Esra Tokyaz: Sizden güç almak istiyorum

  • 19:07 2 Temmuz 2026
  • Güncel
İSTANBUL - Ayşe Tokyaz davasının duruşmasının ardından adliye önünde bir araya gelen kadın örgütleri, cinayetin arkasındaki organize suç ağına ve kamu görevlilerinin faile verdiği desteğe dikkat çekti. Esra Tokyaz ise, “Sizden güç almak istiyorum” diyerek dayanışma çağrısında bulundu.
 
İstanbul'un Küçükçekmece ilçesinde eski polis Cemil Koç tarafından katledilen üniversite öğrencisi Ayşe Tokyaz davasının 3’üncü duruşması Küçükçekmece Adliyesi 2’nci Ağır Ceza Mahkemesi’nde görüldü. Savcı, fail Cemil Koç hakkında ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası talep ederken, bir sonraki duruşma 9 Eylül'e erteledi. Duruşma sonrası Kadın Cinayetlerine Karşı Feministler ve Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu (KCDP) basın açıklaması yaptı.
 
Açıklamada sık sık, "Kadın cinayetleri politiktir", "Yaşasın kadın dayanışması" sloganları atıldı. Açıklama metnini Kadın Cinayetlerine Karşı Feministler adına Feride Eralp,  KCDP adına ise Şirin Yalıncakğlu okudu.
 
Katliamın arkasındaki suç şebekesi
 
Fail Cemil Koç’un arkasındaki örgütlü ağa ve “erkek dayanışmasına” güvenerek bu katlimaı gerçekleştridiğini ifade eden Feride Eralp, kadınların emniyet ve yargı mekanizmalarına güvenebilmek istediğini belirterek,  “Cemil Koç, bir telefonuyla koşup gelecek bir Cemal, hemen yardıma koşacak bir polis İlker, Esra’yı karakolda oyalayacak, ifadesini almadan gönderecek diğer polisler ve Necmettin tarafından yapılacak bir ortadan kaldırma operasyonunun 300 bin liralar gibi paralar karşılığında olduğunu adı gibi biliyordu. Biz, içeride de söylendiği gibi, şiddete uğradığımızda ve bir karakola şikâyete gittiğimizde faillere bilgi sızdırılmayacağına, polis kimliğinin bir katili korumak için kullanılmayacağına güvenebilmek istiyoruz bu ülkede” dedi.
 
Faillerin alaycı tavırları
 
Fail Cemil Koç’un mahkeme salonundaki tavırlarına, kadınları ve yargı heyetini hedef alan alaycı söylemlerine dikkat çeken Feride Eralp, “Cemil Koç, mahkeme heyetinin karşısında bile rahatça ‘yüzüne bir tane yapıştırdım, birkaç tane çaktım, vurdum ama erkek gibi vurmadım’ diyebildi. Ağzını yaya yaya ‘yüzüne yapıştırdım’ dediğinde, o salondaki tüm kadınların bunu hissetmesini istedi” ifadelerini kullandı.
 
‘Fail, kadını itibarsızlaştırarak katliamı meşrulaştırıyor’
 
Feride Eralp, “Biz kadınlar, bizi şiddetten koruma yükümlülüğü olan bu devlete, emniyete ve yargıya soruyoruz: Bir kadını öldürüp bavula koyabilmiş eski polis memuru bir erkeğin mahkemede bunca pişkin olmasını sağlayan nedir? Cemil Koç, mahkemeyi yönetircesine bir edayla ‘Şimdi buyurun soru sorun, şimdi savunma yapmıyorum, yarın savunma yapıyorum, olay anını değil sonrasını anlatacağım, önce bir yemek yiyeyim ondan sonra anlatacağım’ deme cüretini nereden buldu? SEGBİS’ten alaycı bir tonla nasıl kadın dövdüğünü bu kadar rahat anlatabildi? Uyuşturucudan ihraç edilmiş bu eski polis memurunun, öldürdüğü kadını itibarsızlaştırarak cinayetten yırtabileceğini düşünmesinin sebebi nedir?” diye sordu.
 
Katliamların ancak bu mekanizmalar ve erkek dayanışması sorgulanarak engellenebileceğini belirten Feride Eralp, “Biz, kadın cinayetlerinin önlenmesi için de Ayşe’nin ve Ejegül’ün katili Cemil Koç ve suç şebekesinin ceza alması için de mücadeleye devam edeceğiz. Bugün faillerin tamamının tutukluluğunun devamına karar verildi. Bir sonraki duruşma 9 Eylül günü olacak. Bu karar duruşması olacak ve bu duruşmada kadınlar çok kalabalık bir şekilde Esra’nın, Ayşe’nin ve Ecegül’ün yanında; faillerin, erkek şiddetinin ve erkek dayanışmasının karşısında burada olacak” diyerek tüm kadınları bir sonraki duruşmaya katılmaya çağırdı:
 
Üniformaların desteği
 
Fail Cemil Koç’un polislik geçmişini suçtan kaçmak için kullandığını belirten Şirin Yalıncakoğlu, “Bu duruşmada gördüğümüz şu: Cemil Koç ihraç edilmiş bir polis olabilir ama polislik mesleğini yapmış ve suçtan nasıl korunacağını öğrenmiş bir kişilik. Bu kişilik, tek başına bütün bu kötülükleri yaptığı anlamına gelmez. Hâlen ilişkide olduğu kamu görevlilerinin desteğini almayı, organize etmeyi, işlediği cinayeti gizlemeyi ve Ayşe’nin cansız bedenini bir bavulun içine koyup ortadan yok etmeyi tasarlamış ve kendisine yandaş, hâlen görevli memurlar bulmuştur” dedi.
 
“Karakollarda kadınlar şikâyetlerinden vazgeçiriliyor”
 
Karakollarda ve adliyelerde 6284 sayılı kanunun etkin uygulanmadığını, aksine kadınların yıldırılmaya çalışıldığını ifade eden Şirin Yalıncakoğlu, sözlerine şöyle devam etti: “Bizim burada aklımıza gelen şu: Kadınlar her türlü şiddete maruz kaldığında adliyeye ya da karakola gittiğinde, çok basit olan 6284 sayılı kanunun koruma maddesini şablon halinde eline verebileceklerken bunu yapmıyorlar. Salı günü bir kadın da bu şekilde darp edildiğini, şiddet gördüğünü söyledi ve onun da şikâyetini geri çekmek zorunda kaldığını; bunun Cemil Koç’un tehlikeli biri olduğu söylenerek vazgeçirildiğini gördük.”
 
‘Şüpheli ölümler, etkili soruşturma yapılmadığının kanıtıdır’
 
Türkiye’deki kadın katlimaları ve şüpheli kadın ölümlerine dair verileri aktaran Şirin Yalıncakoğlu, sistemdeki cezasızlık ve eksik soruşturmalara değinerek, “Mayıs ayında öldürülen kadınların sayısı 26 iken şüpheli ölümlerin sayısı 33’tü. 33 şüpheli kadın ölümü demek şu anlama gelir: Bu kadınların öldürüldüğü yerlerde etkili bir soruşturma yapılmamış, olay yeri incelemesi gerçekleştirilmemiştir. Kadınların ölümünün cinayet olma ihtimali yüksekken dosyalar şüpheli bırakılmıştır. Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu olarak kamuoyuna açıkça şunu söylüyoruz: Bize ulaşan kadınlardan, basına yansıyan haberlerden ve takip ettiğimiz davalardan görüyoruz ki, daha önce rastlamadığımız biçimde kamu görevlileri de suça ortak olmaya başlamıştır. Kamu görevlilerinin asli görevi suçu önlemekken, suçun üstünün örtüldüğüne şahit oluyoruz. Bu durum, toplumun kamuya ve adalete olan güvenini sarsıyor” diye belirtti.
 
‘İstanbul Sözleşmesi hayati’
 
Silaha erişimin kolaylaşması ve uyuşturucu kullanımının yaygınlaşmasıyla suçluların pervasızlaştığını ifade eden Şirin Yalıncakoğlu, Ayşe Tokyaz katliamındaki örgütlü yapıya dikkat çekerek şunları söyledi: “Yalnızca kadın cinayetleri değil, çocuklar da artık suça yönelmeye başladı. Silaha erişimin bu kadar kolay olduğu, yasaklı maddelerin bu kadar aleni kullanıldığı bir ortamda biz kadınlar da örgütlenerek, dayanışarak ve hukuk mücadelesini sürdürerek bunun durdurulacağına inanıyoruz. Kadın cinayetlerinin önlenebilir olduğunu biliyoruz. İstanbul Sözleşmesi’nden çıkılmasının 5. yılında bu sözleşmenin ne kadar hayati olduğunu tekrar vurguluyoruz. 6284’ün etkin uygulanması halinde kadınların öldürülmeden korunabileceğini bir kez daha ifade ediyoruz. Biz kadınlar olarak, Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu olarak, her gün her yerde kadınların haklarını savunmaya devam edeceğiz. Şüpheli kadın ölümlerini aydınlatmak için mücadele edeceğiz. Kadın cinayetlerini durduracağız. Artık adalet istiyoruz.”
 
‘Sizden güç almak istiyorum’
 
Açıklamaların ardından konuşan Ayşe Tokyaz’ın kardeşi Esra Tokyaz, duruşma salonunda yaşadıklarını şu sözlerle anlattı: “İçeride sanıklar ve avukatlar bana hakaret ediyor. Açıkça söylüyorum, özür dilerim ama tahammül edemiyorum. Neden o gün Ayşe’nin yanına gittiğim sorgulanıyor. En son sorgulanan kişi benim. Ejegül’ün ailesi ‘Sana ne, Ejegül zaten ölmüş’ diyor. Ben tüm kadınlar için adalet sağlamaya çalışıyorum. Suçlu ben mi oluyorum, anlamıyorum. Fail ‘yemek yemek istiyorum, su içmek istiyorum’ diyor. Sonra Ejegül’ün görüntülerini atıp ‘sen nasıl dayanıyorsun’ diyorlar. Ben bunları düşünmek istemiyorum. Ben sizden güç almak istiyorum.”