‘Barışın mimarı üzerine düşeni yaptı, sıra devlette’

  • 09:01 12 Haziran 2026
  • Güncel
ŞIRNEX - Botanlı kadınlar, Abdullah Öcalan’ın yaptığı çağrının ardından Kürt tarafının önemli adımlar attığını belirterek, barışın kalıcılaşması için özgür çalışma koşullarının oluşturulmasını istedi.
 
Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’ın 27 Şubat 2025 tarihinde yaptığı “Barış ve Demokratik Toplum Çağrısı”nın ardından, başta Kürdistan ve Türkiye olmak üzere yeni bir süreç başladı. Abdullah Öcalan’ın çağrısı dünyanın birçok farklı bölgesinde ve çeşitli toplumsal kesimler tarafından destekleniyor. Başta Kürt kadınları olmak üzere Kürt halkı, kalıcı bir barışın sağlanması ve Türkiye’nin demokratikleşmesinin önündeki en önemli başlıklardan birinin Abdullah Öcalan’ın özgürlüğü olduğunu her fırsatta dile getiriyor. 
 
Botanlı kadınlar, sürece ve Abdullah Öcalan’ın özgürlüğüne dair konuştu.
 
‘Barışın mimarı üzerine düşeni yaptı’
 
Yaklaşık 2 yıldır Abdullah Öcalan’ın yaptığı çağrıyla başlayan sürece vurgu yapan Barış Annesi Asya Tay, “O kendi payına düşen ve yapabildiği her şeyi yerine getirdi. PKK, kongresini gerçekleştirdi, silah yakma töreni yaptı, Türkiye’den çekildi. Yapılan çağrıdan bu yana kimse ölmedi, hiçbir annenin yüreği yanmadı. Bizim de sorumlulara çağrımız; herkes omuzuna düşeni yapsın ve barış için elini uzatsın. Yine savaş başlarsa herkes için çok kötü olur ve en büyük zararı Türkiye görecektir. Bizler anne olarak, barışı sağlayabilecek kişilerin ellerini taşın altına koymalarını ve çağrıya destek vermelerini istiyoruz. Hepimiz eşit ve bir arada yaşayalım. Barışın mimarı üzerine düşeni yaptı. Bizim çağrımız Bahçeli ve Erdoğan’adır. Üstlerine düşeni yerine getirsinler. Savaşla hiçbir şey elde edemeyiz. Artık bu savaş son bulsun” dedi.
 
‘Abdullah Öcalan özgür olmadan barış olmaz’
 
Asya Tay, Abdullah Öcalan’ın özgür olması gerektiğini ifade ederek, “Dünyanın her yerinde her halkın önderi kendi halkıyla birlikte. Bizim de çağrımız, önderimizin özgür olması ve halkıyla bir araya gelmesidir. Abdullah Öcalan sadece barış istiyor. Abdullah Öcalan özgür olmadan barış olmaz. O özgür olursa masaya oturulur ve barış sağlanabilir. Buradan tüm uluslararası devletlere de sesleniyoruz; herkes bizim çağrımıza kulak assın ve barışın sağlanması için üzerine düşeni yapsın” şeklinde konuştu.
 
‘Önderimiz özgür olmadan biz de özgür olamayız’
 
2026 yılına barış beklentisiyle girdiklerini belirten Barış Annesi Emine Yalıç, “Başta Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan olmak üzere diğer siyasi tutsakların özgür olmasını bekliyorduk. Onlar özgür olmadan biz özgür olamayız. Bizim özgürlüğümüz önderliğimize bağlı. Önderimizin serbest olmasını bekliyoruz. Bakıldığında hâlâ iktidar tarafından atılan bir adım yok. Birçok Kürt çocuğu gerillada, şehit düştü, cezaevine girdi, uzak yerlerde. Bizler bu çocuklarımızla bir araya gelmek ve hâlâ yerini bile bilmediğimiz cenazelerimizi bulmak istiyoruz. Önderimiz özgür olmadan biz de özgür olamayız. Bizler savaş istemiyoruz. Artık kimse ölmesin. Süreç başladığından bu yana ölümler de durdu ve biz bunun devam etmesini istiyoruz. Bu yüzden devlet de bir adım atmalı” diye konuştu.
 
‘Önderimiz serbest bırakılsın’
 
Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Silopya (Silopi) İlçe Eşbaşkanı Besê Ceviz, “Abdullah Öcalan’ın yaptığı çağrıyla yeni bir süreç başladı. Her şey olumlu ilerlerken, bir yıldan fazla bir süre geçmesine rağmen AKP hâlâ bir adım atmadı. Abdullah Öcalan barışta ne kadar ısrarcı olsa da devlet bir adım atmıyor. Süreç başladığından beri Kürtler birçok adım attı. Bizler tüm dünyaya şunu söylüyoruz; önderimizin özgürlüğüyle birlikte bizler de hem dilimizde hem kültürümüzde hem de yaşamımızda özgür olacağız. Artık hiçbir annenin yüreği yanmasın. Bizler tüm dünya halkları gibi özgür olmak istiyoruz. Önderimiz serbest bırakılsın. Önderimiz özgür olursa biz de özgür oluruz” ifadelerini kullandı.