Toprak, sır ve ocak: Yaresen Kürtlerinin Xawenkar kutlamaları üzerine

  • 09:05 25 Ekim 2026
  • Kadının Kaleminden
“Bugün, coğrafyanın sarstığı, tarihin rüzgârlarında pek çok kadim kültürün silinmeye yüz tuttuğu bir dünyada, Yaresen Kürtlerinin Xawenkar’ı direnişin en asil biçimini temsil eder.”
 
Kurdistan Lezgiyeva 
 
Zamanın büküldüğü, dağların sırlara sığınak olduğu kadim Zagros coğrafyasında, hakikat sesini gürültüyle değil, sessiz bir nefesle duyurur. Yaresen (Ehl-i Hak) inancı, bu dağların koynunda, binlerce yıllık hafızayı incitmeden taşıyan bir akarsu gibidir. Bu akarsuyun en berrak, en derin yataklarından biri ise Xawenkar (Hâvendgâr) bayramıdır.
 
Xawenkar, takvimlerin sıradan bir yaprak değişimi değildir; Yaresen halkının evrenin ve ruhun döngüsüne, ilahi adalete ve "Hak-Nafes" sırrına olan sadakatinin, türkülerle, lokmalarla ve sükûnetle mühürlendiği kutsal bir eşiktir.
 
Bir sırrın ve sabrın mevsimi
 
Yaresen inancında evren, tesadüflerin değil, "Yar"in özenle dokuduğu bir tecelli alanıdır. Xawenkar günleri, kışın kapıya dayandığı, doğanın bir içe çekilme ve arınma sürecine girdiği dönemde idrak edilir. Bu kutlamalar, dış dünyanın gürültüsünden uzaklaşarak kalbin tapınağına çekilmenin, ruhun kökleriyle yeniden bağ kurmasının adıdır.
 
Üç gün süren bu oruç ve bayram döngüsü, sadece nefsi terbiye etmekle kalmaz; aynı zamanda toplumsal bağları, "cem" olmanın omuz omuza durma bilincini yeniden tazeletir. Her evde, her ocakta yakılan çıra, sadece karanlığı aydınlatmaz; insan ruhunun içindeki gaflet perdesini de aralar.
 
Cemhane: Zamanın ve mekânın ötesinde bir alem
 
Xawenkar kutlamalarının kalbi, Cemhane’de (Jamkhaneh) atar. Burası, ne dünya malının ne de unvanların hüküm sürdüğü bir eşitlik meydanıdır. Kutsal tambûrun tahta gövdesinden dökülen ses, dağ rüzgârının ve suyun hışırtısıyla karışarak mekânı sıradanlıktan arındırır.
 
Tembûrün teli titrediğinde, inananlar için zaman geriye akar; Pirlerin, azizlerin ve Hakikatin sesleri bugüne taşınır. Söylenen her deyiş, ruhun evrene yazdığı bir şiir, ilahi aşka düşülen bir şerhtir. Bu mecliste, diller susar, kalpler konuşur. Çünkü Yaresen geleneğinde hakikat, kelimelerin kalıbına sığmayacak kadar geniştir; o ancak ezgiyle, vekârla ve içten gelen bir cezbeyle hissedilir.
 
Lokma ve paylaşım: Varlığın birliği
 
Xawenkar’ın en güzel ve insani yüzü, "Niyaz" ve "Lokma" paylaşımıdır. Hazırlanan yemekler, binbir emekle pişirilen kurbanlar, tek bir sofra etrafında toplanan canlar arasında bölüştürülür. Bu paylaşım, sadece karın doyurmak değil, "biz" olma bilincinin eyleme dökülmesidir.
 
Yaresen felsefesinde varlık bir bütündür; incinen bir yaprak, haksızlığa uğrayan bir can bütün kâinatın dengesini sarsar. Xawenkar sofrası, bu dengenin ve barışın, insan ile tabiat arasındaki kırılmaz bağın bir tescilidir. Kışın soğuğuna karşı paylaşılan her sıcak lokma, insanın insana sunduğu en saf şefkattir.
 
Köklerin türküsü
 
Bugün, coğrafyanın sarstığı, tarihin rüzgârlarında pek çok kadim kültürün silinmeye yüz tuttuğu bir dünyada, Yaresen Kürtlerinin Xawenkar’ı direnişin en asil biçimini temsil eder. Bu bir silahlı direniş değil; hafızanın, inancın, ezginin ve insan kalmanın direnişidir.
 
Xawenkar, dağların en yüksek zirvesinden süzülen bir inci gibi, bugünün insanına şunu fısıldar: Ne kadar karanlık olursa olsun, içindeki ocağı canlı tutan, dostun (Yar) kapısını çalmaktan vazgeçmeyen ruh, her zaman bahara uyanır.
 
Yaresenlerin Xawenkar’ı; sırrın canda demlendiği, dağın sükûnetle dinlediği ve insanlığın en saf haliyle kendisini yeniden bulduğu ezeli bir destandır.