Viyan Hesen: Bir toplumun dili o toplumun varlığıdır
- 09:13 15 Mayıs 2026
- Kültür Sanat
Jiyan Gencan
HABER MERKEZİ - Kürt Dili Kurumu Eşbaşkanı Viyan Hesen, Kürtçeye yönelik çok sayıda saldırının gerçekleştiğini ancak Kürtlerin büyük bir direniş ve ısrarla dillerini bugüne kadar koruduğunu belirterek, “Kürt dili de Kürtleri ve Kürtlerin kimliğini korudu” dedi.
Kürt tarihinde iz bırakan birçok şahsiyet bulunuyor. Celadet Elî Bedirxan da bu isimlerden biri ve Xoybûn Örgütü’nün kurucularından biri olarak biliniyor. Ağrı İsyanı döneminde bölgeye gitmek isteyen Celadet Elî Bedirxan’ın bu isteği gerçekleşmezken, isyan bastırıldı. 1930 yılından sonra yönünü edebiyat ve Kürt diline veren Celadet Elî Bedirxan, 1932 yılında Hawar dergisini yayımladı. Her yıl 15 Mayıs’ta kutlanan Kürt Dil Bayramı da Hawar dergisinin ilk kez yayımlandığı güne dayanıyor. Kürt halkı her yıl bu günü Kürt Dil Bayramı olarak kutluyor.
15 Mayıs’ın önemi ve anlamına dair Kürt Dili Kurumu’nun (SZK) Rojava Kürdistanı Eşbaşkanı Viyan Hesen, ajansımıza konuştu.
Dilin toplumların varlığı olduğunu söyleyen Viyan Hesen şunları dile getirdi: “Kürtlerin düşmanları ve Kürdistan’ı işgal eden güçler, Kürtçeyi yasaklayarak Kürtleri asimile etmek istedi. Düşmanlar, yok etme politikalarını hayata geçirmek için Kürtçeyi yasakladı ve dilin önünü kapattı. Bu da onların, bir toplumun dilinin o toplumun varlığı olduğunu bildiklerini gösteriyor. Bir toplumun dili yasaklanmak istendiğinde aslında o toplum yok edilmek isteniyor. Kürtçeye yönelik çok sayıda saldırı gerçekleşti ancak Kürtler büyük bir direniş ve ısrarla dillerini bugüne kadar korudu. Kürtçe kuşaktan kuşağa aktarıldı ve bugüne kadar varlığını sürdürdü. Kürt dili de Kürtleri ve Kürtlerin kimliğini korudu. Biz Kürt toplumu olarak dilimiz sayesinde varlığımızı koruduk.”
‘SZK bir araştırma merkezi gibi çalışıyor’
Viyan Hesen, Rojava’da Kürtçenin yasaklı olduğunu, bu nedenle dili korumak amacıyla kurumların oluşturulduğunu kaydetti. Viyan Hesen şöyle konuştu: “Rojava’da Kürtçeyi korumak için kurumlar kuruldu. Baas sistemi, Kürtlerin kendi dilleriyle eğitim görmesine ya da Kürtçe yayın faaliyetleri yürütmesine hiçbir şekilde izin vermiyordu. Dil kurumunun kurulmasının amacı Kürtçeyi korumaktı. Rojava halkı Kürtçe konuşuyordu ancak okuma ve yazma konusunda dil kurumunun öğretici bir rolü vardı. 19 Temmuz Devrimi’nden sonra Kürtçe artık okullarda resmi eğitim dili oldu. Okullarda büyük değişimler yapıldı. Özellikle Kürtçe eğitim sayesinde Kürt dili yeni nesiller içinde yeniden canlandı. SZK bir araştırma merkezi gibi çalışıyor, öğrenci ve öğretmenler için Kürtçe kaynaklar hazırlıyor. Akademik bir yaklaşımla SZK’nin Kürt dili için bir referans merkezi olması hedefleniyor.”
Viyan Hesen, Kürtçenin özellikle eğitim alanında yaygınlaşmasının yeni kuşaklar açısından önemli olduğunu belirterek, dilin yalnızca konuşulan değil aynı zamanda yazılan, üretilen ve akademik çalışmalarla geliştirilen bir alan haline gelmesi gerektiğini söyledi.
‘Talebimiz Kürtçenin Suriye Anayasası’nda resmi dil olmasıdır’
Devrimden sonra Kürtçenin resmi eğitim dili haline geldiğini ancak bugün Suriye Anayasası’nda kabul edilmediğini belirten Viyan Hesen, şöyle devam etti: “Rojava’da Kürtçe resmi dil oldu. Hem eğitim kurumlarında hem de resmi kurumlarda dilimiz resmi olarak kullanıldı. Özerk Yönetim, tek dil politikasını çok dilli bir sisteme dönüştürdü. Bölgede bulunan tüm diller, çok renklilik ve çok dillilik temelinde Kürtçe ile birlikte desteklendi. Ancak bugün Kürtçe açısından engeller bulunuyor. Suriye’yi yöneten geçici hükümet Kürtçeyi kabul etmiyor. Talebimiz, dilimizin Suriye Anayasası’nda resmi dil olarak yer almasıdır. Eğitim kurumları ve dil kurumlarının önünün açılması gerekiyor ki 14 yıldır yürütülen çalışmalar daha da geliştirilebilsin. Bizim için esas olan, Kürtçenin Suriye’de resmi dil olmasıdır.”
Viyan Hesen, Kürtçenin resmi dil olarak kabul edilmesinin yalnızca Kürtler açısından değil, Suriye’deki demokratik ve çok kültürlü yaşamın inşası açısından da önemli olduğunu ifade etti.
‘Kürtçe tanınmalı ve kabul edilmeli’
Kürtçeye sahip çıkılması gerektiğini dile getiren Viyan Hesen, konuşmasını şu sözlerle tamamladı: “Kürt halkına çağrımız şudur; 14 yıldır tarihi ve hassas bir süreçten geçiyoruz. Bugün bizim için önemli olan, elde ettiğimiz kazanımların kalıcı olmasıdır. Her zamankinden daha fazla şimdi dilimize sahip çıkmamız gerekiyor. Kürtçe temel bir ulusal dava olarak ele alınmalıdır. Bu yalnızca kurumların ve eğitim alanında çalışan yapıların görevi değildir. Tüm sivil toplum kurumları, yapılar ve siyasi partiler Kürtçe için çalışmalıdır. Dil bizim vazgeçilmez meselemizdir.”







