Cumartesi Anneleri: Hakikatten vazgeçmeyeceğiz

  • 12:52 7 Şubat 2026
  • Güncel
İSTANBUL - Cumartesi Anneleri, bu hafta Mehmet Şirin Maltu’nun akıbetinin araştırılmasını ve dosya hakkında etkin bir soruşturma yürütülmesini isteyerek, hakikatten vazgeçmeyeceklerini yineledi. 
 
Gözaltında kaybedilen yakınlarının akıbetini sormak ve faillerin yargılanması talebiyle her hafta Galatasaray Meydanı’nda bir araya gelen Cumartesi Anneleri, eylemlerinin bin 89’ncusunu gerçekleştirdi. Çok sayıda kişinin katıldığı eylemde, kayıpların fotoğrafları ve kırmızı karanfiller taşındı. Bu haftaki eylemde, 31 Ocak 1995'te Elih'te gözaltına alındıktan sonra bir daha kendisinden haber alınamayan Mehmet Şirin Maltu’nun (17) hikayesine dikkat çekildi. 
 
Kayıp hikayesi 
 
Kayıp hikayesini okuyan Zeynep Yıldız, Mehmet Şirin Maltu’nun, Êlih'in (Batman) Hezo (Kozluk) ilçesine bağlı Zediya Mezrası’nda yaşadığını, 31 Ocak 1995'te evine düzenlenen bir baskın sonucu gözaltına alındığını söyledi. Zeynep Yıldız, ”Maltu Ailesi’nin evine baskın yapıldı. Kimlik kontrolünün ardından Mehmet Şirin Maltu evden çıkarıldı. O gece sabah saat 04.00’e kadar, köydeki tüm evlerden, açık alanda işkence gören Mehmet Şirin’in çığlıkları duyuldu. Ardından askeri bir araca bindirilerek götürüldü. Ertesi gün, saat 12.00 sularında, dört araç eşliğinde Mehmet Şirin Maltu; elleri ve ayakları bağlı, başına çuval geçirilmiş halde köye geri getirildi. Açık alanda, askerler tarafından saatlerce darp edildi. Ailesi ve köylüler; askerlerin ondan kendilerine yer göstermesini istediklerini, Mehmet Şirin’in ise defalarca 'Bilmiyorum!' diye haykırdığını duydu” dedi.
 
Maltu ailesinin Bekirhan ve Kozluk Jandarma Karakolları’na yaptığı başvurularda Mehmet Şirin Maltu’nun gözaltında olmadığı yönünde bilgi verildiğini söyleyen Zeynep Yıldız, ancak aynı dönemde Batman Komando Taburu’nda gözaltında tutulan ve daha sonra serbest bırakılan bir kişinin Mehmet Şirin Maltu’yu taburda gördüğünü ve altı gün boyunca birlikte tutulduklarını anlattığını belirtti.
 
Başvurular sonuçsuz kaldı
 
Savcılığa yapılan başvurularda ise soruşturmanın açılabilmesi için aile dışında iki görgü tanığı istenildiğini kaydeden Zeynep Yıldız, olayın tanığı olan köylülerin dönemin baskı ve korku ortamından dolayı tanıklık yapamadığını söyledi. Zeynep Yıldız, "Tüm başvurular sonuçsuz kaldı. Mehmet Şirin Maltu’dan bir daha haber alınamadı” diye ekledi. 
 
Türkiye’nin taraf olduğu uluslararası sözleşmeler ve Anayasa uyarınca devletin gözaltında kaybetme iddialarında derhal etkin, tarafsız bir soruşturma yürütmekle yükümlü olduğu hatırlatan Zeynep Yıldız "Geçmişte işlenen insanlığa karşı suçlarla yüzleşmek, hakikat ve adalet mekanizmalarını işletmekle mümkündür. Aksi halde geleceği demokrasi, özgürlük ve eşitlik temelinde inşa etmek mümkün değildir" diye belirtti. 
 
'Adalet istemekten vazgeçmeyeceğiz' 
 
Mehmet Şirin Maltu dosyasında etkili soruşturma yükümlülüğünün ihlal edildiğini söyleyen Zeynep Yıldız, "Kaç yıl geçerse geçsin Mehmet Şirin Maltu için, tüm kayıplarımız için adalet istemekten, devletin evrensel hukuk normları içinde hareket etmek zorunda olduğunu hatırlatmaktan vazgeçmeyeceğiz" diye aktardı. 
 
Eylem, kayıplar için Galatasaray Meydanı’na bırakılan karanfillerin ardından son buldu.