Arkeolojik sit alanında 'ÇED gerekli değildir' keşfi

  • 18:42 24 Şubat 2024
  • Ekoloji
MUĞLA - Marmaris, Karacasöğüt Koyu, Kaleönü mevkisinde 1. Derece Arkeolojik SİT Alanına yat yanaşma iskelesi yapılmasına karşı açılan davanın bilirkişi keşfi yapıldı.
 
Marmaris, Karacasöğüt Koyu, Kaleönü mevkisinde Global Marin Sportif Denizcilik Turizm ve Ticaret Anonim Şirketi tarafından yapılmak istenen “Yat Yanaşma İskelesi ve Turizm Konaklama Tesisi” projesine verilen “Çevre Etki Değerlendirme (ÇED) Raporu gerekli değildir” kararına ilişkin Marmaris Kent Konseyi’nin açtığı davanın bilirkişi keşfi dün gerçekleştirildi. Kent Konseyi yaptığı yazılı açıklamayla 1. Derecede Arkeolojik SİT alanında fauna ve flora çeşitliliğine zarar geleceğine de dikkat çekerek kararın kamu yararına uygun verilmesini beklediklerini duyurdu.
 
‘1. Derece arkeolojik sit alanında ÇED gerekli değildir keşfi’
 
Keşfin Muğla 2. İdare Mahkemesi Başkanı, 9 kişilik bilirkişi heyeti, davacı ve davalı taraf vekilleri, Karacasöğüt’te yaşayan ve davacı yurttaşların katılımıyla gerçekleştiği belirtilen açıklamada eş zamanlı olarak Muğla Büyükşehir Belediyesi tarafından açılan davanın da keşfinin  gerçekleştirildiği ifade edildi. Açıklamada “Global Marin’in tamamının 1. derece arkeolojik sit alanı sınırları içerisinde kalması ve bu durum nedeniyle mahkemenin bilirkişi keşif kararından vazgeçmesi talebi dilekçe ile dosyaya sunulmasına karşın mahkeme bilirkişi keşfinin yapılması kararında ısrar etmişti. Hatırlanacağı gibi Karacasöğüt Koyu’nun 1. derece arkeolojik sit alanı ilan edilmesi nedeniyle aynı bölgede faaliyet gösteren MUÇEV Marina için verilmiş ÇED olumlu kararı Muğla 1. İdare Mahkemesi tarafından, proje alanında 1. derece arkeolojik SİT alanı bulunması ve projenin 2863 sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanunu’na aykırılık teşkil etmesi gerekçeleriyle iptal edilmişti” sözlerine yer verildi.
 
‘Çok sayıda tarihi eser, zengin fauna ve flora’
 
Keşif yapılan alanın Deniz Karamanoğlu Saral’ın yönetim kurulu başkanı olduğu Global Marin A.Ş. işletmeciliğinde yürütülen bir yelken okulu olmasına karşın yüzer iskelesine 40 adet tekne bağlı olduğunu tespit ettikleri belirtilen açıklamada “Yine ekteki fotoğraflardan bölgeden çıkan tarihi eserlerin hem dekorasyon hem de yapı malzemesi olarak kullanımıyla proje alanının açık hava müzesine dönüştüğü görülecektir. Karacasöğüt Koyu, henüz kazı çalışması yapılmamış Amnistos antik kentinin önemli lokasyonunda yer almakta olup yasa gereği koruma altında olmalıdır. Tarihi miras olmasının yanında Gökova Körfezi’nin canlılığını oluşturan fauna ve florasının üreme ve çoğalma alanıdır. Doğal miras ve biyoçeşitliliğin devamı için de koruma altına alınması gereken nadir bir bölgedir” denildi.  
 
‘İskeleye bağlı 40 adet yat nasıl muhasebelendirildi?’
 
Marina büyütme talebi ve bu talebe verilen ÇED gerekli değildir kararının iptali için ilerleyen yasal sürecin 2002’de yelken okulu ile başladığı hatırlatılan açıklamada “Çocuk ve gençlere yelken eğitimi vermek, yelkenciliği sevdirmek amacıyla verilen izin iskelenin bu amaçla kullanılmasını, tekne bağlanmaması ve yapılaşmaya gidilmemesi taahhütlerini içeriyor. Ancak fotoğraflardan görüleceği üzere alanda imar affından yararlandırılan yapılar (ki koruma altında olan yerlerde imar affının uygulanmayacağına dair Danıştay kararı bulunmasına karşın) ve iskeleye bağlı 40 adet yatın nasıl muhasebelendirildiğinin cevaplandırılması gereken sorular olarak karşımızda duruyor” sözlerine yer verildi.
 
Keşif sırasında şirketin, içinde yer aldığı ormanlık ve arkeolojik alanı tahrip ettiği de belirtilen açıklamada idari mahkemeye sunulacak bilirkişi raporunun tüm bu konulara açıklık getirmesi ve verilecek kararın da kamu yararını tesis edecek şekilde kurulmasını bekledikleri beyan edildi.