‘Rojava insan hakları hareketlerinin ağır sınavıdır’
- 09:02 24 Ocak 2026
- Güncel
Melike Aydın
İSTANBUL - Rojava’da uluslararası hukukun açık biçimde ihlal edildiğini belirten İHD İstanbul Şube Başkanı Jiyan Tosun, insan hakları kurumlarının ihlallerin durdurulması için uluslararası mekanizmalara çağrı yapması ve gözlem faaliyetlerini sürdürmesi gerektiğine işaret etti. Jiyan Tosun, Rojava’da yaşananları, insan hakları hareketleri açısından “ağır bir sınav” olarak değerlendirdi.
HTŞ ve Türkiye’ye bağlı çeteler 6 Ocak’tan bu yana Suriye ile Rojava’ya yönelik saldırılarını sürdürüyor. Özerk Yönetim’in çözüm siyaseti ve diyalog tutumuna karşı Rojava Devrimi’ni yok etmeyi amaçlayan saldırılar ilk günden bu yana Kürdistan kentlerinde ve dünyanın her yerinde protesto ediliyor. İnsan Hakları Derneği (İHD) İstanbul Şube Başkanı Jiyan Tosun, sahadan gelen ve farklı kaynaklardan teyit edilen görüntülerde, Cenevre Sözleşmesi başta olmak üzere uluslararası sözleşmelerin yerle yeksan edildiğinin ortaya konulduğunu belirterek, “Sivilleri korumak bizim de yükümlülüğümüz. Devletlere bu sorumluluklarını ısrarla hatırlatmamız gerekiyor” dedi.
‘Cenevre Sözleşmesi açık şekilde ihlal ediliyor’
HTŞ’nin Beşar Esad sonrası Suriye’de iktidara gelmesiyle birlikte özellikle Alevilere yönelik katliamların, 6 Ocak’tan bu yana ise HTŞ’ye bağlı çetelerin sivillere yönelik saldırılarının başladığını kaydeden Jiyan Tosun, sahadan gelen ve farklı kaynaklardan teyit edilen görüntülerin, uluslararası hukukun ve Cenevre Sözleşmesi’nin açık ihlallerini ortaya koyduğunu söyledi. Basına da yansıyan görüntülerde ağır savaş suçlarının yer aldığını dile getiren Jiyan Tosun, “Hepimizin gördüğü üzere bir kadının binadan atıldığı görüntüler var. Rehin alınmış savaşçılara yönelik işkence ve kötü muamele görüntüleri bulunuyor. Bu yalnızca sivillere ya da çatışan gruplara yönelik ihlallerle sınırlı değil; çok geniş bir alana yayılan bir savaş söz konusu” değerlendirmelerinde bulundu.
‘Kobanê’de temel yaşam hakları ihlal ediliyor’
Kobanê’de yaklaşık 400 bin yurttaşın yaşadığını hatırlatan Jiyan Tosun, elektrik ve su kesintileri nedeniyle halkın temel ihtiyaçlara erişemediğine dair çok sayıda kaynaktan açıklamalar geldiğini hatırlattı. Jiyan Tosun, “Bunların tümü bir bütün olarak değerlendirildiğinde, uluslararası sözleşmelerle güvence altına alınan insan hakları değerlerinin yerle yeksan edildiğini görüyoruz” ifadelerini kullandı.
‘DAİŞ’in köleleştirme politikaları’
Jiyan Tosun, saldırıların yaşandığı bölgelerdeki kadınların durumuna işaret etti. Kadınların rehin alındığına dair bilgilerin de ulaştığını belirten Jiyan Tosun, bunun geçmişte Şengal’de Êzidî kadınlara yönelik DAİŞ tarafından uygulanan köleleştirme politikalarını hatırlattığını vurguladı. Jiyan Tosun, “Bu kaygılarımızı artıran görüntülerle karşı karşıyayız. Üstelik bunlar yalnızca sahadan değil, komşu ülkelerin resmi haber kaynaklarından da teyit ediliyor” dedi.
‘Çatışmalarla birlikte sert müdahale de arttı’
Çatışmaların yoğunlaşmasıyla birlikte Türkiye’de yapılmak istenen barışçıl toplantı ve gösterilere yönelik müdahalelerin de arttığını ekleyen Jiyan Tosun, çok sayıda gözaltı yaşandığını söyledi. Jiyan Tosun, “Müdahalelerin yalnızca eylemcilere değil, izleme ve raporlama yapmak isteyen insan hakları kurumlarına da yönelik. Bir hafta önceki protestolarda bu denli sert bir müdahale yoktu. Son 3–4 gündür orantısız güç kullanımının yaygınlaştığını görüyoruz” diye konuştu.
HTŞ eski devlet aklını değiştirmedi
Türkiye’nin sahada aktif rol oynayan devletlerden biri olduğunu ve HTŞ ile bağlantıyı reddetmediğini ifade eden Jiyan Tosun, “Türkiye en başından beri yoğun bir bilgi alışverişi içinde. Dolayısıyla bu durumun Türkiye’ye de yansımaları kaçınılmaz. HTŞ’nin kurduğu geçici Suriye hükümeti, Esad’dan devraldığı devlet yapısını dönüştürmedi ve yaklaşık bir buçuk yıldır iç çatışmaları sürüyor. Bunu hem Alevilere yönelik katliamlarda hem de bugün Kürtlere yönelik müdahalelerde görüyoruz” dedi.
‘Suriye yeniden iç savaşa sürüklenebilir’
Saldırı bölgelerinde DAİŞ amblemlerinin taşındığına dair bilgilerin de geldiğini belirten Jiyan Tosun, “Bu durum geçici hükümetin sorunları çözmek bir yana, çatışmaları daha da körüklediğini ve Suriye’nin 14 yıllık çatışmalı sürece yeniden sürüklenebileceğini gösteriyor” uyarısında bulundu.
İnsan hakları hareketlerinin ağır sınavı
Jiyan Tosun, uluslararası toplumun uzun süredir işlevsiz hale geldiğine değinirken, Filistin örneğini hatırlatarak, “2023’ten bu yana sivillere yönelik katliamlar ve soykırıma varan uygulamalar var. Buna rağmen uluslararası toplum ciddi biçimde sınıfta kaldı. Rojava’da yaşananlar da benzer bir tablo sergiliyor. Dünya sessiz kalmakla yetinmiyor, geçici Suriye hükümetini öven ve destekleyen bir yerde duruyor. Bu, insan hakları hareketi açısından çok ağır bir sınavdır” ifadelerini kullandı.
‘Uluslararası insan hakları hareketinin sorumluluğu var’
Devletlerin politikalarının uluslararası mekanizmaları işlevsizleştirdiğini belirten Jiyan Tosun, buna rağmen insan hakları savunucularının ve demokrasi güçlerinin ciddi bir sorumluluk altında olduğunu vurguladı. Jiyan Tosun, “Sivilleri korumak bizim de yükümlülüğümüz. Devletlere bu sorumluluklarını ısrarla hatırlatmamız gerekiyor. Birleşmiş Milletler başta olmak üzere uluslararası kurumların, çatışmaları körükleyen çıkar odaklı politikalardan vazgeçmesi gerekiyor. Sivil halkın korunması ve farklı toplulukların bir arada yaşayabileceği bir süreci önceleyen bir yaklaşımın şart” dedi.
‘Mücadelenin parçası olmaya devam edeceğiz’
Sahadaki bilgilerin çok hızlı ve yoğun biçimde değiştiğini söyleyen Jiyan Tosun, insan hakları kurumlarının ve İHD’nin, ihlallerin durdurulması için uluslararası mekanizmalara çağrı yapması ve gözlem faaliyetlerini sürdürmesi gerektiğini belirterek, “Biz de bu mücadelenin bir parçası olmaya devam edeceğiz” diye ekledi.







