Tülay Hatimoğulları: Seferberlik ruhuyla çalışalım

  • 16:28 27 Mart 2024
  • Siyaset
 
ÇEWLÎG - Çewlîg'de binlerce kişinin katıldığı mitingde konuşan DEM Parti Eş Genel Başkanı Tülay Hatimoğulları, "Bu sayılı günleri, seferberlik ruhuyla çalışmalarımızı, gece demeden gündüz demeden, gitmediğimiz evlerin kapılarını çalarak, sıkmadığımız eli gidip sıkarak, neden DEM Parti'ye oy vermeleri gerektiğini anlatmak için sayılı günlerimiz kaldı. Değerli halkımızın desteği ve dayanışması ile alacağız" dedi. 
 
Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi'nin (DEM Parti) Çewlîg mitingi, binlerin katılımıyla devam etti. Mitingde konuşan DEM Parti Eş Genel Başkanı Tülay Hatimoğulları, "31 Mart'ta bu meydanda büyük bir zafer kutlamasına hazır mıyız hep beraber?" diyerek sözlerine başladı. 
 
AKP-MHP iktidarının Çewlîg'i hizmetsiz bıraktığını söyleyen Tülay, "Özellikle Kurdistan'daki bölgeleri dolaştığımızda şuna açıkça tanıklık ettik: Yol yok, her yer çamur deryası. İçme suyu yok. Değerli halkımızın isteklerini yerine getiren yok. Alt yapı yok. Bu, Kürdü asli vatandaş olarak görmemelerinden kaynaklanıyor. Bölgeye doğru düzgün hizmet yapamayanları bu seçimde sandıklara gömecek miyiz hep beraber?" diye sordu. Kamuoyuna yansıyan ve AKP'li Çewlîg adayının, evi su basan bir vatandaşa hakaret etmesine değinen Tülay, "Şiddet uygulayan bu iktidar anlayışına ve yönetimi, Türkiye'nin tamamına şiddet uyguluyor. Saraydan aldıkları eğitimi Bingöl'de uyguluyorlar. Bu saraydan eğitim alan Bingöl'deki hırsızları Bingöl halkı sandığa gömecek mi?" diye sordu. 
 
‘Hizmet İçin Geliyoruz’
 
Partilerinin Wan, Mêrdîn gibi birçok yerde belediyecilik deneyimleri olduğuna işaret eden Tülay şu ifadeleri kullandı: “Hizmet yapmak için geliyoruz. Siz de depremzedesiniz. Deprem bölgesinde yaşayan, fay hattı üzerine kurulu kentiniz Çewlîg halkı olarak, ne yazık ki yakın zamanda sizlerin 1971'de yaşadığı depremin benzerini, 2003'te yaşadığınız depremin benzerini bizler de yaşadık. Depremin ne olduğunu, can kaybının ne olduğunu, kültürel değerlerimizin, evlerimizin yıkımlarının tanıkları olduk ne yazık ki. Keşke olmasaydı. Ama AKP Genel Başkanı Hatay'a gidip diyor ki 'Bakın bana oy vermedi, mahzun kaldı. Hizmetsiz kaldı.' Bunu asla unutmadık, asla unutmayacağız. Bakın, aynı anlayış yine Çewlîg'de. Hizmetsizlikte sınır tanımıyorlar. Deprem bölgesi olduğu halde Çewlîg'i depreme dayanıklı TOKİ'ler yapılacak ve verilecekse, ücretsiz bir şekilde verilmesini sürekli parlamentoda da, alanlarda da, meydanlarda da dile getirdik. Deprem bölgesi olan Çewlîg'de bir kez daha diyoruz ki; deprem olduğu gibi parayla evlerimizi satamazsınız. Evleri yapmak devletin görevidir, hükümetin görevidir ve yapmalıdır.
 
Ankara'da Kürtçe'ye ve birçok dile, Kirmançkî'ye düşman olan anlayış, geliyor burada Zazaki müzik çalıyor. Selamlama yaparken ey AKP ey genel merkezindeki ortağı ve Çewlîg'deki küçük ortağı MHP. Siz neden Kürt'ün, neden farklı bir halkın dilini yasaklıyorsunuz? Bizler çok dilli belediyeciliği hep beraber hayata geçireceğiz. Yerel yönetim anlayışımızda, sevgili kadınlar, özellikle bu sözler özellikle partimizin bu anlayışını siz değerli kadınlarla paylaşmak istiyorum. Belediyelerin kapıları tüm kadınlara açık olacak, çünkü DEM Parti 'Jin jiyan azadî' diyen bir anlayışın partisidir.
 
‘Ampul’e verilen her oy 3 hilale gidiyor’
 
Çewlîg'de AKP küçük ortağı seçim çalışmalarını ortak bir şekilde yürütüyor. İnanın ampule verilen her oydan 3 hilal çıkıyor. Bu ampulü patlatmaya hazır mıyız? DEM Parti ile Bingöl'ü aydınlatmaya hazır mıyız hep beraber? AKP Genel Başkanı Erdoğan sanki kendisi 22 yıldır bu ülkeyi yönetmiyormuş gibi, sanki muhalefetteymiş gibi ekonomik krizlerden bahsediyor ve diyor ki 'Evet, bu dipsiz kuyunun nedeni kendileri.' Bugün bu ülkede açlık sınırı eğer 20 bini geçmişse, yoksulluk sınırı 57 bini aşmışsa, 50 milyon yurttaşımız açlık ve yoksulluk sınırında ise, emekliler vereceği bir promosyonu bekler bir hale gelmişse, emeklimiz elektrik faturasını, su faturasını ödeyemiyorsa bunun nedeni AKP'dir. Erdoğan kalkmış diyor ki 'Bize oy verin, ekonomiyi düzeltelim.' Bu halk seni zaten 22 yıldır orada tuttu. Erdoğan, partimiz için 'Eğer bir şey talep edeceklerse, önce kendilerini ispatlasın' demişti. Bizler de Çewlîg'den, bu meydandan, halkın iradesiyle zaten kendimizi halkımıza ispatlamış durumdayız. Sana ne hacet Erdoğan.
 
Biz halka hesap veririz
 
Bu sene Newroz alanlarında Türkiye'de, Kürdistan'da, Ortadoğu'da, Avrupa'da milyonlar 'Kürt sorununun barışçıl ve demokratik çözümünü istiyoruz' dediler. 'İmralı tecridi kalksın' dediler. Sayın Öcalan'ın fiziki özgürlüğüne kavuşması gerektiğini söylediler. Ama onlar, dayanışma içinde olan bütün halklara savaş zirveleriyle yanıt verdiler. Ve şimdi savaşa hazırlık yapıyorlar. Onların seçim vaadi, bu meydanlarda hizmet değil, savaş olmuştur. Bakın, Kobanê Kumpas Davası'nda arkadaşlarımız yargılanıyor. 'Bize kendinizi ispatlayın' diyorlar. Buradan, Kobanê Kumpas Davası'nda yargılanan Sebahat Tuncel'e, Ayla Akat'a, Selahattin Demirtaş'a binlerce selam ve sevgilerimizi gönderiyoruz. Bizim sorumluluğumuz, hesap vermemiz ancak ve ancak size karşıdır. Biz size hesap veririz. Biz kalkıp Erdoğan'a ne boyun eğeriz ne hesap veririz ne de kendimizi ispatlamaya kalkarız.
 
Timsah gözyaşları döküyorlar
 
AKP Genel Başkanı Erdoğan çıkıp meydanlarda anlatıyor ki bakın, aldatmacaları ve yalanları... Gazze için döktüğünü söyledikleri sahte gözyaşları, timsah gözyaşlarıdır. 'Halkımız yalan, mütedeyyin kardeşlerimizin duygularını istismar ediyor bu iktidar' diyorlar. Yalan söylüyorlar. Gittikleri her mitingde, Filistin halkını yanında olan değerli gençler, insanlar, pankart açıyorlar. Bugün itibariyle birkaç bakanlık, İsrail'le açıklama yapmak zorunda kalmış ve aslında her şeyi belgeli olan ticaretin yapılmadığını söylüyorlar. Adeta aklımızla alay ediyorlar. Filistin için, Mescidi Aksa'nın işgaline karşı, Gazze'nin işgaline karşı biz 'Çocuklar ölmesin' diyoruz. Hele bu mübarek Ramazan ayında hepimizin ortak talebi bir ateşkes olmalıydı ama olmadı. Buradan Çewlîg'den bir kez daha Filistinli kardeşlerimize selamlarımızı iletelim. Alkışlarımız ve zılgıtlarımız mazlum Filistin halkı için olsun.
 
Seferberlik Ruhuyla Çalışalım
 
Çewlîg halkı, seçimlere sayılı günler kaldı. Bu sayılı günleri, seferberlik ruhuyla çalışmalarımızı, gece demeden gündüz demeden, gitmediğimiz evlerin kapılarını çalarak, sıkmadığımız eli gidip sıkarak, neden DEM Parti'ye oy vermeleri gerektiğini anlatmak için sayılı günlerimiz kaldı. Değerli halkımızın desteği ve dayanışması ile alacağız. Ama biliyorsunuz ki her şey emek işidir. Her şey çalışma işidir. Bütün azmimizle, bir seferberlik ruhuyla Çewlîg'deki seçimleri kazanmaya var mısınız? Değerli arkadaşlar, sizden iki değerli ricada bulunacağız. Birisi, oyu burada olup ama şehir dışında yaşamak durumunda olan işçi kardeşlerimiz, öğrenci kardeşlerimiz en yakın DEM Parti il ve ilçe örgütlerine gitsinler, orada isimlerini yazdırsınlar. Onların Bingöl'e gelmelerini biz DEM Parti olarak sağlayacağız, oy kullanmalarını sağlayacağız. Biliyoruz ki, çok sayıda işçi kardeşimizi batıya göç etmek zorunda kaldı. Telefon rehberimizi tarayacak mıyız? Aramalarımızı yapacak mıyız? Biliyorsunuz ki buraya oy kaydırmışlar. Bu oyların önüne geçebilmenin yolu bu çalışmadan geçiyor. İkinci bir şey, bunlar çalmaktan çırpmaktan asla geri durmayanlar olarak sandıkları, bilhassa gençler ve kadınlar, sandıklarımızı, halkımızın onurunu en iyi şekilde korumak için seferberlik ilan ediyor muyuz, Çewlîg gençleri? Biz bu iki şeyi yaptıktan sonra şuna inanıyoruz ki, bu seçimleri biz alacağız. Emeğin, azmin, demokrasinin, halkın iradesinin gücünden hiçbir şey kurtulamaz.
 
Miting, Bro Avis ve Ciwan Adar'ın sahne almasıyla sona erdi.