Kolombiyalı avukatlardan Avrupa Konseyi’ne ‘umut hakkı’ çağrısı
- 11:29 27 Mayıs 2026
- Dünya
HABER MERKEZİ - Kolombiya’da faaliyet yürüten Cezalandırmaya Karşı Kolektifi üyesi avukatlar, Avrupa Konseyi’ne gönderdikleri mektupta Abdullah Öcalan için “umut hakkının” uygulanmasını talep etti. Mektupta, tecrit koşullarının sona erdirilmesi ve AİHM kararlarının uygulanması çağrısı yapıldı.
Kolombiya’da çalışmalarını sürdüren “Cezalandırmaya Karşı Kolektifi” üyesi kadın avukatlar, Avrupa Konseyi’ne (AK) gönderdikleri mektupta Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan için “umut hakkı” talebinde bulundu.
ANF’de yer alan habere göre mektupta, Abdullah Öcalan’ın Kürt halkı açısından siyasi ve toplumsal rolüne dikkat çekildi. Avukatlar, uzun yıllardır ağır tecrit koşulları altında tutulmasının barış ve demokratik çözüm tartışmaları açısından kabul edilemez olduğunu belirtti. Avukatlar, “Halkı ve özellikle kadınlar için yaşamını mücadeleye adamış bir filozofun ve barış süreçlerinde muhatap olarak kabul edilen bir önderin, yirmi yılı aşkın süredir tecrit altında tutulmasından büyük üzüntü duyuyoruz” ifadelerini kullandı.
‘Barış süreçleri inkâr üzerine kurulamaz’
Diyalog ve toplumsal dönüşüm süreçlerinin, bu süreçlerde rol alan aktörlerin yok sayılması üzerine inşa edilemeyeceğini vurgulayan avukatlar, hukukun yalnızca teknik bir araç olmadığını belirtti. Açıklamada, yasaların aynı zamanda tarihsel olarak ezilen halklara karşı ahlaki sorumluluk taşıdığı ifade edildi. Avukatlar ayrıca Kürt halkının yürüttüğü mücadelenin, Güney ve Orta Amerika’daki yerli halkların ve kadınların toprak, özerklik, hafıza ve kolektif yaşam mücadeleleriyle ortaklaştığına dikkat çekti.
Avrupa Konseyi’ne eleştiri
Avukatlar, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin (AİHM) Abdullah Öcalan hakkında verdiği “umut hakkı” kararının uygulanmaması nedeniyle Avrupa Konseyi’ni de eleştirdi. Mektupta, Türkiye’de yaklaşık 10 bin 235 kişinin ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasıyla cezaevinde tutulduğu hatırlatıldı.
Avukatlar son olarak, “Umut yalnızca hukuki bir kavram değil, halkların özgür bir gelecek kurabilmesinin somut imkânıdır” dedi.








