Kent bostanlarında kolektif üretim ve dayanışma öne çıkıyor
- 09:02 18 Ağustos 2026
- Emek/Ekonomi
Rabia Önver
WAN - Erdiş Belediyesi tarafından hayata geçirilen Kadın Kent Bostanı, kadınların kolektif üretim ve dayanışmasını güçlendirmeyi hedefliyor. Belediye Meclis Üyesi Ayşe Ergün, erkek egemen ekonomik yapının kadın emeğini görünmez kıldığını belirterek, amaçlarının kadınları üretimden pazara kadar ekonomik yaşamın öznesi haline getirmek olduğunu söyledi.
Kadınların ekonomik yaşamda görünmez kılınan emeğini kolektif üretim ve dayanışma temelinde görünür hale getirmeyi amaçlayan kadın kent bostanları, yerel yönetimlerin kadın özgürlükçü politikalarının önemli araçlarından biri olarak öne çıkıyor. Kadın kent bostanları yalnızca üretim yapılan alanlar değil, aynı zamanda dayanışmanın, örgütlenmenin ve kadınların ekonomik yaşamda özneleşmesinin mekânları olarak değerlendiriliyor.
Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) yönetimindeki Wan’ın Erdiş Belediyesi tarafından hayata geçirilen Kadın Kent Bostanı projesinin amaçlarını anlatan Belediye Meclis Üyesi Ayşe Ergün, bostanların yalnızca üretim yapılan alanlar olmadığını; kadın dayanışmasını büyüten, örgütlenmeyi güçlendiren ve kadınların ekonomik yaşama doğrudan katılımını hedefleyen kolektif mekânlar olarak tasarlandığını söyledi.
‘Kadın kent bostanları kolektif üretim alanlarıdır’
Yerel yönetim pratiklerinin demokratik komünal toplumun inşasında kadınların üstlendiği öncü rolü görünür kıldığını ifade eden Ayşe Ergün, kadınların rol ve misyonunun tartışıldığı bir süreçte kadın kent bostanlarının taşıdığı önemin bir kez daha vurgulanması gerektiğini belirtti.
Ayşe Ergün, “Kadın kent bostanları, kadınların kolektif üretim, dayanışma ve ekolojik yaşamı birlikte ördüğü önemli alanlar olarak öne çıkıyor. Kadın kent bostanları sadece üretimin olduğu alanlar değil, dayanışmanın büyütüldüğü, siyasetin örgütlendiği ve kadınların seslerinin daha yüksek çıktığı alanlar. Bizler kadın kent bostanlarını amacına yönelik bir çalışma bu aşamada yürütemedik. Hem kadın arkadaşların hâlihazırda bostanlarının olması hem de kendi bostanlarında çalışıyor olmalarından kaynaklı kadın arkadaşları buraya kanalize edemedik. Bizim buradaki amacımız sadece üretim değil, burada kadınların dayanışmasını büyütmek, biraz daha aktif rol oynayabilecekleri alanlar yaratmak amacıyla kent bostanlarını açtık. Fakat bu amacımıza yönelik de çok bir şey yapamadık. Bu konuda da öz eleştiri verme pozisyonundayız” dedi.
‘Amacımız kadınların emeğini görünür kılmak’
Yerelde ekonomik yaşamın erkek eliyle şekillenmesinin, kadınların ekonomik alana katılımını sınırlandıran ve onları üretimden uzaklaştıran temel etkenlerden biri olduğunu dile getiren Ayşe Ergün, “Kadınlar burada bostan ekiyor ya da kendi evlerinin önünde bostan ekiyorlar fakat yine erkeğe verip satışını gerçekleştiriyorlar. Burada yapmamız gereken şey bostandan ziyade pazar alanını yaratmak. Pazar alanını yarattığımız zaman da kadın arkadaşlarımız bazen geliyor, bazen de ‘bizler gelmekten utanıyoruz’ diyorlar. Kadınlara hem dokunma noktasında hem kadınları ticarete katma noktasında biraz daha ön açıcı olmak adına bu tür çalışmalar yürütüyoruz. Bunun için mahalle çalışmalarımız başladı. Kadınlara tek tek kadın kent bostanlarının amaçlarını, kadın emek pazarının amaçlarını anlatan yönde bilgilendirmeler yapacağız. Devamında kadınların kadın emek pazarına katılımını sağlayacağız. Kadınlar burada özellikle süt ürünleri ile uğraşıyorlar. Elde ettikleri ürünleri pazarlama noktasında biraz eksiklik oluyor. Bizlerin amacı burada biraz daha kadınların elde ettikleri ürünleri pazara taşımak” ifadelerini kullandı.
Hasat zamanı yoğun geçiyor
Ekimden bakıma, sulamadan hasada kadar emek yoğun bir süreç gerektiren üretimin yaylalardan sofralara kadar uzandığını dile getiren Ayşe Ergün, kadınların gündelik yaşamın yükü ve çok yönlü sorumlulukları nedeniyle bu çalışmalara yeterince zaman ayırmakta zorlandıklarını ifade etti.
Ayşe Ergün, “Kadınlar özellikle domates, biber, salatalık, kavun, karpuz ve patlıcan gibi ürünleri ektiler. Zahmetli bir iş çünkü ekiminden toplamasına kadar biraz zorlayıcı. Kadın arkadaşlar bunun için de zaman yaratamadıklarını söylüyorlar. Hem eve bakma hem de buraya geliş noktasında sıkıntı yaşadıklarını ifade ettiler. Buraya gelmek isteyen kadınlar için hem ulaşım hem de bir gelir sağlamaları noktasında elimizden geldiğince ön açıcı olmaya çalışıyoruz. Kadın arkadaşların en yoğun olduğu süreçler hasat zamanı oluyor. Çünkü hasat zamanında kadın arkadaşlar buraya gelip kışlık erzaklarını toplayabilir ya da satışını gerçekleştirebilirler. Satış zamanında da kadın emek pazarımızda yer alarak satabilirler. Sadece kent bostanında elde ettiklerini değil, evde emek verdikleri her şeyi getirip emek pazarında satabilirler” şeklinde konuştu.
Toplumsal cinsiyet atölyeleri
Kadın kent bostanının büyük bir emek ve kolektif çabayla hayata geçirilmesine rağmen, kadınların üretim ve satış süreçlerinde yer almasına yönelik toplumsal önyargıların önemli bir engel oluşturduğunu söyleyen Ayşe Ergün, kadın emeğini görünmez kılan erkek egemen anlayışın etkisiyle üretimde ve satışta aktif rol almanın kadınlar açısından olumsuz karşılanabildiğini, bu nedenle birçok kadının bu alanlarda yer almaktan çekindiğini aktardı.
Ayşe Ergün, “Fakat bizler bunun için de bir çalışma başlatacağız. Her mahalle, sokak ve köyde toplumsal cinsiyet eşitliği üzerine atölyeler vermeyi planlıyoruz. Toplumda ekonomiyi üreten kadın ama hep geriye itilen de kadın oluyor. Baktığımız zaman imkân var ama bunu örgütleme noktasında, kadınlara dokunma ve ulaşma noktasında eksik kalıyoruz. Kadın emeğini görmek gerekiyor. Toplumda şu an kadınlar görünmüyor, emekleri hep arka plana atılıyor. Kadınlar kent bostanlarına ve pazarlarına gelerek verdikleri emekleri sergilemeli, emekleri ancak o şekilde görünür olacaktır. Ekonomi sadece para kazanma meselesi değildir, aynı zamanda fiziksel, sosyolojik ve psikolojik açıdan da insanların kendilerini iyi hissettiği ve ifade ettiği yerdir. Bundan kaynaklı bütün kadın arkadaşları kadın emek pazarına ve kent bostanımıza davet ediyoruz” diye konuştu.







