Katledilen kadınların cenazesi Qamişlo'ya götürüldü

  • 13:56 6 Ocak 2026
  • Güncel
HABER MERKEZİ - Nisêbîn ilçesinde fail Muhyettin Bağlan tarafından katledilen iki kadının cenazesi Kuzey ve Doğu Suriye’ye götürülerek, Qamişlo kentinde defnedilecek. 
 
Mêrdîn'in Nisêbîn (Nusaybin) ilçesi 8 Mart Mahallesi'nde 4 Ocak'ta aynı evde yaşayan kardeşler Sümeyye Khaled Abira (41) ve Süheyla Özdaş (44), Muhyettin Bağlan (59) tarafından ateşli silahla katledildi. 
 
Cenazeleri Nusaybin Devlet Hastanesi morguna kaldırılan kardeşlerin kimliklerinin tespit edilmesi üzerine yakınlarına haber verildi. Olayla ilgili başlatılan soruşturma devam ederken, yurt dışına kaçtığı iddia edilen Muhyettin Bağlan’ın halen yakalanamadı.  
 
Kardeşlerin cenazeleri, yapılan otopsi işlemlerinin ardından Kuzey ve Doğu Suriye’den Semalka Kapısı üzerinden Nisêbîn’e gelen yakınları tarafından dün gece saatlerinde teslim alındı. Gece saatlerinde cenazeleri alınan kardeşlerin, Kuzey ve Doğu Suriye’ye götürülerek, Qamişlo kentinde defnedileceği belirtildi. 
 
TJA'dan açıklama
 
Cenazenin alındığı morg önünde Özgür Kadın Hareketi (Tevgera Jinên Azad-TJA) açıklamada bulundu. Burada konuşan Nisêbîn Belediye Eşbaşkanı Gülbin Şahin Dağhan, yıllardan bu yana kadın katliamlarına karşı mücadele ettiklerini belirtti. Gülbin Şahin Dağhan, "İstanbul Sözleşmesi’nden çıkılması, 6284 Sayılı kanunun kaldırılmak istenmesi kadın cinayetlerinin önünü açtı. Yargı paketinin devreye girdiği günün hemen sonrasında tahliye edilen bir erkeği gidip bir kadını öldürüp, yeniden cezaevine konulduğunu biliyoruz. Bir erkek bu şekilde davranıyorsa, cezasızlık politikasının olduğunu, 3 gün sonra yeniden çıkacağını biliyor” dedi.
 
'Cenazeler bilinçli gece verildi'
 
Nisêbîn’de katledilen iki kadının cenazesinin gece saatlerinde bilinçli olarak ailelerine teslim edildiğini ve bu şekilde kadın katliamlarının görünmez kılınmaya çalışıldığını dile getiren Gülbin Şahin, şöyle devam etti: “Nisêbîn’i yeniden kadın kenti yapmak için mücadele verirken bu cinayetler yaşandı. Ama bu sadece bir kadın meselesi değildir. Bu halkların meselesidir. Bu bir insanlık meselesidir. Bunun takipçisi olacağız. Bir kişi daha eksilmemek için mücadelemizi sokaklara, alanlara taşıyacağız. Sesimizi yükselteceğiz. Bugün belki cenazelerini taşımamıza izin verilmedi. Ama herkes bilsin ki, ailesi bilsin ki, bir kadın arkadaşımızın sorunu olduğunda hepimiz buradayız. Çalacak bir kapınız var. Hepimiz tek vücuduz, hepimiz birbirimize sahip çıkacağız. Sesimizi ortaklaşarak yükselteceğiz.” 
 
Açıklama, "Jin, jiyan, azadî" sloganıyla sona erdi.