındaki anlaşma duyuruldu

  • 11:56 26 Ekim 2026
  • Güncel
HABER MERKEZİ - Şengal’de düzenlenen ortak törenle duyurulan anlaşmaya ilişkin açıklama yapan YBŞ Komutanlığı, 4 bin 165 savaşçısıyla Irak’ın federal güvenlik sistemine katılacağını belirtti. Açıklamada, Şengal halkının haklarının güvence altına alınması ve yerel yönetimin güçlendirilmesi vurgulandı.
 
Irak merkezi hükümeti ile Şengal savunma güçleri YBŞ-YJŞ arasında 2026 yılının başından bu yana sürdürülen görüşmelerin ardından varılan anlaşma, Şengal Dağı’nın zirvesindeki Çilmêra’da düzenlenen ortak törenle duyuruldu. Törene YBŞ-YJŞ komutanlığı, Şengal savunma güçlerinden 60 savaşçı, Êzidî anneler ve din insanları, Irak Başbakanı’nın danışmanı Ali Zeydi, Ninova Valisi ve Irak ordusundan üst düzey yetkililer katıldı.
 
Törende YBŞ Komutanlığı’nın açıklaması Tîrêj Şengalî, Irak Başbakanlığı Basın Ofisi’nin açıklaması ise ofisin sözcüsü Sabah Numan tarafından okundu.
 
4 bin 165 savaşçı federal güvenlik sistemine katılacak
 
YBŞ Komutanlığı, Şengal Direniş Birlikleri (YBŞ) ve Şengal Kadın Birlikleri’nin (YJŞ) bağımsız askeri statüsünün sona erdirilmesi, 4 bin 165 kadın ve erkek savaşçının federal güvenlik sistemine katılması ve silahların devletin elinde düzenlenmesi konusunda Irak Federal Hükümeti ile anlaşmaya varıldığını açıkladı.
 
Anlaşmanın, üzerinde uzlaşılan mutabakatlar ile yasal ve kurumsal çerçeveler doğrultusunda uygulanacağı belirtilen açıklamada, bu adımın ulusal ortaklık ve ortak sorumluluk açısından yeni bir dönemin temelini oluşturacağı kaydedildi.
 
‘Devlet kurumları içinde çalışma dönemine geçiyoruz’
 
Açıklamada, yeni dönemin direniş tarihini ve verilen mücadeleyi ortadan kaldırmadığı vurgulanarak, “Bugün de ne kendi tarihimizin sayfasını kapatıyor ne de direniş yıllarının fedakârlıklarını inkâr ediyoruz. Soykırımın ve savaşın bize dayatıldığı bir dönemden, devlet kurumları içinde çalışma dönemine geçiyoruz” denildi.
 
Silahların devletin elinde düzenlenmesi ve güvenlik kararlarının birleştirilmesinin; egemenliğin pekiştirilmesi, DAİŞ’in yeniden güç kazanmasının önlenmesi ve huzurun sağlanması açısından temel olduğu belirtilen açıklamada, anlaşmanın savaşçıların hakları, yaşamını yitirenlerin onuru, Şengal’in güvenliği ve halkın hakları korunarak uygulanması gerektiği ifade edildi.
 
Soykırımın sonuçlarının giderilmesi çağrısı
 
Anlaşmanın başarısının, varılan mutabakatların ciddi biçimde uygulanmasına bağlı olduğu vurgulandı. Açıklamada; Êzidî soykırımının sonuçlarının giderilmesi, kayıpların akıbetinin açığa çıkarılması, mağdur aileleri için adaletin sağlanması, göç ettirilenlerin dönüş koşullarının hazırlanması ve Şengal’in yeniden inşa edilmesi istendi. Soykırımın bir daha yaşanmamasının güvence altına alınması gerektiği belirtildi.
 
Yerel yönetim ve halkın iradesi vurgusu
 
Demokratik entegrasyon sürecinde Şengal halkının iradesinin ve kurumlarının tanınmasının önemine dikkat çekilen açıklamada, sivil kurumların ve yerel yönetimin güçlendirilmesi çağrısı yapıldı.Devletin gücünün yalnızca otoritesini uygulama kapasitesiyle ölçülemeyeceği belirtilerek, “Devletin gücü yalnızca otoritesini dayatma kapasitesiyle değerlendirilmez; yurttaşlarını kucaklama, onların fedakârlıklarını tanıma ve haklarını sağlama kapasitesiyle ölçülür” denildi. Demokrasinin, tüm bileşenlerin katılımını güvence altına alacak biçimde geliştirilmesi gerektiği vurgulandı.
 
Kadınların ve gençlerin direnişi hatırlatıldı
 
Açıklamada, DAİŞ’in Ağustos 2014’te Êzidî halkına yönelik gerçekleştirdiği soykırım hatırlatılarak, halkın katliam, kaçırılma, yerinden edilme ve yok edilme tehdidiyle karşı karşıya kaldığı belirtildi. YBŞ-YJŞ’nin halkı, toprağı ve onuru savunma iradesiyle örgütlendiği ifade edildi. Kadınların ve gençlerin savunma ve özgürleştirme mücadelesine dikkat çekilen açıklamada, bu mücadelede 530 savaşçının yaşamını yitirdiği, yüzlercesinin yaralandığı kaydedildi. Soykırımda ve Şengal’in savunmasında yaşamını yitirenler anılarak, onların mücadelesinin bir emanet olarak taşınacağı vurgulandı.
 
‘En büyük zafer halkımızın özgür varlığıdır’
 
Görüşmelere katkı sunan kesimlere ve soykırımın ilk günlerinden bu yana Êzidî toplumuyla dayanışma içinde olanlara teşekkür edilen açıklamada, aynı yaklaşımın anlaşmanın uygulanması aşamasında da sürdürülmesi istendi. Açıklama, “Şehitlere bağlılığımız, savaşa tutsak kalmak değil; onların uğruna yaşamlarını feda ettikleri değerleri korumaktır. Katliama karşı en büyük zafer, halkımızın kendi toprağında, ülkesi Irak’ta, hakları korunarak canlı, özgür ve güven içinde varlığını sürdürmesidir” sözleriyle son buldu.