Tutsaklar baskı altında: Pişmanlık dayatmasından vazgeçin
- 09:04 31 Ekim 2026
- Güncel
WAN - Barış ve Demokratik Toplum Süreci’ne rağmen cezaevinde bulunan siyasi tutsakların tahliyelerinin engellenmesine tepki gösteren kadınlar, Adalet Bakanlığı’na çağrıda bulunarak, “Bir an önce bu tutumdan vazgeçin!” dedi.
Çerçeve yasa tartışmaları ve yürütülen Barış ve Demokratik Toplum Süreci’ne rağmen siyasi tutsakların özgürlüğüne kavuşması için somut adımlar atılmazken, tahliye zamanı gelen tutsakların infazlarının yakılması ve İdare ve Gözlem Kurulları’nın (İGK) keyfi kararlarına yönelik tepkiler büyüyor. Cezaevlerinde yaşanan hak ihlallerine karşı etkili adımların atılmaması, kamuoyunda sürecin samimiyetini ve inandırıcılığını sorgulatıyor. Bu tabloya rağmen tutsaklar, pişmanlık dayatmalarına ve infaz yakmalara karşı mücadelelerini sürdürüyor.
Tutsakların tahliyelerinin kurul kararlarıyla engellenmesine, hasta tutsakların cezaevinde tutulmaya devam edilmesine ve infaz sürelerinin keyfî biçimde uzatılmasına tepki gösteren kadınlar, siyasi tutsakların özgürlüğü için somut adımlar atılması çağrısında bulundu. Kadınlar ayrıca, sürecin başarısının Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan başta olmak üzere tüm siyasi tutsakların özgürlüğünü gerektirdiğini vurguladı.
‘Tahliyelerin engellenmesi halkı tedirgin ediyor’
Yaklaşık iki yıldır barışın sağlanması için adımlar atıldığını ancak devletin siyasi tutsaklar için somut ve kalıcı bir adım atmadığını ifade eden Edibe Babur, bu durumun halkın tedirgin olmasına neden olduğunu söyledi. Özellikle İdare ve Gözlem Kurulu’nun siyasi tutsaklara pişmanlık dayattığını dile getiren Edibe Babur, “İdare ve Gözlem Kurulu tutsaklara, ‘Pişmanım dersen seni bırakırız, değilsen infazını yakarız’ diyor. Tutsakların üzerinde böylesi bir tehdit var. Bilindiği gibi yüzlerce hasta tutsak var. Ağır hasta olanlar var ve sistem onlara bile bunu dayatıyor. ‘Ya pişmanım diyeceksin ya da ben kurul olarak tahliyeni uzatacağım’ diyorlar. Bu durum elbette hepimizi üzüyor ve kaygılandırıyor ama diğer taraftan da tutsakların bu durum karşısındaki duruşu bizleri çok etkiliyor, bu duruşu anneler, kadınlar ve halk olarak kutluyoruz. Çünkü arkadaşlarımız pişmanlık duyacak bir şey yapmadılar. Bir halkın özgürlüğü ve ülkede demokrasi olsun diye mücadele ettiler ve tutuklandılar. Bu sebeple pişmanlık yaşanacak bir durum yok” dedi.
Adalet Bakanlığı’na çağrı
Tutsakların tahliyelerinin ertelenmesine dair Adalet Bakanlığı’na çağrıda bulunan Edibe Babur, şu ifadelere yer verdi: “Bir an önce bu tutumdan vazgeçsinler. Bu kurulun kaldırılması gerekiyor çünkü bu kurulun hiçbir anlamı yok. Resmiyette bile bu kurulun bir karşılığı yok, kendilerine göre bir kurul oluşturmuşlar. Tutsaklarımızı bir an önce serbest bıraksınlar ki halk da sürece inansın. Hangi anneyle konuşursanız size, ‘Devlete inancımız ve güvenimiz yok’ diyor. Haklılar da çünkü yaklaşık iki yıldır hareketimiz tarafından da partimiz tarafından da önemli adımlar atılıyor. Ancak devlet hâlâ bir adım atmadı. Bu sebeple bir an önce halkımızın, annelerin, tutsakların ve Önderliğimizin sesine kulak vermeleri gerektiği çağrısında bulunuyoruz. Önderliğimiz bunca mücadeleyi özgürlük için veriyor. Önderliğimiz yapması gereken her şeyi yaptı ve biz de halk olarak Önderliğimizin söyledikleri ve yaptıklarının arkasındayız. Bu nedenle devlet de üzerine düşeni yapmalı. İlk olarak tutsaklarımız serbest bırakılmalı ve somut adımlar da mutlaka atılmalı” şeklinde konuştu.
‘Hasta tutsakları bıraksınlar, biz de sürece inanalım’
Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan ve bütün siyasi tutsakların özgür olmasını istediklerini paylaşan Asya Özlü, Abdullah Öcalan sayesinde başlayan sürecin tüm halkların yararına olduğunu belirtti. Asya Özlü, “Biz Önderlik tarafından söylenen her şeyi ve atılan her adımı destekliyoruz ama devlet hâlâ süreç için somut bir adım atmadı. Biz cezaevlerinin kapılarının açılmasını, özellikle hasta tutsakların serbest bırakılmasını istiyoruz. Önderliğimiz özgür olmazsa ve biz onu içimizde göremezsek barış da olmaz, bu ülkeye özgürlük de gelmez. Tutsaklarımız, hasta tutsaklar cezaevinde olacaksa bu neyin barışı? Hasta tutsakları serbest bıraksınlar, biz de bu sürece inanalım. Biz onurlu bir barış sağlansın istiyoruz. Artık ölüm istemiyoruz, tutuklama istemiyoruz. Önderliğimizin başlattığı süreç sayesinde iki yıldır kan yok, cenaze gelmiyor. Bu süreç sadece Kürtler için değil. Barış isteyen herkes içindir. Biz Önderliğimizin ve tutsakların özgürlüğünü istiyoruz. Özellikle hasta tutsaklar bir an önce serbest bırakılmalı” diye ifade etti.
‘Bütün tutsaklar serbest bırakılmalı’
Reyhan Akdağ da ilk olarak Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’ın özgürlüğünü istediklerini kaydederek, “Bu süreçten korkmasınlar. Kendilerini kandırmasınlar, bu mücadele de Önderlikle başladı, barış da onun sayesinde olacak. Bir an önce tutsakları serbest bıraksınlar. Bu süreçte Önderliğin elinden tutmaları gerekiyor, onun eli güzelliğin, hayrın elidir. Ancak ne yazık ki iki yıldır devlet bir adım atmadı. Kürtler eskisi gibi değil, kimse Kürtleri kandıramaz. Kürtlerin başına bir sürü şey getirdiler, çok denediler ama yenemediler. O yüzden barışın sağlanması lazım. Barış olsun ki ne Kürt anneler ağlasın ne de Türk anneler” diye belirtti.
Cezaevlerine yönelik adımlar olmadığını ve bunun kabul edilemeyeceğini dile getiren Reyhan Akdağ, şöyle devam etti: “Vicdanları yok mu? Otuz yıl cezaevinde kalan birinin cezası bitmesine rağmen tahliyesini uzatıyorlar. Vicdanları yok. Bütün tutsakların serbest bırakılması lazım. Biz barış istiyoruz.”
‘Biz Önderliğimize inanıyoruz’
Sürece dair öncelikli taleplerinin Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan ve siyasi tutsakların özgürlüğü olduğunu ifade eden Fatima Babat, “Tutsakların tahliyesi geliyor ama bırakmıyorlar. Zulmediyorlar. Böyle olmaz. Biz barış istiyoruz. Bir sürü hasta tutsak var, onları da bırakmıyorlar, tahliyeleri gelse de bırakmıyorlar. İki yıldır bizim için hiçbir şey yapmadılar, adım atmadılar. Biz Önderliğimize inanıyoruz” sözlerine yer verdi.
‘Bir süreç varsa Önderlik ve tutsaklar özgür olmalı’
Sürecin var olmasının, Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan ve siyasi tutsakların özgürlüğünü gerektirdiğini dile getiren Halime Bilen ise, “Süreç başladığından beri bu süreçle alakalı hiçbir tutsak bırakılmadı. Biz bütün tutsakların özgür olmasını istiyoruz. Bizim talebimizi barıştır, bu sürecin bozulmasını istemiyoruz. Kan dökülsün istemiyoruz, annelerin yüreği yansın istemiyoruz. Tüm tutsakların özgür olmasını istiyoruz” dedi.








