Abdullah Öcalan'a özgürlük: Müzakere eşit koşullarda olur

  • 09:01 7 Haziran 2026
  • Güncel
Melike Aydın
 
İSTANBUL - Barış ve Demokratik Toplum Süreci'ne dair konuşan DBP'li Çiçek Ariç sürecin başarılı olması için Abdullah Öcalan'ın fiziki özgürlüğünün sağlanması gerektiğini belirterek, "Müzakere eşit koşullarda olmalı" dedi. 
 
Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’ın başlattığı Barış ve Demokratik Toplum Süreci üzerinden bir buçuk yıl sürerken, iktidar tarafından atılması gereken adımlar henüz atılmadı. Bu durum derinleştikçe sürece olan güven de zedeleniyor. Müzakere sürecinin eşit koşullarda olmaması, Abdullah Öcalan'ın anayasal statüsünün tanınmasına dair her hangi bir adımın atılmaması, hala tecrit altında tutularak, fiziki özgürlüğünden mahrum bırakılması sürece yönelik güven sorununu derinleştiriyor. 
 
'Eşit koşullarda müzakere olur'
 
Demokratik Bölgeler Partisi (DBP) Parti Meclisi (PM) üyesi Çiçek Ariç, sürecin şeffaf yürütülmemesinin toplumda ciddi soru işaretlerine yol açtığını belirterek, müzakare süreçlerinde eşit koşullar ve şefaflığın önemine dikkat çekti.  
 
İmralı'da tecridin sürdüğüne dikkat çeken Çiçek Ariç, Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan'ın eşit koşullarda süreci yürütmesi ve fizikiği özgürlüğünün sağlanması gerektiğini söyledi.
 
'Şefaf yürütülmeli'
 
Sürecin toplumsallaşması gerektiğini söyleyen Çiçek Ariç, kapalı kapılar arkasında ve sadece DEM Parti Heyeti'nin üzerinden görüşmelerle sınırlı kalmasının yetersiz olduğunu dile getirdi. Görüşmelerden sınırlı düzeyde bilginin dışarıya aktarılmasının da sakıncalar yaratacağını ifade eden Çiçek Ariç, “Doğal olarak bu hem bizde hem toplumda güven sorununa neden oluyor. Bilgi çok az ve bu da toplum içerisinde bir manipülasyona neden olabiliyor. Toplumun herşeyi bilmesi gerekiyor" dedi.
 
'Süreç yasalaşmalı'
 
Geçmiş çözüm süreçlerinde atılan adımların mutlaka parlamento çatısı altında yasallaşması gerektiğini ortaya koyduğunu ifade eden Çiçek Ariç, “2015'i de biliyoruz. Yasallaştırılmadığı için fiili bir süreç devam etti. Bittikten sonra devlet suçlama noktasına kadar geldi. Süreci yürüten siyasetçiler tutuklandı. Şimdi yasal güvence oluşturmadığınız zaman, fiili giden bir sürece dönüştüğü zaman o görüşen insanların başına bir çok şey gelebilir. Sayın Öcalan'ın söylediği gibi bu sürecin misyonunu yüklemesi gereken parlamentodur" diye belirtti. Çiğdem Ariç, süreçte Abdullah Öcalan'a yasal statü tanınması ve fiziki özgürlüğünün sağlanması ile yol alınabileceğini söyledi. 
 
'İmralı kapıları açılsın'
 
Çiçek Ariç İmralı kapılarının açılması gerektiğini yineleyerek, " Açın kapıları herkes Sayın Abdullah Öcalan ile görüşsün. Akademisyenler, siyasetçiler, gazeteciler gitmek istiyor. Yani bir bütün bu alanı açacaksınız. Umut hakkını konuşmuyorsun, fiziki özgürlüğünü konuşmuyorsun. Statüyü bir eve, fiziki konuma indirgersen bu kabul edilir bir şey değil. Sorunun çözümü de bu değildir" diye belirtti. 
 
'Tüm dinamikler yekvücut olmalı'
 
Sürecin yalnızca Kürt siyasetinin omuzlarına bırakılamayacak kadar büyük ve hayati olduğunu belirten Çiçek Ariç, “Bu süreç sadece DEM ya da Kürt siyaseti üzerinden gidecek bir süreç değildir. Tüm dinamikler, sivil toplum örgütleri, aydın, demokrat, siyasi partiler olarak yan yana gelirsek süreç başarılı olur. Dolayısıyla herkesin elini taşın altına koyması gerekiyor artık. CHP sürecini de göz önünde bulundurarak, tüm kesimlerin topyekün bu sürecin etrafında bütünleşmesi, yek vücut olması ve ses çıkarması gerektiğini düşünüyorum" ifadelerini kullandı.