Ekoloji örgütlerinden 'milli park yönetmeliği'ne tepki

  • 17:15 23 Şubat 2026
  • Ekoloji
İSTANBUL- Meclis'te milli parklara dair görüşülmesi planlanan yasa değişikliğine dair açıklama yapan ekoloji örgütleri, "Yasa teklifi geri çekilmelidir" çağrısı yaptı.
 
Çok sayıda ekoloji örgütü, Meclis'te milli parklara dair görüşülmesi planlanan yasa değişikliğine dair yazılı açıklama yaptı. Milli parklara dair yasa değişikliği teklifinin "doğayı piyasa ilişkilerine eklemleyen bir siyasal müdahale" olduğu değerlendirmesi yapılan açıklamada, "Teklif, milli parkları yaşamın sürekliliğini güvence altına alan alanlar olmaktan çıkarıp turizm, konaklama ve ticari kullanım ekseninde yeniden tanımlamaktadır. Bu yönelim, ekolojik bütünlüğü esas alan koruma anlayışıyla değil, sermaye birikimi ve mekânsal rant önceliğiyle şekillenmektedir. Düzenleme; koruma statülerinin yeniden tanımlanmasını, planlama ve kullanım yetkilerinin merkezi idare lehine genişletilmesini, turizm ve ticari faaliyetlerin önünün açılmasını ve izin–tahsis süreçlerinin hızlandırılmasını içermektedir. Bu çerçeve, doğayı müşterek bir yaşam alanı olmaktan çıkarıp ekonomik değer üreten bir kaynak olarak konumlandırmaktadır. Anayasal çevre hakkı ise devlete koruma yükümlülüğü yükler; bu yükümlülüğün gevşetilmesine imkân tanımaz" denildi.
 
'Yönetmelik yasa çıkmadan uygulanmaya bağlandı'
 
Ocak ayında değiştirilen Doğa Koruma ve Milli Parklar Yönetmeliği'nin yasa çıkmadan uygulanmaya bağlandığının ortaya çıktığı belirtilen açıklamada, bu durumun hukukun hiçe sayıldığı anlamına geldiği ifade edildi. Açıklamada, "Yönetmelikte milli parkların korunmasına ilişkin kurumsal yapı zayıflatılmakta, kurumsal özerklik daraltılmaktadır. Ayrıca avcılığa ilişkin düzenlemeler kapsamında, doğal hayvanların korunmasından sorumlu birimlerin yapısının değiştirilmesi, koruma ilkesini güçlendirmek yerine aşındıran bir sonuç doğurmaktadır. Öte yandan, Orman Kanunu’nda koruma niteliğini zayıflatan hükümlerin yönetmelik aracılığıyla milli park alanlarına da taşınmaya çalışılması, daha düşük koruma standartlarının uygulanması anlamına gelmektedir. Oysa milli park statüsü, orman rejiminden daha güçlü ve sıkı bir koruma rejimini ifade eder. Bu düzenlemeler, milli park statüsünün fiilen aşındırılması sonucunu doğurmaktadır. Milli parklar; biyolojik çeşitliliğin, su varlıklarının, orman ekosistemlerinin ve doğal–kültürel peyzajın bütüncül olarak korunduğu alanlardır. Bu alanların varlık gerekçesi, doğayı ekonomik değer üzerinden değil, yaşam üretme kapasitesi ve ekolojik işleyişi üzerinden tanımaktan kaynaklanır. Bu bağlamda milli parklar; turizm yatırımlarına açılacak alanlar, ticari işletmelerle parçalanacak mekânlar, enerji ve madencilik projelerine tahsis edilecek sahalar, altyapı ve yapılaşma rezervleri, kamu-özel işbirliği modeliyle işletilecek ticari kompleksler, 'ekoturizm' söylemi altında kalıcı yapılaşmanın meşrulaştırılacağı bölgeler olarak ele alınamaz. Su havzaları, yaban hayatı koridorları ve karbon yutakları üzerindeki baskı, ekosistem bütünlüğünü geri dönülmez biçimde zayıflatır" diye kaydedildi.
 
Talepler
 
"Türkiye; kuraklık, su stresi ve aşırı hava olaylarının yoğunlaştığı bir ekolojik kırılganlık sürecinden geçmektedir" uyarısı yapılan açıklamada, bu koşullarda milli parkların yapılaşmaya açılmaması gerektiğinin altı çizildi. 
 
Açıklamanın devamında şu taleplerde bulunuldu:
 
"*Yasa teklifi TBMM Genel Kurulu’ndan geri çekilmelidir. 
 
*Koruma statüleri güçlendirilmelidir. 
 
*Şeffaf, katılımcı ve bilimsel bir karar süreci işletilmelidir. 
 
*Bilim insanları, meslek odaları, ekoloji örgütleri ve yerel topluluklar karar mekanizmalarına dâhil edilmelidir. 
 
*Milli parklar, gelecek kuşakların yaşam güvencesini temsil eder.
 
*Doğa, ortak yaşamın kurucu zemini olarak korunmalıdır."
 
Çağrı yapan ekoloji örgütlerinin isimleri ise şöyle: 
 
Ekoloji Birliği, Bursa Su Kolektifi, Ekosistemi Koruma ve Doğa Sevenler Derneği, İklim Adaleti Koalisyonu, Kayınormanı Derneği, Kent Politikaları Derneği, Kuşadası Çevre Platformu, Kuşadası Kent Dayanışması, Munzur Çevre Derneği, Polen Ekoloji, Türkiye Çevre Platformu, Türkiye Ormancılar Derneği.