Bin haftalık soluksuz mücadele (1)

  • 09:01 21 Mayıs 2024
  • Dosya
 
Galatasaray Meydanı’nı hafıza mekanına dönüştürdüler! 
 
Rozerin Gültekin 
 
HABER MERKEZİ - Kaybedilen ya da katledilen yakınlarının akıbetini sormak için bundan 29 yıl önce Galatasaray Meydanı’na çıkan Cumartesi Anneleri, meydanı hafıza mekanına çevirirken kendileri de bu hafızayı canlı tutan tarih yazıcıları oldu.
 
12 Eylül 1980’de gerçekleştirilen askeri darbenin ardından binlerce kişi katledildi ya da kaybedildi.  Kayıpların en çok yaşandığı yıllar ise 1990’lı yıllar oldu. 
 
Kayıpların ya da katledilmelerin artması ili birlikte İnsan Hakları Derneği (İHD) 1992 yılında “Kayıplar bulunsun” şiarı ile kampanya başlattı. İHD’nin başlattığı kampanya Türkiye’de iktidarlar eliyle kaybedilmelere karşı bir mücadeleye dönüştü. 
 
Kayıplara karşı mücadelenin sembolü de Cumartesi Anneleri oldu. Bu kampanya ile 27 Mayıs 1995 tarihinde birkaç aile İstanbul’daki Galatasaray Meydanı'nda farklı bir boyuta evrildi. Her Cumartesi günü Galatasaray Meydanı’na gelen aileler günden güne çoğaldı, Kurdistan ve Türkiye’de yankı uyandırdı. Cumartesi günleri bir araya gelmeleri ile Cumartesi Anneleri olarak kamuoyu ve basın tarafından adlandırıldılar. 29 yıldır devam eden mücadele ile Galatasaray Meydanı bir hafıza mekanı, Cumartesi Anneleri de hafıza canlı tutan tarih yazıcıları oldu…
 
Bin haftası dolan Cumartesi Annelerine dair hazırladığımız dosyamızın ilk bölümünde eylemin başlangıcından günümüze dek yaşananları derledik. 
 
İlham kaynakları
 
Her Cumartesi günü Galatasaray Meydanı’na gelen annelerin eylemi başlatmasında İHD’nin kampanyası etkili olurken ilham kaynakları ise dünyanın başka bir coğrafyasında kayıplarını arayan anneler oldu. Arjantin’de 1976-1983 yıllarındaki diktatörlük sürecinde kaybedilen ya da katledilen 30 bin kişinin akıbetini soran Plaza De Mayo Anneleri diğer adlarıyla bir araya geldikleri meydanın adıyla da tanınan Mayıs Anneleri oldu. 
 
'Perşembe Delileri'
 
Diktatörlük döneminde 3 kişinin dahi yan yana gelmesi yasaklanırken buna karşı 1977 yılında bir grup kadın, hükümet binasının hemen karşısında bulunan meydanda bir araya gelir. Her hafta Perşembe günü beyaz eşarpları ile ikişer ikişer girdikleri meydanın ortasındaki piramidin etrafında saat 15.00’te dönmeye başlarlar. Sessizce burada dönen kadınlar, "Perşembe delileri" veya "Terörist anneleri" olarak yansıtılmaya çalışılır hükümet yetkilileri tarafından. Bu adlandırma aynı zamanda saldırı ve eylemin gerçekleştirilmesinin de önünü almak içindir. Ancak anneler bundan vazgeçmez ve sonunda diktatörlük döneminin sorumlularının yargılanmasının ve cezalar almasının önünü de açar. Bu büyük bedellerle olur. Hatta yakınlarını, kaybedilenleri ararken kaybedilenler olur. 
 
İnsanlığa karşı suç
 
Yine mücadelen dünyanın her yerinde kayıplarını arayanlar için örmek olur. Birleşmiş Milletler de (BM) 2007 yılında  “Bütün Kişilerin Zorla Kaybedilmeden Korunmasına Dair Uluslararası Sözleşmesi”ni  (Zorla Kaybedilme Sözleşmesi) 2007 yılında kabul etmek durumunda kalır, 2010 yılında da yürürlüğe girer.  Sözleşmenin en önemli yanı ise “zorla kaybedilmenin” insanlığa karşı suç olarak kabul edilmesi olur. 
 
27 Mayıs 1995: Mücadelenin ilk kıvılcımı
 
Böyle bir geçmişi ve ilham kaynağı olan Cumartesi Anneleri de mücadelenin ilk kıvılcımını 27 Mayıs 1995 tarihinde yakar. O gün saat 12.00’de Gazi Mahallesi’ndeki eylemlerin ardından 21 Mart’ta gözaltına alınan ve 55 gün sonra cenazesi kimsesizler mezarlığında bulunan Hasan Ocak’ın akıbetini sormak için bir araya gelinir. Hasan Ocak, Rıdvan Karakoç, Kenan Bilgin, Hasan Gülünay ve Hüseyin Toroman’ın ailelerinden oluşan 15-20 kişilik grup Galatasaray Meydanı’nda bir araya gelir ve oturma eylemi gerçekleştirir. 
 
Talepleri
 
Bir araya gelen aileler, taleplerini “Gözaltındaki kayıplar son bulsun, kayıpların akıbeti açıklansın, sorumlular bulunsun ve yargılansın” olarak duyurur. Bir araya gelen 15-20 kişilik grup her hafta artmaya başlar, zamanla da binlere ulaşır. 
 
Her hafta bir kişinin hikayesi
 
Artık kamuoyunda Cumartesi Anneleri olarak tanınan ve sayıları günden güne artan insanlar her hafta bir araya geldiklerinde kaybedilen bir kişinin kaybedilişinin hikayesini paylaşır, akıbetini sorar ve sorumluların yargılanmasını ister. 
 
Saldırılar başlar
 
Kamuoyu tarafından da sahiplenilmeye başlayan, etki yaratan Cumartesi Anneleri’ne saldırılar da başlar. 1998 yılından itibaren eyleme katılanlara saldırılar yapılır, işkenceden geçirilir ve gözaltına alınırlar. 
 
Eyleme ara
 
Saldırı, işkence, baskı ve gözaltıların artması ile birlikte Cumartesi Anneleri 13 Mart 1999 tarihinde bir açıklama yaparlar. Cumartesi Anneleri eylemlerine ara verdiklerini kamuoyuna duyurur. 
 
Yeniden buluşma
 
Cumartesi Anneleri’nin eylemlerine ara vermeleri 10 yıl sürdü. 10 yıl aradan sonra 31 Ocak 2009 tarihinde yeniden Galatasaray Meydanı’na çıkarak oturma eylemi yaptı, kaybedilen yakınlarının akıbetini sordu, sorumluların yargılanmasını istedi. Her hafta Galatasaray Meydanı’na binlerce kişi gelerek eylemlere destek vermeye başladı.  
 
Polis ablukasında eylem
 
İstanbul’da meydana gelen kimi olaylardan dolayı Galatasaray Meydanı polis ablukasına alındı. Eyleme gelenler aramalardan geçirildi. 
 
Galatasaray Meydanı da yasak!
 
Cumartesi Anneleri’nin eylemlerine birlerce kişinin katılması, 700’üncü hafta da ise bu katılımın daha da artacağının göstergesi oldu. Ancak iktidar bu kez Galatasaray Meydanı’nı tümden yasakladı. Annelerin meydana çıkmasına için vermedi. Meydana gelenlere yönelik saldırıda birçok kişi gözaltına alındı, haklarında dava açıldı. Galatasaray Meydanı 2018 yılında dönemin İçişleri Bakanı Süleyman Soylu tarafından yasaklandı. 
 
Galatasaray’dan da kayıplardan da vazgeçmediler
 
Galatasaray Meydanı’nın Cumartesi Anneleri’ne, insan hakları savunucularına ve halka yasaklanmasına karşı verilen mesaj “Galatasaray Meydanı’ndan da kayıplarımızdan da vazgeçmeyeceğiz” oldu. Her hafta tüm saldırı, işkence ve gözaltılara rağmen Galatasaray Meydanı’na çıkıldı. 
 
Dava açıldı
 
Galatasaray Meydanı’nın, Cumartesi Anneleri’ne yasaklanmasına karşı açılan davada Anayasa Mahkemesi (AYM) Şubat 2023'te "kötü muamele yok” derken, Anayasa'nın 34. maddesinde düzenlenen toplantı ve gösteri yürüyüşü düzenleme hakkının ihlal edildiğine karar verdi. Galatasaray Meydanı’na ilişkin bu karar verilmesine rağmen, aylarca Beyoğlu Kaymakamlığı tarafından yasak sürdürüldü. Galatasaray Meydanı’ndaki abluka kaldırılmadı. Anneler işkencelerle gözaltına alındı. 
 
Cumartesi Anneleri’ne açılan davaşlar beraatla sonuçlandı ve hak ihlali kararı ile sonlandı. Bu davalardan bazıları şu şekilde sürdü: 
 
*Cumartesi Annesi Maside Ocak, 700. haftadaki (25 Ağustos 2018) polis saldırısını Anayasa Mahkemesi’ne (AYM) taşımıştı. AYM, Şubat 2023'te "kötü muamele" iddiasını reddederken, Anayasa'nın 34. maddesinde düzenlenen toplantı ve gösteri yürüyüşü düzenleme hakkının ihlal edildiğine hükmetti. Maside Ocak’a 13 bin 500 TL manevi tazminat ödenmesine karar verdi. AYM, Cumartesi İnsanları'nın 700’üncü hafta eylemine yönelik polis saldırısına ilişkin bir hak ihlali kararı daha verdi. İHD İstanbul Şubesi Başkanı Gülseren Yoleri'nin başvurusunda toplantı ve gösteri yürüyüşü düzenleme hakkının ihlal edildiğine oybirliğiyle hükmeden AYM, kötü muamele yasağının ihlal edildiğine ilişkin şikayeti ise kabul edilemez buldu. AYM, 29 Mart tarihli kararında Anayasa'nın 34. maddesinde düzenlenen toplantı ve gösteri yürüyüşü düzenleme hakkının ihlal edildiğine hükmetti. 
 
*Cumartesi İnsanları'nın içinde olduğu bir grup hak savunucusu, 30 Ağustos 2022'de, Uluslararası Zorla Kaybedilenler Günü dolayısıyla, İstanbul Küçükçekmece'deki Altınşehir Kimsesizler Mezarlığı'nın önünde basın açıklaması yapılacağını duyurdu. Burada toplanan kitleye polis müdahale etti. Aralarında Cumartesi İnsanları'ndan Maside Ocak, Hüseyin Ocak, Ali Ocak, Besna Tosun, Hanım Tosun, Hasan Karakoç, Hanife Yıldız, Gülseren Yoleri, Hüseyin Aygül ve Ferit Barut'un bulunduğu 14 kişi gözaltına alındı. Gözaltına alınan kişiler hakkında açılan dava 26 Mayıs 2023'te beraat ile sonuçlandı.
 
*8 Temmuz 2023’teki 954’üncü hafta buluşmasında 31 kayıp yakını ve hak savunucusu gözaltına alınmış, gazeteciler de polisin kötü muamelesine maruz kalmıştı. Bu eylemde yaşananlarla ilgili polislerden Ali Hıracı, kayıp yakınları ve hak savunucularının avukatı Murat Çelik’in kendisini yaraladığını ileri sürerek şikayette bulundu. Polisin şikayeti üzerine İstanbul başsavcılığı 31 kişi hakkında soruşturma başlattı soruşturma 19 Eylül 2023’te takipsizlik sonuçlandı.
 
*Ali Ocak, Ali Tosun, Besna Tosun, Cüneyt Yılmaz, Hanife Yıldız, Hasan Karakoç, Hatice Korkmaz, Hünkar Hüdayı Yurtsever, İkbal Yarıcı, İrfan Bilgin, İsmail Yücel, Leman Yurtsever, Maside Ocak Kışlakçı, Meryem Bars, Mikayil Kırkbayır, Mukaddes Şamiloğlu, Oya Meriç Eyüpoğlu, Saime Sebla Arcan, Selvi Gülmez, Ümmügülsüm Aylin Tekiner hakkında  950’nci hafta eyleminde dolayı İstanbul 39. Asliye Ceza Mahkemesi’nde görülecek davanın 2’nci duruşması7 Haziran’a ertelendi.
 
*700’ncü hafta engellenen eylemde gözaltına alınan 46 kişi hakkında “Toplantı ve Gösteri Yürüyüşleri Kanununa muhalefet” iddiasıyla açılanan dava devam ediyor.
 
Cumartesi Anneleri’ne verilen ödüller
 
*Geçen süre zarfında "ayrımcılıktan, ırkçılıktan, şiddetten arınmış, daha özgür ve adil bir dünya için çalışan, bu idealler uğruna bireysel risk alan, ezber bozan, barışın dilini kullanan, insanlara mücadeleye devam etme yolunda ilham ve umut veren kişi veya kurumlara" verilen Uluslararası Hrant Dink Ödülü Cumartesi Anneleri/İnsanları’na 2013 yılında verildi.
 
* PEN Türkiye Yazarlar Derneği, Duygu Asena Ödülü’nün 2019 yılı ödülünü Cumartesi Anneleri’ne verdi. Ödülün Cumartesi Anneleri’ne verildiği açıklamada şu ifadelere yer verildi: "Metin’in annesi, Hasan’ın annesi, bazılarının ablası, kardeşi, babası, hepsi; yakınlarını, yitiklerini, gidip de dönmeyenleri, bir daha haber alınamayanları, işkencede, gözaltında kaybedilenleri, bir gece yarısı götürülenleri, faili meçhule gidenleri, yargısız infaz edilenleri, dirisi değil ölüsü bile bulunamayanları arıyor onlar yıllardır. Türkçenin kadın haklarına en duyarlı kalemlerinden, kadın hareketinin öncülerinden sevgili Duygu Asena adına düzenlenen PEN Ödülünü özellikle bir kadın direnişi olarak öne çıkan ve süren Cumartesi Anneleri’ne sunmak hem doğal hem de çok anlamlı olur diye düşündük. 2019 PEN Duygu Asena Ödülü’nü, kayıpları kaybımız, acıları acımızdır duygusuyla, yılmaz Cumartesi Anneleri’ne saygıyla, hayranlıkla sunuyoruz."
 
*Tahir Elçi İnsan Hakları Vakfı’nın 2. İnsan Hakları ve Özgürlük Ödülü, 20 Ocak 2024'te düzenlenen törenle Cumartesi Anneleri/İnsanları'na verildi.
 
5 buçuk yıl sonra saldırısız, işkencesiz, gözaltısız
 
Galatasaray Meydanı’na çıkmakta ısrarcı olan anneler ve insan hakları savunucuları 11 Kasım 2023 tarihinde yani tam 5 buçuk yıl sonra meydana saldırı olmadan çıktılar.  Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Milletvekili Dilan Kunt Ayan’ın, Cumartesi Anneleri’ne yönelik saldırı ve Galatasaray Meydanı’ndaki ablukayı, Meclis’e taşıması ile İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya, “Yaşadıkları mağduriyettir. En kısa zamanda sürede çözüm üreteceğiz"  ifadelerini kullandı. Annelerin ısrarlı mücadelesi ile Galatasaray Meydanı’ndaki abluka ve yasak kısmı olarak kalktı. Meydana 10 kişinin girmesine izin verildi. 
 
Kayıplarını ararken yaşamını yitirenlerin de mücadelesini sürdürüyorlar
 
Eylemlerine devam eden Cumartesi Anneleri eylemlerinin 1000’inci haftasına hazırlanıyor. Gözaltı, işkence, tutuklama ve cezalara rağmen kayıplarını aramaktan vazgeçmeyen Cumartesi Anneleri, 29 yıl önce başlattıkları mücadelelerini sürdürüyor. Mücadele ederken kayıplarına ilişkin bir haber alamadan yaşamını yitiren onlarca annenin de mücadelesini sürdürerek…
 
Yarın: Yaşamını yitirenlerin izinde: Cumartesi Anneleri