‘Kalıcı çözüm yolu Önder Apo’nun özgürlüğünden geçiyor’

  • 18:51 15 Şubat 2026
  • Güncel
HABER MERKEZİ- Şengal Özerk Yönetimi, 15 Şubat'taki ikinci komplonun Suriye'den sonra Irak ve Şengal'e karşı da hayata geçirildiğine dikkat çekerek, “Savaşın durması, barışın sağlanması ve kalıcı çözüm yolu Önder Apo’nun özgürlüğünden geçiyor” dedi.
 
Şengal Demokratik Özerk Meclisi, Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’a yönelik Uluslararası Komplo’nun 27’nci yıl dönümünü merkezi önünde yaptığı bir açıklamayla kınadı.TAJÊ, gençlik ve Şengal’deki tüm kurum temsilcilerinin katıldığı açıklama, Şengal Abdullah Öcalan Sosyal Bilimler Akademisi üyesi Kendal Çiya tarafından okundu.
 
‘Komplo boşa düşürüldü’
 
Uluslararası Komplo’nun kınandığı ve komploya karşı mücadelede şehit düşenlerin anıldığı açıklamada, “Komployla, Ortadoğu halkları ve inançları yok edilmek istendi. Halkımız, komplonun ardındaki hedefleri en başından beri anladı ve harekete geçti. Komploya karşı mücadelede canlarını feda eden tüm özgürlük şehitleri saygıyla anılmalıdır. Önder Apo ve halkımız, direnişleri ve aralıksız mücadeleleriyle komployu, özgürlük ve demokrasi için sürekli bir mücadelenin nedeni haline getirdi. Önder Apo'nun, halkın ve özgürlük gerillalarının mücadelesi, Kürt halkının varlığı tüm dünya tarafından kabul edildi. Komplocular, Önder Apo'yu rehin alarak Kürt halkının özgürlük mücadelesini yok etmek istediler. Ancak, halkımız daha da örgütlendi ve mücadelelerini evrenselleştirdi” ifadelerine yer verildi.
 
Abdullah Öcalan’a yönelik tecrit
 
Abdullah Öcalan’ın çağrılarına rağmen savaş rantçılarının bölgenin huzurunu yok etmekte ısrarcı olduğuna dikkat çekilen açıklamada, “27 yıldır Önderliğimiz ağır bir tecrit altında tutuluyor. Önderlik, tecrit politikalarına karşı İmralı Adası'nı demokratik toplum fikrinin geliştirildiği bir akademiye dönüştürdü. Ortadoğu'nun etnik, mezhepsel ve dini savaşların savaş alanına dönüştüğü bir dönemde, Önderlik halkların birlikte yaşayabileceği demokratik bir ulus fikrini geliştirdi. Bu şekilde, halklar arasında yeni çatışmaların önlenmesini istedi. Bu nedenle Önder Apo, 27 Şubat 2025'te Türkiye'de ve tüm bölgede barış sürecini başlattı” denildi.
 
‘Demokratik ulus paradigmasına saldırıyorlar’
 
Açıklamada, Abdullah Öcalan’ın demokratik ulus paradigmasına yönelik saldırılara işaret edilerek, “Barış ve Demokratik Toplum Çağrısı yüzyılın manifestosu gibiydi. Önder Apo’nun Kürt halkını ve tüm halkları koruma hamlesine karşılık olarak, barış karşıtı güçler bölgede yeni bir savaş dalgası başlattı. Kürtlerin bölgenin yeni düzeninde yer almasına engellemek amacıyla, HTŞ ve Türk devletine bağlı çete grupları aracılığıyla Halep’teki Kürt ve Êzidî topluluklarına saldırdılar.
 
Rojava ve Halep'e yönelik saldırılar uluslararası güçlerin onayıyla gerçekleştirildi. Saldırı kararı Fransa'da alındı ​​ve Halep'te uygulandı. Bu da Kürt halkına ve bölgenin özgürlük yanlısı halklarına karşı 15 Şubat Komplosu’nun devamıydı. Bu saldırılarla, halkların bir arada yaşamasına dayanan Önder Apo'nun Demokratik Ulus fikrini ortadan kaldırmak istediler. Ayrıca, Rojava şahsında Özgür Kürt'ün varlığına ve demokratik bir toplum düzenine son vermek istediler. Bunu önceden gören ve uyaran Önder Apo, tüm kısıtlı imkanlara ve baskılara rağmen İmralı’dan büyük bir rol oynadı ve ikinci komplonun gerçekleşmesini engelledi. Ayrıca, dünyanın her yerindeki halkımızın dostları, Kürt halkı ve Êzidî topluluğu da harekete geçti ve Rojava’daki direniş kararının arkasında durdu. Önder Apo'nun, halkın ve savaşçıların direnişi soykırım planlarını engelledi. Ancak komplo hâlâ devam ediyor” uyarısında bulunuldu.
 
‘Irak ve Şengal tehdit ediliyor’
 
Özerk Yönetim, Şengal'deki uluslararası komplonun etkilerine ilişkin açıklamasında, Türk devletinin Êzidîlere yönelik tehditlerine de dikkat çekerek şunları söyledi: “Şimdi, Suriye'den sonra, işgalci Türk devletinin yetkilileri Irak halkına, özellikle Şengal'e, saldırı ve katliam tehditlerinde bulunuyor. Hakan Fidan, henüz yaraları iyileşmemiş olan Êzidî topluluğumuzu açıkça tehdit etti. Irak devleti Türk devletini uyardıysa da, halkımıza yönelik saldırıları önlemek için tatmin edici ve güvenilir bir pozisyona sahip değil. Şengal, Irak topraklarının bir parçasıdır ve Şengal'de meydana gelen herhangi bir huzursuzluk ve olumsuz durum, Irak'ın tüm istikrarını tehdit edecektir. Irak, Türk devletinin baskı ve tehditlerine boyun eğmemeli ve oyuna gelmemelidir. Irak devletiyle tüm iç sorunlarımızı diyalog yoluyla çözebiliriz.”
 
‘Diyaloğa hazırız’
 
Açıklamada, Şengal Özerk Yönetimi’nin Irak devletiyle diyalog yoluyla sorunları çözmeye hazır olduğu belirtilerek, “Özerk Yönetim ve Êzidî topluluğu olarak, tüm sorunlarımızı Irak ile diyalog yoluyla çözmeye hazırız. Ne yazık ki, devletin resmi açıklamalarının aksine, bölgemize karşı bazı planların hayata geçirildiğini görüyoruz. Afganistan ve Suriye'de El-Kaide, Taliban ve HTS'nin resmileştirilip devlet haline getirilmesi gibi, Irak'ta da DAIŞ çetelerinin toplanıp Heşda Sünni adı altında resmileştirildiğini görüyoruz. Êzidî topluluğu olarak bu kararı tehlikeli buluyor ve kabul etmiyoruz. Çeteler resmileştirilip yasal bir amblemle donatılmamalıdır” denildi.
 
Irak ve halklara çağrı
 
Özerk Yönetim, Irak'ı Êzidî topluluğunun sorunlarını siyasi ve hukuki yollarla çözmeye çağırdı ve şu uyarıyı yaptı: “Irak devletini Êzidî topluluğunun ve Şengal’in sorunlarını hukuki ve siyasi yollarla çözmeye çağırıyoruz. Ayrıca kamuoyunu ve tüm Êzidî topluluğunu bu oyunlara karşı uyanık olmaya ve yeni düzenlerin önünü açmamak için sessiz kalmamaya çağırıyoruz.”
 
Umut hakkı
 
Açıklamanın sonunda Abdullah Öcalan’ın umut hakkının tanınması için çağrıda bulunarak, “Bölgedeki çatışma ve savaşlarda belirleyici rol oynayan Türk devleti, savaş politikasına son vermeli ve Önder Apo'nun barış çağrılarına kulak vermelidir. Kalıcı bir çözüm ve onurlu bir barışa giden yol, Önder Apo'nun özgürlüğünden de geçmektedir. Uluslararası kurumlar, Önder Apo'nun umut hakkını tanıma görevlerini yerine getirmelidir. Çünkü Önder Apo özgür kalana kadar bölgedeki savaş sona ermeyecek ve tüm halklarımız soykırım riski altında kalacaktır” uyarısında bulunuldu.