Tutsağa verilen kitap cezası Meclis’e taşındı

  • 15:45 21 Mayıs 2026
  • Siyaset
ANKARA - DEM Parti Bedlîs Milletvekili Semra Çağlar Gökalp, Abdullah Öcalan’a ait kitabın cezaevinde bulunması nedeniyle Kıymet Ilgaz’a verilen 1 yıl hapis cezasına ilişkin Meclis İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu’na başvurdu. Başvuruda, ifade özgürlüğü ve bilgiye erişim hakkının ihlal edildiği vurgulandı.
 
Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Bedlîs Milletvekili Semra Çağlar Gökalp, Bakırköy Kadın Kapalı Ceza İnfaz Kurumu’nda yapılan bir aramada  Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’a ait “Demokratik Uygarlık Manifestosu 2-Kapitalist Uygarlık” kitabının bulunması nedeniyle hakkında dava açılan ve bir yıl hapis cezası verilen Kıymet Ilgaz’a ilişkin Meclis İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu’na başvuruda bulundu.
 
Başvuruda, dosyanın hem usul hem esas yönünden ciddi hukuki sorunlar içerdiği belirtildi. Soruşturma kapsamında 5 Temmuz 2024 tarihinde “kovuşturmaya yer olmadığına dair karar” (KYOK) verilmesine rağmen, yeni delil ve sulh ceza hâkimliği kararı olmaksızın kamu davası açıldığı ifade edildi.
 
‘Somut delil bulunmuyor’
 
Başvuruda, cezaevine girişlerde ayrıntılı arama yapıldığına dikkat çekilerek Kıymet Ilgaz’ın söz konusu kitabı cezaevine sokmasının fiilen mümkün olmadığı kaydedildi. İddianamede delil olarak yalnızca İstanbul İl Emniyet Müdürlüğü’nün yazısı ile kitabın Abdullah Öcalan’a ait olduğuna dair tespitin bulunduğu belirtilen başvuruda, bunun dışında somut, teknik ya da maddi bir delilin yer almadığı vurgulandı.
 
Emniyet yazısında kitap hakkında herhangi bir toplatma kararı bulunmadığının açıkça belirtildiği aktarılan başvuruda, buna rağmen kitabın “örgütsel ideolojik eğitimde kullanıldığı” yönünde soyut değerlendirmeler yapıldığı ifade edildi.
 
‘Kanunilik ilkesi zedelendi’
 
Başvuruda, suçta ve cezada kanunilik ilkesinin devletin cezalandırma yetkisinin keyfi biçimde kullanılmasını engelleyen temel anayasal güvence olduğu belirtilerek, hakkında yasaklama ya da toplatma kararı bulunmayan bir kitabın yalnızca yazarına atıf yapılarak suç unsuru haline getirilmesinin kanunilik ilkesini zedelediği kaydedildi.
 
Kitabın içeriği incelendiğinde örgütsel bir faaliyetle doğrudan bağlantı kurulamayacağının ifade edildiği başvuruda, hapis kararının soyut değerlendirmelere dayandığı belirtildi.
 
Semra Çağlar Gökalp başvurusunda ayrıca, Abdullah Öcalan’ın açıklamalarının gerek önceki süreçlerde gerekse Barış ve Demokratik Toplum Süreci kapsamında kamuoyunda geniş yer bulduğunu ve toplumsal barış açısından etkili olduğunu ifade etti.
 
Başvurunun sonunda, benzer dosyaların sistematik hak ihlali oluşturup oluşturmadığının araştırılması, cezaevlerinde kitap ve yayınlara ilişkin uygulamaların insan hakları standartları açısından incelenmesi ve ifade özgürlüğü ile adil yargılanma hakkı kapsamında yapısal sorunların tespit edilmesi talep edildi.