İstanbul Barosu'ndan tutsak kadınlara ziyaret: Hak ihlalleri derinleşiyor

  • 17:30 2 Temmuz 2026
  • Güncel
İSTANBUL – İstanbul Barosu, Bakırköy Kadın Kapalı Cezaevi'nde tutsak olan Çiğdem Mater, Mine Özerden ve Sezin Uçar’ı ziyaret etti. Ziyaretin ardından yapılan açıklamada hukukun üstünlüğünün sağlanması talebinde bulunuldu. 
 
İstanbul Barosu Başkanı İbrahim Özden Kaboğlu ile Yönetim Kurulu üyeleri, Bakırköy Kadın Kapalı Ceza İnfaz Kurumu'nda tutsak olan Çiğdem Mater, Mine Özerden ve Özgürlük İçin Hukukçular Derneği (ÖHD) üyesi avukat Sezin Uçar'ı ziyaret etti. Ziyaretin ardından cezaevi önünde açıklama yapan İbrahim Özden Kaboğlu, hem cezaevlerindeki hak ihlallerine ve tecrit koşullarına hem de yargının siyasallaşmasına dikkat çekti.
 
‘Sezin uçar avukatlık faaliyetleri nedeniyle tutuklu’
 
İstanbul Barosu üyesi avukat Sezin Uçar'ın tutukluluğunun doğrudan mesleki faaliyetlerinden ve savunma hakkını yürütmesinden kaynaklandığını belirten İbrahim Özden Kaboğlu, avukatların müvekkilleriyle özdeşleştirilerek kriminalize edilmesinin hukuk devleti ilkesiyle bağdaşmadığını ifade etti. İbrahim Özden Kaboğlu, yargının bir sopaya dönüştürüldüğü bu süreçte, etkin pişmanlık adı altındaki asılsız beyanların tutuklamaya gerekçe yapılmasının hukuk güvenliğini ortadan kaldırdığını ve Sezin Uçar örneğinin bu keyfi politikaların en çarpıcı göstergesi olduğunu vurguladı.
 
‘800 kişilik cezaevinde iki katı tutsak var’
 
Cezaevlerindeki aşırı doluluk oranlarına ve bunun getirdiği hak ihlallerine değinen İbrahim Özden Kaboğlu, Bakırköy Kadın Kapalı Ceza İnfaz Kurumu'nun kapasitesinin yaklaşık 800 kişi olmasına karşın, cezaevinde bunun iki katına yaklaşan  tutsağın barındırıldığını dile getirdi. İbrahim Özden Kaboğlu, bu durumun başta sağlık hakkı olmak üzere en temel yaşam koşullarını gasp ettiğini ve kamu hizmetlerinin yürütülmesini engellediğini belirtti. Cezaevi personelinin de bu ağır iş yükü altında ezildiğini ifade eden İbrahim Özden Kaboğlu, idarenin infaz koruma memuru sayısını artırması gerektiğini söyledi.
 
‘Tutsakların hakları ortadan kalkmaz’
 
İnsan onuruna yakışır koşulların sağlanmasının devletin sorumluluğunda olduğunu hatırlatan İbrahim Özden Kaboğlu, "Mahpusların yalnızca özgürlüklerinden yoksun bırakıldıklarını, bunun dışındaki temel haklarının korunmasının devletin yükümlülüğü olduğunu ifade etmek gerekir. Sağlık hakkından iletişim özgürlüğüne kadar tüm haklar güvence altına alınmalıdır" dedi.
 
Adil yargılanma hakkının eksiksiz uygulanmasının cezaevlerindeki siyasi yoğunluğu azaltacağını vurgulayan İbrahim Özden Kaboğlu, İstanbul Barosu olarak cezaevlerindeki hak ihlallerine karşı mücadele etmeyi ve insan haklarını savunmayı sürdüreceklerini kaydetti.