Qers'ten saldırılara tepki: Sessiz kalmayacağız

  • 15:30 9 Ocak 2026
  • Güncel
QERS- Halep’in mahallelerine yönelik gerçekleşen saldırılara karşı açıklama yapan DEM Parti Qers İl Örgütü, “Yaşanan can kayıpları açık birer savaş suçudur. Bu saldırılara sessiz kalmayacağımızı kamuoyuna ilan ediyoruz” dedi. 
 
Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Qers İl Örgütü, Suriye Geçici Hükümeti'ne bağlı çetelerin Halep’in Şêxmeqsûd, Eşrefiyê ve  Benî Zêd mahallelerine yönelik saldırılarına ilişkin DEM Parti il binası önünde basın açıklaması gerçekleştirdi. Partililerin katıldığı açıklamada basın metnini DEM Parti Qers İl Eşbaşkanı Arzu Savaş Derman okudu.
 
‘Kürt halkı saldırılara rağmen vazgeçmeyecek'
 
Yaşanan saldırıları kabul etmediklerini dile getiren Arzu Savaş Derman, güvenliğin ancak adalet ve barışla mümkün olabileceğini belirterek, “Ne yazık ki Kürt halkı, uzun yıllar boyunca bölgedeki statükocu ve merkeziyetçi devlet politikaları nedeniyle dili, kimliği ve kültürü inkar edilerek sistematik baskı ve asimilasyona maruz kalmıştır. Bu süreçte halkımız yalnızca haklarından değil, yaşam hakkından da mahrum bırakılmış; ağır insan hakları ihlallerine uğramıştır. Ancak tüm baskılara rağmen Kürt halkı, hak, hukuk ve adalet mücadelesinden vazgeçmemiştir ve vazgeçmeyecektir. Kuzey ve Doğu Suriye’de Kürt halkı; IŞİD ve benzeri radikal ve cihatçı yapılara karşı yalnızca kendi varlığını değil, bölgedeki tüm halkların canını, onurunu ve ortak yaşamını savunmuştur. Mahallelerinin, HTŞ ve benzeri silahlı gruplar tarafından ağır silahlarla kuşatılması, sivillerin hedef alınması ve yaşanan can kayıpları açık birer savaş suçudur” dedi. 
 
‘Saldırılara karşı sessiz kalmayacağız'
 
Suriye’de, sadece Kürtlere değil halklara yönelik bir savaşın açıldığına dikkat çeken Arzu Savaş Derman, saldırılara karşı sessiz kalmayacaklarını belirtti. Arzu Savaş Derman, “Bizler inanıyoruz ki Ortadoğu’da kalıcı barış ve huzur; Kürt halkının ve bölgedeki tüm halkların eşit yurttaşlık temelinde tanınması, kimlik ve özgürlüklerinin güvence altına alınmasıyla mümkündür. Demokratik bir Suriye, demokratik bir Türkiye ve demokratik bir İran, ancak bu anlayışla inşa edilebilir. Günümüz dünyasında merkeziyetçi, baskıcı ve doğayla, hukukla uyumsuz yönetim anlayışlarının sürdürülebilirliği yoktur. Adem-i merkeziyetçi, çoğulcu ve demokratik sistemler kaçınılmazdır. Barışta ısrar ediyoruz. Demokraside ısrar ediyoruz. Halkların eşit ve özgür geleceğinde ısrar ediyoruz” ifadelerini kullandı. 
 
Açıklama, "Bîjî berxwedana Rojava" sloganı eşliğinde son buldu.