‘Betül Alluş derhal özgür bırakılmalı’
- 19:38 14 Mayıs 2026
- Güncel
İZMİR – Betül Alluş’un kaçırılmasına ilişkin yapılan açıklamada, “Colani rejiminin, başta Alevi kadınlar olmak üzere Suriye’de kadınlara yönelik şiddeti durdurması; suçluların cezalandırılması ve caydırıcı önlemlerin alınması amacıyla acilen somut uluslararası müdahale mekanizmaları devreye sokulmalıdır” denildi.
İzmir Alevi Bektaşi Federasyonu ve bileşenleri, Suriye’nin Ceble kentinde kaçırılan Betül Alluş için basın açıklaması gerçekleştirdi. Türkan Saylan Kültür Merkezi önünde gerçekleştirilen açıklamada, “Suriye’de HTŞ zulmüne karşı direnen kadınlar onurumuzdur” yazılı pankart taşındı. Basın metnini kitle adına Gülay Serin okudu.
‘Suriye’de Kadınlara yönelik suçlar görmezden geliniyor’
Suriye’de Alevi kadınlara yönelik suçların sistematik biçimde devam ettiğini ifade eden Gülay Serin, “Kaçırılan kadınların İdlib merkezli köle pazarlarında satıldıkları, fidye karşılığında rehin tutuldukları, işkence ve tecavüze uğradıkları ve birden fazla erkekle nikâhlandırıldıkları defalarca raporlandığı hâlde, HTŞ rejimi bu vahim suçları engellemek yerine yalnızca inkâr politikası izlemiştir. Uluslararası toplumun Suriye’de kadınlara yönelik bu suçları görmezden gelmesi ise ne yazık ki cihatçı çeteleri daha fazla cesaretlendirmiştir. Bir yılı aşkın süredir soykırım kuşatması altında yaşayan Suriye Alevileri, kaçırılan çocuklarını ve yakınlarını büyük bir çaresizlik içinde aramaktadır. Bu çaresizlik, dünyanın sessizliğinden kaynaklanmaktadır. Bu çaresizlik; katliamcıların, tecavüzcülerin ve kadınları kaçıranların cezasız bırakılmasından beslenmektedir. Aynı zamanda, işlenen bu insanlık suçlarına uluslararası toplumun sessiz kalarak göz yummasının da bir sonucudur” dedi.
‘Alevi kadınlara yönelik şiddet yeni bir boyuta ulaştı’
Alevi kadınlara yönelik şiddetin yeni bir boyuta ulaştığını dile getiren Gülay Serin, “Kadınların kaçırılması ve maruz bırakıldıkları cinsel şiddet, bu kez “Allah yolunda İslam için gönüllü kaçış” söylemiyle kamufle edilmektedir. 29 Nisan 2026 tarihinde kaçırılan Betül Süleyman Alluş örneğinde görüldüğü üzere, Alevi halkı kadınlar üzerinden Selefi din baskısı altına alınmaktadır. Alevi toplumu üzerindeki kuşatma, artık yalnızca fiziksel saldırılarla değil; kaçırma, tehdit, baskı ve işkence yoluyla selefileştirme girişimleriyle yeni bir aşamaya taşınmıştır. El Kaide kökenli ve IŞİD uzantısı HTŞ’nin; başta Aleviler olmak üzere farklı inanç gruplarına ve laik yaşam savunucularına Selefi/Vahabi karanlığını dayatması asla kabul edilemez” şeklinde konuştu.
‘Betül Alluş derhal özgür bırakılmalı’
Suriye’de kaçırılan kadınların bir sayıdan ya da isimden ibaret olmadığını kaydeden Gülay Serin, son olarak şu ifadelere yer verdi: “Onlar bir çığlık, bir direniş ve insanlık vicdanına yöneltilmiş bir çağrıdır. Başta Birleşmiş Milletler olmak üzere uluslararası insan hakları ve kadın hakları örgütlerine çağrımızdır:
"*Betül Süleyman Alluş derhâl özgür bırakılmalı ve ailesine teslim edilmelidir.
*Colani rejiminin, başta Alevi kadınlar olmak üzere Suriye’de kadınlara yönelik şiddeti durdurması; suçluların cezalandırılması ve caydırıcı önlemlerin alınması amacıyla acilen somut uluslararası müdahale mekanizmaları devreye sokulmalıdır.
*Colani rejimi ve bağlı cihatçı grupların Alevilere, azınlıklara ve özellikle kadınlara yönelik suçlarının araştırılması amacıyla bağımsız bir uluslararası inceleme heyeti oluşturulmalı ve Suriye’de derhâl saha incelemesi başlatılmalıdır”







