Ev emekçilerinin talebi: İşçi statüsü ve güvence

  • 09:02 27 Mayıs 2026
  • Emek/Ekonomi
Devrim Fındık
 
İSTANBUL - 26 yıldır ev emekçisi olarak çalışan Sadegül Korkutan, çalışma yaşamı boyunca hiçbir şekilde sigorta yapılmadığını ve bu nedenle sağlık güvencesinden yoksun bırakıldığını belirterek, “Devletin sesimizi duyması gerekiyor. Ev emekçilerine işçi statüsü verilmesi gerekiyor” dedi.
 
Ev emekçisi kadınlar, güvencesiz ve kayıt dışı çalışma koşullarına karşı sosyal güvence ve yasal hak talebini sürdürüyor. Temizlik, çocuk, yaşlı ve hasta bakımı gibi alanlarda çalışan kadınlar; uzun çalışma saatleri, düşük ücret, sigortasız çalışma ve artan iş yüküne dikkat çekiyor. İş kazaları, sağlık sorunları ve ekonomik kriz karşısında korumasız bırakıldıklarını belirten kadınlar, ev emekçiliğinin “gerçek bir iş” olarak tanınmasını istiyor. Kadınlar ayrıca Türkiye’nin, ev emekçilerinin insana yakışır koşullarda çalışmasını güvence altına alan Uluslararası Çalışma Örgütü’nün (ILO) 189 Sayılı Ev İşçileri Sözleşmesi’ni imzalaması ve uygulaması çağrısında bulunuyor. 
 
Bu kapsamda 26 yıldır ev emekçisi olarak çalışan Sadegül Korkutan ile yaşadığı zorluklar ve talepleri üzerine konuştuk.
 
‘Haklarımızı isterken sorun yaşıyoruz’
 
26 yıldır ev emekçisi olarak çalışan Sadegül Korkutan, çalışma süresi boyunca hiçbir şekilde sigorta yapılmadığını ve bu nedenle sağlık güvencesinin bulunmadığını belirterek yaşadığı zorlukları şöyle anlattı: “26 yıllık çalışma süresi içerisinde bel fıtığı ameliyatı, menisküs ameliyatı oldum. Eklem ağrısı ve romatizmam var. Bu yüzden malulen emekli olabiliyorsunuz ama çalıştığım işte hiçbir sigorta hakkım olmadığı için bu hakkım da olmuyor. Haklarımızı talep ederken, bir güvencemiz olmadığı için patronlarla da sıkıntı yaşıyoruz. Her zam döneminde bizim zam talep etmemiz gerekiyor ama biz talep etsek bile yine onlar istediği ücreti veriyor. Aslında bizim asgari ücretle hiçbir alakamız yok, yol paramız yok. Ödenen sağlık sigortamız yok. Biz o gün çalıştığımızın karşılığını alıyoruz ama bedenimizin, psikolojimizin yıprandığıyla kalıyoruz. Bayram iznimiz, tatilimiz de yok.”
 
‘İş tanımınız yok’
 
Ev işlerinde bütün evden sorumlu tutulduklarını ve işi bitirmeden çıkamadıklarını söyleyen Sadegül Korkutan, iş tanımlarının da net olmadığını ifade etti. Sadegül Korkutan, iş tanımına ilişkin şunları söyledi: “Örneğin cam silmek için belirli bir fiyata anlaşıyorsunuz ama bir bakıyorsunuz ki yemeği yapan da siz oluyorsunuz. Bir güvenceniz olmadığı için ‘şunu yapar mısın?’ dediklerinde reddedemiyorsunuz. Sanıyorsunuz ki yapmazsanız o işten çıkarılacaksınız. Aslında bir evde ne kadar iş varsa farkında olmadan bütün işler size kalıyor.”
 
‘Ev işçilerine işçi statüsü verilmeli’
 
Sadegül Korkutan, devlete ve işverenlere seslenerek taleplerini şöyle sıraladı: “Devlet bizim sesimizi duyması gerekiyor. Ev emekçilerine işçi statüsü verilmesi gerekiyor. Gerçekten zor bir iş. Nasıl ki bir fabrikada çalışanın meslek hastalığı oluyor. Ev işinde de öyle kimyasal madde kullanıyoruz. Bu kimyasal maddeleri soluyoruz. ‘Bu deterjanı kullanamam sağlığıma zararlı’ diyemiyorsunuz da mecbur kullanmanız gerekiyor. İşçi statümüz olsa en azından emeklilik hakkımız olur, hastalanınca rapor alıp istirahat edebiliriz. Hastalanınca geliriniz de bitiyor. Taleplerimiz bu yüzden öncelikle devletten. Devlet ILO 189’u imzalarsa taleplerimiz de yerine getirilmiş olur. Patronlardan da talebimiz en azından bayramları tatil saymaları ve ücret konusunda daha az vermek için bizimle pazarlık yapmamaları.”