Abya Yala’dan Kürdistan’a: Kadınlar küresel direniş ağını ilan etti

  • 19:47 15 Şubat 2026
  • Güncel
HABER MERKEZİ- Abya Yala ve Kürdistan’dan kadın delegeler, 11–15 Şubat tarihlerinde düzenledikleri konferansta küresel bir direniş ağı kurduklarını ilan etti. Kadınlar, savaşa, soykırıma ve patriyarkaya karşı ortak mücadele kararı aldı.
 
Abya Yala ve Kürdistan’dan kadın hareketleri, 11–15 Şubat tarihleri arasında gerçekleştirilen “Geleceği Dokuyan Kadınlar Ağı 1. Konferansı”nda tarihi bir buluşmaya imza attı. Haiti, Kolombiya, Ekvador, Meksika, Wallmapu, Qullasuyo marka, Şili ve Kürdistan’dan yüzlerce kadının katıldığı konferansın sonunda yayımlanan deklarasyonda, savaşa, soykırıma, kapitalizme ve patriyarkaya karşı uluslararası bir mücadele ağı örüldüğü ilan edildi.
 
Konferans boyunca kadınlar; sağlık, eğitim, özsavunma, demokratik konfederalizm, ekonomi ve kültür başlıklarında deneyimlerini paylaştı. Deklarasyonda özellikle Filistin, Rojava ve Kolombiya’daki saldırılara dikkat çekilerek, küresel bir kadın eylem günü düzenleme çağrısı yapıldı.
 
“Jin, Jiyan, Azadî” sloganıyla yayımlanan bildirgede, kadınlar uzun soluklu ve örgütlü bir mücadele hattı oluşturacaklarını vurguladı.
 
Deklarasyonun tamamı şöyle:
 
“Sevgili yoldaşlar, kız kardeşler, yoldaşlar ve yaşamı seven devrimci kadınlar,
 
11–15 Şubat tarihleri arasında bu topraklar tarihsel bir karara tanıklık etti. Abya Yala’dan ve Kürdistan’dan delegelerle birlikte, ayrıca bu sürecin parçası olup konferansa katılamayan tüm yoldaş ve kız kardeşlerle beraber, geleceğimizi nasıl inşa edeceğimizi tartıştık.
Konferansımızda vahşi kapitalizmin bedenlerimizi, dağlarımızı, nehirlerimizi ve ormanlarımızı nasıl tahrip ettiğini konuştuk. Topraklarımıza farklı biçimlerde saldıran sömürgeciliğin sistematik döngüsünü kırma kararlılığımızı ilan ettik. Bugün Filistin’de, Rojava’da, Kongo’da ve daha birçok ülkede süren soykırım; Abya Yala’daki saldırılar ve katliamlar; Venezuela ve Küba’ya yönelik emperyalist müdahale bunun göstergesidir. Bizi yenemeyecekler!
 
Soykırımcıların politikaları
 
Hayatlarımızı elimizden almaya çalışan; halklarımızın dilini, kültürünü ve bilgisini sömürerek onları kontrol altında tutmaya çalışan patriyarkaların, çokuluslu şirketlerin, paramiliter güçlerin ve soykırımcıların politikalarını çözdük. İktidarlarını sürdürmek için ekonomik, göç, işsizlik ve atalarımızdan kalan bilgilerin metalaştırılması gibi birçok sorun yaratan ulus-devlet politikalarını deşifre ettik. Paylaştığımız bilgiyi değersizleştiren, tekelleştiren, metalaştıran ve sınırlayan akademiye meydan okuduk; iyi yaşam için bilgiyi özgürleştirmeyi savunduk.
 
Direnen tüm kadınlar burada bizimleydi
 
Toprakları yeniden yeşertmek ve çiçeklendirmek için mücadele eden ve bu uğurda hayatını kaybeden Berta Cáceres, Julia Chuñil, Alina Sánchez, Bety Cariño, Sakine Cansız ve daha birçok yoldaş; isimlerini anamadığımız ama umudu canlı tutmak için direnen tüm kadınlar bugün burada, bizimleydi.Onların açtığı yolda ne kadar ilerlediğimizi sorguladık. Direniş yöntemlerimizi, iç ve dış direncimizi zayıflatmaya çalışan maddi ve zihinsel engellerimizi tartıştık. Rekabet yerine tamamlayıcılığa, farklılıklar yerine ortak noktalara odaklanan; dürüst, şeffaf, güçlü ve iddialı tartışmalar yürüttük. Tarihsel anın ciddiyetinin ve sorumluluğunun bilinciyle, bugün bedenlerimizde hissettiğimiz dünya savaşına karşı kolektif bir alternatif geliştirmeye karar verdik.
 
Kürdistan’da yükselen konfedaralizm bizi güçlendiriyor
 
Kürdistan’dan yükselen ve kökleri kendi topraklarımızdaki süreçlerle de buluşan konfederalizm bizi güçlendiriyor. Yeni yollar açıyor, yeni araçlar sunuyor. Direnmeye, yaşamaya ve güçlerimizi örgütlemeye kararlıyız. Dünyanın her yerinde patriyarkaya, kapitalizme, sömürgeciliğe ve iktidara karşı direnen halkların ve kadınların yanındayız. Bu ağı birlikte örmeye kararlıyız. Abya Yala’dan Kürdistan’a; Haiti’den Kolombiya’ya, Ekvador’dan Meksika’ya, Kürdistan’dan Wallmapu’ya, Puelmapu’dan Qullasuyo marka’ya, Şili’ye ve daha birçok bölgeye uzanan yüzlerce kadın bir araya geldi; kimileri fiziksel olarak, kimileri seslerini göndererek. Ortak düşüncelerimizi ve duygularımızı içeren bu son bildirgeyi paylaşıyoruz
 
Ortak mücadelemizin ateşini büyütme kararlılığımızı ilan ediyoruz
 
*Abya Yala’daki örgütlenmeler ile Kürdistan kadın devrimi arasında yürüyen bir yol olduğunun farkındayız ve ortak mücadelemizin ateşini büyütme kararlılığımızı ilan ediyoruz; birbirimize bakarak, birbirimizden öğrenerek.
 
*Patriyarkal, sömürgeci, kapitalist, soykırımcı ve talancı savaşlara karşı kadınların küresel bir buluşmasına acilen ihtiyaç olduğunu biliyoruz. Bu nedenle Abya Yala ile Kürdistan arasındaki bu yolu hızlandırıyoruz.
 
*Atasal hafızaya sahip halklar ve politik süreçler olduğumuzu kabul ediyoruz. Kadın mücadelesinin ortak hafızasını büyütmenin, direnişlerimizi görünür kılmanın önemini biliyoruz.
 
*Sağlık, eğitim, kadınların jineolojisi, bilim ve bilgisi, demokratik konfederalizm, beden-toprak özsavunması, sanat ve kültür, iletişim ve ekonomi başlıklarında tartıştık. Bu alanlarda mümkün dünyalara dair deneyim ve önerilere sahip olduğumuzu; bunların bugün umut veren gerçeklikler olduğunu gördük. Bu başlıklardaki tartışma ve deneyimleri paylaşacağız ve ölüm sistemine karşı önerilerimizi derinleştirmeye devam edeceğiz.
 
Kendi yöntemlerimizle örgütleneceğiz
 
Birlikte yürüdüğümüz bu yolu sürdürmek için kendi zamanlarımız ve yöntemlerimizle örgütleneceğiz. Zapatizmden öğrendiğimiz gibi, söz vererek ilerleyeceğiz. Kadınları Geleceği Dokuyan Ağı’nın bir “kalp grubu” bu yürüyüşü sürdürmek ve tartışmaları canlı tutmak için sorumluluk alacak.
 
Burada tartıştıklarımızı, paylaştığımız deneyimleri kendi topraklarımıza taşıma görevini üstleniyoruz. Gerçekliklerimize göre geliştireceğimiz düşünce ve eylemler bu büyük dokumanın parçası olacak.Bu konferansta, Abya Yala’dan kadınlar olarak, birbirimizi daha fazla tanımamız gerektiğini; yürüttüğümüz mücadelelere, atasal bilgilerimize daha yakından bakmamız gerektiğini kabul ettik. Kadın devrimi hareketiyle ilişkilenme biçimlerimizi birlikte inşa etmenin önemini vurguladık.olombiya’da yaşanan saldırılar ve cinayetler hepimizi öfkelendiriyor. Sadece dayanışma göstermek değil, birlikte yanıt olmak için mücadele ediyoruz. Bu cinayetler ve soykırımlar karşısında daha fazla seferber olmalı; ‘wawalar savaş için değildir’ demek üzere küresel bir eylem günü belirlemeliyiz. 
 
Konferansımızla birlikte Abya Yala’dan bu ağı örme yolunda bir adım daha attık: Geleceği Dokuyan Kadınlar Ağı. Bu ağ dünyanın dört bir yanında örülüyor ve hayallerimize birlikte yürümeyi hedefliyor. Bu uzun soluklu bir yol olacak; ancak birlikte, bağlantı içinde, düşüncemizi güçlendirerek, pratiklerimizi yakınlaştırarak, topraklarımıza kök salarak ve örgütlü biçimde ilerlediğimizde. Jin, Jiyan, Azadî. Çocuklarımızı her hafta öldürmelerini istemiyoruz ve buna asla rıza göstermiyoruz!