Almanya’da kadın kırımına karşı mücadele hamlesi başlatılacak

  • 14:18 30 Ekim 2026
  • Güncel
HABER MERKEZİ - YJK-E ve KON-MED, kadın katliamlarına ve erkek egemen zihniyete karşı Almanya genelinde mücadele hamlesi başlatacak. Seminer ve etkinliklerle sürdürülecek hamlede, “Kadına yönelik şiddet yalnızca kadınların değil, bütün toplumun sorunudur” mesajı verildi.
 
Almanya Kürt Kadınlar Birliği (YJK-E) ve Almanya Kürdistanlı Demokratik Toplumlar Konfederasyonu (KON-MED), “Kadın Kırımına ve Erkek Egemen Zihniyete Karşı Toplumsal Mücadelemizi Büyütüyoruz” başlığıyla ortak açıklama yaptı. Açıklamada, 1 Kasım’da başlayıp 8 Mart Dünya Kadınlar Günü’ne kadar sürecek hamle kapsamında demokratik aile anlayışı, kadın özgürlüğü ve toplumsal cinsiyet eşitliği üzerine seminerler, eğitim çalışmaları ve çeşitli etkinlikler düzenleneceği duyuruldu.
 
Kadın katliamlarına dikkat çekildi
 
Almanya’da kadınların yaşamın birçok alanında şiddetle karşı karşıya kaldığı belirtilen açıklamada, 2026 yılı başından bu yana 105 kadının katledildiği ve bu kadınların yüzde 10’unun Kürt kadınlar olduğu yönündeki verilere yer verildi. Açıklamada, “Bu kadınlar yalnızca birer sayı değildir. Her birinin bir yaşamı, hayalleri, ailesi, çocukları ve yarım bırakılmış bir geleceği vardır” denildi.
 
Kadın katliamlarının tesadüf olmadığı vurgulanan açıklamada, şiddetin erkek egemen zihniyetin toplumsal yaşamın her alanına yerleşmesinin bir sonucu olduğu kaydedildi. Kadınların en fazla şiddete maruz kaldığı alanlardan birinin ev ve aile ortamı olduğuna dikkat çekilerek, demokratik aile anlayışının geliştirilmesinin şiddetle mücadelenin temel başlıklarından biri olduğu ifade edildi.
 
‘Hiçbir aile anlayışı kadının yaşam hakkından üstün değildir’
 
Kadının nasıl giyineceğine, kiminle görüşeceğine, çalışıp çalışmayacağına ve nasıl yaşayacağına karar verme hakkını kendinde gören anlayışın şiddetin temelini oluşturduğu belirtilen açıklamada, aile içinde başlayan eşitsizliğin eğitimden çalışma yaşamına kadar yeniden üretildiğine işaret edildi. Erkek çocuklarına üstünlük, kız çocuklarına itaat öğreten anlayışın değişmesi gerektiği vurgulanan açıklamada şu ifadelere yer verildi: “Oysa hiçbir gelenek, hiçbir aile anlayışı ve hiçbir toplumsal değer bir kadının yaşam hakkından daha üstün değildir. Demokratik aile anlayışı, kadının susturulmadığı; kadın ve erkeğin eşitliğinin, karşılıklı saygının ve ortak karar alma iradesinin esas alındığı, çocukların özgür bireyler olarak yetiştirildiği bir yaşamı ifade etmelidir.”
 
Mülteci kamplarındaki ölümler araştırılsın
 
Açıklamada, Almanya’daki mülteci kamplarında kalan kadınların ve gençlerin güvencesizlik, izolasyon, ayrımcılık, psikolojik baskı ve gelecek kaygısıyla karşı karşıya kaldığına da dikkat çekildi. Kadınların ve gençlerin intihar olarak bildirilen ölümlerinin koşullarının şeffaf biçimde araştırılması istendi. İhmal, şiddet veya başka bir suç ihtimalinin bulunması durumunda bağımsız ve etkili soruşturmalar yürütülmesi gerektiği belirtilen açıklamada, “Hiçbir insan mülteci olduğu için görünmez kılınmamalı, hiçbir ölüm sıradanlaştırılmamalıdır” denildi. Mülteci kadınların ve gençlerin güvenli barınma, psikolojik destek, hukuki danışmanlık ve şiddetten korunma haklarının güvence altına alınması talep edildi.
 
Kadınların yaşam hakkı için ortak mücadele
 
Şengal’de DAİŞ’in Êzidî kadınlara yönelik kaçırma ve köleleştirme suçlarına, Rojava’daki kadın kazanımlarına yönelik tehditlere, İran ve Rojhilat’ta kadınlara uygulanan baskı ve idam cezalarına işaret edilen açıklamada, bu başlıkların ortak özgürlük ve adalet mücadelesinin gündemleri olduğu kaydedildi. Kadına yönelik şiddetin sınır tanımadığı vurgulanan açıklamada, kadınların yaşam hakkının, iradesinin ve özgürlüğünün korunmasının ortak sorumluluk olduğu belirtildi.
 
Koruma mekanizmaları güçlendirilsin
 
Kadına yönelik şiddetin ancak kadınlar katledildikten sonra gündeme gelmesinin kabul edilmediği ifade edilen açıklamada, şiddeti ortaya çıkaran toplumsal koşulların sorgulanması gerektiği vurgulandı. Kadınların ekonomik, sosyal ve siyasal yaşamda özgürce yer alabilmesi, aile içinde eşitliğin güçlendirilmesi ve çocukların toplumsal cinsiyet eşitliği temelinde yetiştirilmesi gerektiği belirtildi. Almanya’da kadınların korunmasına yönelik mekanizmaların güçlendirilmesi istenen açıklamada, kadın yaşam evlerinin ve danışma merkezlerinin desteklenmesi, şiddete maruz kalan ya da şiddet tehdidi altındaki kadınların başvurularının ciddiyetle ele alınması ve kadın katliamlarının önlenmesi için etkili adımlar atılması çağrısı yapıldı.
 
Almanya genelinde seminer ve etkinlikler
 
“Kadına yönelik şiddet yalnızca kadınların değil, bütün toplumun sorunudur. Bu nedenle mücadele de toplumsal olmak zorundadır” denilen açıklamada, hamlenin programına ilişkin bilgi verildi. Almanya genelinde “Demokratik aile nedir, demokratik aile nasıl oluşturulur ve demokratik aile anlayışı neden önemlidir?” başlıklarında seminerler ve eğitim çalışmaları düzenleneceği belirtildi. Hamle kapsamında 25 Kasım Kadına Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası Mücadele Günü’nde de kadınların yaşadığı sorunların görünür kılınacağı kaydedildi.
 
Kadınların yaşamın her alanında korkmadan yaşayabildiği, gençlerin geleceğe umutla bakabildiği bir toplumun mümkün olduğu vurgulanan açıklama, “Kadın kırımına karşı yaşamı savunuyoruz! Erkek egemen zihniyete karşı kadın özgürlüğünü savunuyoruz! Jin, Jiyan, Azadî!” sözleriyle son buldu.